7 Aralık 2014
1500’lü yıllarda yazılan William Shakespeare eserlerini bir İngiliz okuyabilir.Yine aynı tarihlerde Martin Luther’in ortak Almancaya çevirdiği İncili okumak, bir Alman için çok da zor değildir. Fransız Victor Hugo’nun 1831 yılında basılan ünlü eseri “Notre Dam’ın Kamburu” okumak bir Fransız’a deveden hendek atlatmaz. Rus AleksandrSergeyeviçPuşkin’in 1836 tarihinde yazdığı “Yüzbaşının Kızı”nı ilk basım dili ile okuyabilen bir Rus genci, eserin yazıldığı dönem hakkında bilgi sahibi olabilir.
Bizim ise tarihimiz binlerce yıllıktır ama Türkçemiz hep değişmiştir. Geçmişte yazılan eserleri elimize alıp okumaya kalksak epey zorlanırız.Bir kere o dönemdeki eserler Arapçadır biz ise latin alfabesi ile okuyup yazabiliyoruz. Diyelim ki eserler tekrar Latin alfabesi ile yazıldı gene bir şey anlamayız. Çünkü bu yazılarda Arapça, Farsça ve Türkçe harmanından oluşan Osmanlıca kullanıldığı için kelimeleri anlayamayız. Bu dil genellikle saray eşrafı ve divan edebiyatında yaygındır denilir. Peki o zaman halk Türkçesi ile ünlü Karacaoğlan’dan örnek vereyim. “Annacına almış koca Berid'iFarıdı da deli gönlüm farıdı”. Sanırım ne dendiğini anlamadınız. O zaman daha yakından örnek vereyim Mehmet Akif: “Garbın âfakını sarmışsa çelik zırhlı duvar Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var”. 10 kıtasını ezbere bildiğimiz İstiklal Marşı’nda geçen garp, afak, serhadkelimelerini günlük hayatınızda kullanıyor musunuz?
Şu an Osmanlıca dersinin zorunlu hale gelmesi tartışılıyor. Milli Eğitim Bakanı’nın son demecinde Osmanlıca dersinin zaten seçmeli olarak verildiğini, bu eski Türkçe dilinin zorunlu hale gelmesine gerek duyulmadığını belirtti.Pekigünümüz Türkçesi için sevgili Türk Dil Kurumu’muz ne yapıyor? Türk Dil Kurumu’nun, dilimizin yabancı dille zenginleşmesine son vermek için bulduğu "by-pass" yerine "köprüleme", "check-up" yerine "tambakı", "dedektör" yerine "ararbulur", "dezenfeksiyon" yerine "bulaş savma” “zapping” yerine “geçgeç” , “eküri” yerine “ahırdaş” kelimelerini kullanıyor musunuz? Tabii ki hayır, çünkü biz batı dili ile harmanlanmış dilimizden memnunuz. Osmanlıca’nıneski Türkçe olduğunu da pek umursamayız. 20. yy başında bu topraklara ışınlanarak geldiğimizi zannedip, o zamandan günümüze tarih ders kitabımıza hangi dil ile ne yazıldıysa onu biliyoruz.
Şimdi konu hakkında düşünüyorum. İstanbul’u 20li yaşlarında fetheden, dünya tarihine Orta Çağ’ı kapattırıp bir Yeni Çağ açan Fatih Sultan Mehmet, karşımda olsa, konuşma dilimiz farklı olduğu için iletişim kuramam. Diyelim ki o benim dilimle konuştu. Bana:
“ Kızım sen dilini bırak bana de hele, benim torumlarımın hepsinin cebinde 5 para olmadan sürüldüğü,
Hatta torunum Sultan Vahdettin’in aç öldüğü, 150 liret borcu nedeniyle tabutuna haciz gelip tabutunun üzerine "Bu tabut para ödenmeden kaldırılamaz" yazılıp, haczi kızı Sabiha’nın kaldırdığı ama Türkiye’nin cenazeyi kabul etmediği için Şam’a gömüldüğü,
Diğer torunum Halife Abdülmecit’in sürgün sonrası Paris’te öldüğünde yine Türkiye’nin cenazeyi kabul etmediği, cenazenin Paris’te 10 yıl beklediği ve sonunda Medine’ye gömüldüğü,
Sürgüne gönderilenlerin perperişan olup ülkelerine dönemeyince kimisinin intihar ettiği kimisinin hizmetçisinin yaptığı fahişelik parası ile yaşamak zorunda kaldığı,
Yine bu toprakların çocuğu Mehmet Akif’in oğlu olan Emin Ersoy’un askerlik görevini yaptığı sırada, koğuştaki arkadaşlarına Kur’an okuyup tefsir ettiği gerekçesiyle Divan-ı Harbe verildiği, cezasını çektikten sonra yoksulluk içinde yaşadığı, Çetin Altan’a kadar giderek yardım istedikten sonra Beşiktaş’ta bir çöp kutusunun yanında ölü olarak bulunduğu doğru mu? ” dese
Ben “ Biz o tarihte yaşayanların kalıntıları araştırmaya merak sarmadık, çünkü tarih kitaplarımızda Osmanlı için ne yazıldıysa onu öğrendik. Mehmet Akif’in İstiklal Marşı’nı biliriz ama hikayesini bilmeyiz. “ diyebilir miyim?
Elbet o seçmeli Osmanlıca dersine katılan gençler, arşivlerde çürüyen Osmanlıca evrakları hepimizin anlayacağı dile çevirir. Ve tarih ders kitaplarımızı yeniden yazarak gerçek tarihimize ışık tutarlar. İşte ancak o zaman Ecdad-ı Osmanlı ne demek anlaşılır…
Seslimakale.com
YORUMLAR
1877 kez izlendi
921 kez izlendi
1073 kez izlendi
2293 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.