1- Piyasalarla ve kamuoyu ile etkili iletişim.
2- Yapısal ekonomik reformlarda kararlılık.
3- Kısa vadede atılacak adımlar.
TL'nin kullanımını artırma ve döviz üzerindeki baskıyı azaltma çabalarını hem geçiş dönemi önlemi, hem de yapısal ekonomik değişimin öncü adımı olarak görmek lazım.
Ne demek istiyoruz?
Ekonomide her zaman yapılacak bir şeyler vardır. Olağan dönemlerde hissedilmeyen pek çok husus, özellikli dönemlerde görünür olur.
Örneğin, kamunun döviz üzerinden ihale yapması ve döviz tahsil etmesi yerine, işlemleri TL üzerinden neticelendirmesi gibi...
Alışveriş Merkezleri'nin döviz bazında dükkân kiralaması, marka konut projelerinde metrekare satış fiyatının dövize endekslenmesi yerine TL'nin esas alınması da mümkündür. Hepsi küçük gibi görünen bu hamlelerin suya atılan taş misali dalga dalga yayıldığı görülmüştür. Söz konusu girişimde Merkez Bankası ekibinin tespit ve önerilerinin katkısı büyüktür. Şimdi sıra Hazine'dedir. Hazine yönetimi de borçlanma enstrümanlarında halka cazip gelecek seçenekler üretebilir, tasarrufların dövize kaymasını önleyeceği gibi dövizden TL'ye geçilmesini teşvik edebilir.
BDDK, SPK, Kredi Garanti Fonu'nun açılan bu yolda ilerlemesi, toplumsal sağduyu ve piyasa duyarlılığı ile global dalga boyu azaltılabilir.
Hep söylüyoruz... Piyasa romantik değildir. Ama piyasa gerçekleri için de alternatif çözümler bulunur. Yeter ki samimiyet ve işbirliği olsun!
Sabah
1 Aralık 2016
YORUMLAR
4954 kez izlendi
1752 kez izlendi
1211 kez izlendi
670 kez izlendi
3549 kez izlendi
882 kez izlendi
595 kez izlendi
3637 kez izlendi
2626 kez izlendi
1321 kez izlendi
1779 kez izlendi
651 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.