GÜNCEL

Elvan Alkaya : Diyarbakırlıların Gaffar babasını kim öldürdü?

Tarih
25 Ocak 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Elvan Alkaya

Yaralı polis: Merkez, merkez! Saldırıya uğradık!

Merkez: Olay yeri neresi?

Yaralı polis: Şehitlik mevki

Merkez: Zayiat var mı?

Yaralı polis: Şehidimiz var.

Merkez: Sayın 3310'un durumu ne?

Yaralı polis: Başımız sağ olsun...

24 Ocak 2001'de polis telsizine düşen bu konuşmada adı geçen 3310, Diyarbakırlılarla 4 yılda 40 yıllık gönül bağı kurmuş Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ın telsiz koduydu…

***

Diyarbakırlılara 1997'den önce şehirlerine atanacak olan bir emniyet müdürüne candan bağlanacakları, hatta ona 'baba' diye hitap edecekleri söylenseydi bu ihtimalin bir rüya olduğunu söylerlerdi. Çünkü o zamanlar için Diyarbakır'a huzuru getirmek tüm ülke güvenliğini teminata almakla aynı kefedeydi. Şehirde faili meçhul cinayetler, uyuşturucu ticareti ve volümü yüksek protestolar artık rutin olarak kabul görülmüş olaylardı…

Hizbullah'ın çökertilmesinde kilit operasyonlarda yer alan Gaffar Okkan sıra dışı ve devrim gibi uygulamalarıyla kente damga vurdu. Şehre adım atar atmaz halkın arasına karışarak herkesi şok etti. Bugünkü mobese kameralarının temellerini ilk defa o, Diyarbakır'da attı. Silah ve uyuşturucu ticaretinin önünü kesti. Faili meçhul cinayetlerin sayısı dibe vurdu. Diyarbakır öyle bir hale geldi ki; artık girişimciler elektrikle buluşan karanlık mahallelere yatırım yapıyor, şehirde sosyal yaşam güvenle sürdürülüyordu.

Kadın polisler ilk kez onun zamanında Diyarbakır sokaklarında trafiği yönetti. Mavi-beyaza boyattığı ve bayan polislerin bulunduğu otomobillerden biri kayıp çocukları ailelerine kavuştururken diğeri engelli ve ihtiyarlara yardımcı oldu. Yetmedi, havaalanlarında yaşlıların bilet işlemlerine yardımcı olup, onları uçağa yönlendirdi bayan polisler. Okkan havaalanında tekerlekli sandalye ihtiyacı olduğunu öğrenince ikiletmeden tedarik ettirdi.

Devletin sevecen, gülen ve güven dolu yüzünü ilk kez Gaffar Okkan'la gördü Diyarbakırlılar. Sadece şehrin emniyet ve sosyal işleriyle kalmadı Diyarbakırspor'un başarılı olması ve gençlerin spor yapması için de mücadele etti Gaffar Okkan. Borç yükünden başkan bulamayan Diyarbakırspor onunla dirildi.

Suikast ihbarlarına rağmen halkın ona olan güveninin suistimal edilmemesi için zırhlı araca binmezdi. Ona göre doğum yeri Sakarya'nın Hendek İlçesi ve Diyarbakır sokakları onun suikasta uğrayacağı son yerlerdi… Diyarbakır'ın Gaffar Baba ile dolu günlerinin ömrü 4 yıl sürdü. 24 Ocak 2001'in akşam üstü vaktinde pusuya düşürüldü… Şehir kameralarındaki kör noktalardan biri olan Şehitlik Semti, Okkan ve 5 polis memurunun şehadete yürüdüğü yer oldu. Okkan'ın polislerine bulmaları için öğütlediği hatta başına ödül koyduğu, Hizbullah militanlarının vazgeçilmezi Rus imalatı Makarov, suikastin ardından olay yerinde bulunan silahlardan bir tanesiydi.

Gaffar Okkan'ın cenazesinin uğurlandığı gün Diyarbakır'da esnaf ilk defa bir devlet amiri için kepenk kapattı. On binler gözyaşlarıyla, ağıtlarla ve katillerine ettiği beddualarla saf tuttular Gaffar babalarının cenazesinde.

Gaffar Okkan katli tutanaklara profesyonelce hazırlanmış bir suikast olarak geçti. Hizbullah ve PKK baş şüphelilerdi. Ancak o pusuda yaralanan polisler yıllar sonra konuştuğunda, suikastin Hizbullah tarafından işlenemeyecek kadar profesyonel olarak planlandığına dikkat çekti. Suikasti 26 Hizbullah militanının gerçekleştirdiği hatta Gaffar Okkan ve Üzeyir Garih cinayetleri arasında bağlantı olduğu iddia edildi. PKK itirafçıları olayı Jitem yaptı derken, devlet birimlerine sızmış ve uyuşturucu ticaretinden nemalanan derin eller Hizbullah'ı taşeron olarak kullandı da denildi. Ancak Gaffar Okkan suikastı ardından gerçek failler hiçbir zaman bulunamadı.

Kimse 20-30 kişilik bir suikast timinin; ülkenin istihbarat timlerine yakalanmadan Diyarbakır'daki elektrik şebekesini keserek, yanındaki koruma ordusuna rağmen 430 mermi ile Gaffar Okkan'ı şehit edişine ve suikast sonrası şüphelilerin tutuklanmayışına cevap veremedi. Bu suikast derin devlet içindeki ellerle mi, yoksa terör örgütlerini taşeron olarak kullanan yurt dışı akıllar tarafından mı düzenlendi fısıltıları hep soru işareti olarak kaldı.

Geçtiğimiz gün Uğur Mumcu'nun katledilmesi ile ilgili törene giderken Mumcu'yla aynı zamanlarda suikaste kurban giden Ali Gaffar Okkan'ın şehadete yürüyüşünün 15. yılıydı.

“Diyarbakırlıların Gaffar Babasını kim öldürdü?” Bu soru devletimizin faili meçhul cinayetler listesindeki kara lekelerden biri. İnşallah gün gelir zaman aşımı dosyaları tekrar ele alınır ve tarihimizle yüzleşilerek gerçek katillerin kim olduğu gün yüzüne çıkartılır…

Yenişafak
25 Ocak 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;