SİYASET

Emin Pazarcı : Kılıçdaroğlu’na gizli tanık

Tarih
29 Mart 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Emin Pazarcı

Dikkat ettiniz mi, Kemal Bey her geçen gün daha da sertleşiyor. Öyle laflar ediyor ki, yenir yutulur gibi değil. CHP’nin son Grup Toplantısında da yine benzer sözler söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çok ağır sözlerle yüklendi:

“Buradan ilk kez söylüyorum. FETÖ’nün bir numaralı siyasi ayağı Cumhurbaşkanlığı Makamını işgal eden zattır. Bir numaralı siyasi ayağı… Versin mahkemeye, ispat edeceğim.”

Bunlar hiçbir geçerliliği olmayan sözler. Şovdan öte bir anlamı yok. Anayasa ortada: Cumhurbaşkanlarının suç işlediği iddia ediliyorsa, önce Meclis’e gidip önerge vermek gerekir. Sonra gerekli prosedür uygulanır. Böyle televizyon kameraları karşısında bağırıp çağırmakla olmaz. Ayrıca, Türk Hukuk Sistemi’nde “Versin mahkemeye ispat edeceğim”diye bir usul de yok.

Ama Kemal Bey söylüyor işte!

Tribünlere oynayıp, şov yapıyor…

***

Şimdi gelin bir an için Kemal Kılıçdaroğlu’nun aklına uyalım. Türk Hukuk Sistemi’ni de bir kenara atalım. Bir dava açıldığını ve kendisine ispat imkânı sağlandığı varsayalım.

Bu, Kemal Kılıçdaroğlu için çok büyük risk!

Ya o mahkemede birtakım gizli ya da açık tanıklar çıkarsa? Bildiklerini mahkeme ve kamuoyunun önünde açıklarsa?..

Bakın, Enis Berberoğlu ve Kemal Bey’in FETÖ’den ceza alan danışmanlarından bahsetmiyorum. Ben, bilinmeyen ve kamuoyu önünde tartışılmayan başka noktalara dikkat çekmek istiyorum. O yüzden “risk” kelimesini bilerek kullanıyorum.

Şimdi, en bilineninden başlayalım. Taşları yan yana koyduğunuz zaman, Deniz Baykal’a kurulan kaset kumpası dış destekli bir FETÖ operasyonudur. Mesele bu kadarla da kalmamakta, kumpastan önce Hopkins Üniversitesi’nin hazırladığı raporlar ve Wikileaks Belgeleri de Baykalsonrası için Kılıçdaroğlu’nun hazırlandığını göstermektedir. Başta CHP’nin eski Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen olmak üzere, deve dişi tabir edilen isimlerin bu yönde iddiaları vardır.

Peki, Kılıçdaroğlu’nun “ispat” için açılmasını istediği davada, gizli ya da açık bir tanık “Ben bu işin aslını biliyorum” diye ortaya çıkarsa? “FETÖ bu kumpası Kılıçdaroğlu’nun önünü açmak için bilinçli olarak düzenledi” derse? Ne olacak?

Mesela, kasetlerle ilgili başka konular da var. Onlar da Kemal Bey’in CHP Grup Başkanvekiliolduğu döneme ait. O dönemde FETÖ’nün hazırladığı Erdoğan, Gökçek ve Topbaş ile ilgili olduğu iddia edilen bazı kayıtlar ortaya çıkmıştı. Birileri de bu kasetleri medyada yayımlatmak için çok uğraşmıştı. Ben biliyorum kimlerin uğraştığını. Çünkü, çok sıkıştırılan muhatapları, o dönemde bizzat gelip bana dert yandılar. Suç işlememek için direndikleri için de ciddi baskılarla karşı karşıya kaldılar. İçinizde hatırlayanlar vardır, onların ilkeli duruşlarını aşamayanlar, farklı bir yol buldular, bu kasetleri Aydınlık Grubu’na ulaştırdılar. Ayrıca, Almanyaüzerinden servis girişimlerinde bulundular.

Şimdi ya o dönemde kullanılmaya çalışılan isimler ortaya çıkarlarsa? “Biz bizzat yaşadık, öyle değil böyle oldu” derlerse? Sonuç ne olur acaba?

Devam edelim isterseniz…

O mahkemede Melih Gökçek’in konuşup, elindeki bazı bilgeleri dillendirme ve delillendirme ihtimali de var. Kemal Bey’in CHP Grup Başkan Vekili olduğu dönemde televizyonda karşısına çıktığında eline sıkıştırılan dokümanların nereden geldiğini söylerse ne olacak?

Biliyorsunuz, bir dönem CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı olan Haluk Koç, kameraların karşısında dizi halinde Oslo Belgelerini açıkladı. Tabii ki bunları Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla yaptı. Peki o belgeleri CHP’ye kim verdi?

Ya bir gizli tanık ortaya çıkar ve o belgelerin hikâyesini anlatırsa? Mesela, Pensilvanya’yı işaret ederse?

Ya da CHP’nin seçimlerde aday listeleri hazırlanırken, kimlere danıştığı, kimlerle ortak hareket ettiği yönünde tanıklar ortaya çıkarsa? Yer, zaman ve şahitler göstererek, mahkeme önünde bazı ikrarlarda bulunurlarsa?

Ne olacak o zaman? Kemal Bey ne yapacak?

***

Tabii ki bunların hiçbiri olmaz ve olamaz. Başından belirttim zaten. Türk Hukuk Sistemi’nde böyle bir usul bulunmuyor.

Yani, Kemal Kılıçdaroğlu’nun sırtında yumurta küfesi yok!

Gerçekten mahkemelerde böyle bir yola girilebilecek olsaydı, asıl Kemal Bey açısından büyük risk vardı. Kendisi de böyle bir durumun gerçekleşmesinin mümkün olmadığını bildiği için rahatça konuşuyor. Kılıçdaroğlu, zaten bu konularda çok rahat. Bir gün Afrin Operasyonu’nu gerçekleştiren kahramanlarımızı alkışlıyor. Ertesi gün Boğaziçi Üniversitesi’nde onlara ahlaksızca saldıran terör destekçisi bir grup öğrencinin avukatlığına soyunup, Erdoğan’a yükleniyor.

İşi çok kolay. Nasıl olsa arkasında kendisine her şartta destek veren ve “Sen ne yapıyorsun?”diye sorgulamayan bir kitle var!

Akşam
29 Mart 2018

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Mevlüt

    30 Mart 2018 00:44
    0 0
    😮işin Sonuna bak sen!!.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;