EĞİTİM

Nureddin Ceylan : Eğitim yok olan boyutunda farklı bir üniversite önerisi

Tarih
19 Ocak 2021
İzlenme
Kişi
Yazar
Nureddin Ceylan

Eğitim giderleri, ailelerin olduğu gibi, hükümetlerin bütçelerinde de önemli bir yer almasına rağmen, yeryüzünde işlerlik kazanan eğitim düzeni; gençleri doğru düşünmesi için, ulaşılması mecbur kaynaklara götürmüyor.
Bilge, çok yönlü, sorunlara farklı bakış açılarından bakabilen kişiler yerim, dar bir alanda söz sahibi, hakikatin derinliklerinden yoksun kitle insanları kapsıyor ortalığı. Sağlıklı düşünebilmek için gerekli zihinsel yetiye sahip kişiler değil, diplomalı belirli davranışlara programlanmış, tek boyutlu öğrenciler yetiştiriliyor.

Dünyada eğitimin yok olan boyutunu anlatmak uzun zamanımızı alacaktır. Ama her geçen gün toplumumuzda artan “Eğitim sistemi yok” “Hali hazırda olan eğitim öğrenciye bir şey vermiyor” sözleri, bazı gerçeklerin içerdeki yansımasını gösteriyor. Bütün dünyada yaygınlık kazanan eğitim sisteminin ve yönteminin tamamıyla ele alınarak, köklü değişikliklerin yapılması gerekiyor. Bu değişimlerin ana merkezi ise, öğrencilerin eğitim alma dışında her türlü boş uğraşlar olduğu ÜNİVERSİTELER olması gerekiyor..

Bir ülkenin kültürel zenginliği, üniversitelerin sayısından ziyade kalitesine bakar. Üniversiteler, ekonomik, sosyal ve kültürel araştırmaların planlandığı kurumlardır. Üniversitelerin kadroları ve yetiştirdikleri kişiler, üzerlerine düşen görevi yerine getirdikleri ölçüde, toplumsal kirlenmeler ve ekonomik bunalımlar en alt seviyeye iner.

Bütün dünyada olduğu gibi, maalesef ülkemizde de üniversiteler, hakikati aramanın, sağlıklı düşünmenin ve erdemli olmanın öğretildiği ocaklar olmaktan çıkmış durumdadır.
Artık öyle bir hal almıştır ki üniversitelerde doyma bilmez bir öğrenme aşkı yerine, önüne geçilmez bir kazanma hırsıyla, kısa vade de nasıl zengin olunabileceğin teknik bilgisi verilmektedir. Üniversitede, öğrenciler akan hayatın dışına itilerek, hakikatten kopuk bir halde, hayatı nasıl yaşanır kılmadan ziyade; tüketimi ziyadeleştirerek hayatı daha karmaşık bir şekle getirmenin bilgilisi öğretiliyor. Üniversitelerde ruhun olgunlaşmasına, bilgi kazanılmasına ve gönlün zenginleştirmesine hassasiyet verilmiyor. Bundan dolayıdır ki tüm dünyada üniversiteler, bir uçtan diğerine büyük bir karmaşa halindeler.

Üniversiteler de kaç kişi vardır ki “Mesnevi” ve “Mukaddime” yi hakkıyla okuyan? Veya Mumford, Rozsak, Mishan, Illich gibi, batının yürürlüğe koyduğu hayata, ciddi eleştirel yapan yazarları kaç kişi okumuştur?
Dört yılı bir sınıfta tüketip, basmakalıp düşünceler ezberleyerek kültürel zenginlik kazanılmıyor.

Geçmiş medreselerde olduğu gibi, Öğrencilere, ilgi duydukları alanlarda çalışmalarına izin verilmelidir. Toplumdan, hayattan, insanımızdan, kültürümüzden, tarihimizden, ve sorunlarımızdan kopuk eğitim düzenini bütünüyle değiştirmeliyiz.
Batı üniversitelerini taklit etmeye kalkmaktan vazgeçmeliyiz. Bize özgü bir üniversiteyi, Oxford’u veya Harvard’ı kopyalayarak değil, bizim olan Medrese sistemini iyi kavrayarak, onun eksiklerini gidererek, ona dayanarak kurabiliriz.

EBA nedir? Nasıl kullanılır? EBA Uzaktan Eğitim giriş nasıl yapılır? - haberlerÇağımızda gençler yüzüyüze olunan sorunlarla daha bir iç içeler. Bu yüzden, gençler akan hayatı değiltirecek gücün ana kaynağıdır. Geniş görüşlü, dünya sistemini bilen, gerçekten yaşanan hayatın içinde, sorunlarla yüz yüze olan gençlere ihtiyacımız var. Ekonomik ve sosyal oluşumun değerlerini değiştirecek olan gençler, diplomalı değil gerçekten bilgili olanlardır. Üniversitelerimiz batı kültürünün değil, kendi değerlerimizin araştıldığı ve öğretildiği ocaklara dönüştürülmelidir. Bunun için de, batılıların bizim kültürümüzle iligili yaptıkları çalışmaların en az on katını biz kendi kültürümüz ve onlar halkında yapmalıyız. O zaman üniversiteler batı kültürünün boy attığı ortamlar olmaktan çıkar. Ve üniversiteler teknik bilgilerin yerini ve sınırlarını iyi kavrayan, sağduyu ve sorumluluk sahibi nesillerin yetiştiği yerlere dönüşürler.

Eğitimin gayesi; görünen ve görünmeyen dünyaları, bütün olarak kavramaya çalışarak, sağlıklı düşünmeyi ve doğruyu aramayı öğrenmektir. Bunun için, bireyler öncelikle bencillikten ve gösterişten kurtulmaları gerekir. Kişinin diplomasına bakmadan, kimin söylediğine değil, ne söylediğine kulak vererek, açık kalplilikle bilgi alışverişine girilmelidir. Böyle bir eğitim düzeninin odak noktası, camiler ve medreseler olabilir. İnsan sahip olduğu bilginin, bütün içinde bir nokta olduğunu ancak cami ve medreselerde idrak edebilir. Allah’ın sonsuz gücü önünde, bilim ve teknoloji benzeri her şeyin yok olup gideceği, üniversite binalarında anlatılamaz.

Peygamberimizin bize öğrettiği ve örnek verdiği olan; Camiilerimizin, kütüphanelerimizin, çarşı ve mekteple bütünleştirildiği eğitim odaklarında, Doğuyu ve Batıyı bilen, gönlü zengin, ruhu temiz nesiller yetiştirebiliriz.
Bu nesil, bilimsel araştırma yolunu büyük İmamlar; Ebu Hanife, İmam Şafii, Maliki ve Hanbel’den öğrenecek.
İnsanı sevmeyi ve hizmet etmeyi Mevlâna ve Yunus’dan öğrenecek.
Hakikati aramanın çilesini Gazaliden, gönülü zenginleştirmeyi, Sultan Abdulkadir Geylani’den öğrenecek.
Sanatı, Fuzuli, Şeyh Galipten öğrenip, Namaz, Oruç, Hac ile silahlanacaktır.

Böylesine olan nesil, kendini kurtarmakla kalmayacak, tüm insanlığın kurtuluşu için gerekli düşünce ve eyleme giden yollarıda açacaktır.

Selametle..

Seslimakale.com.tr

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • ALY SOSYOLOG

    23 Ocak 2021 09:20
    0 3
    Bu yazdıklarınızın gerçekleşmesi için başlangıç yeri üniversiteler değildir.Üniversiteler eğitim yerleri de değildirBinaenaleyh, bu konu, yazısında bile devrik cümleler kuran bir teceübesiz'in konusu hiç değildir.
  • Kulağa hoş

    20 Ocak 2021 07:38
    0 3
    Kulağa hoş ama uygulaması her açıdan imkansız olan bir yaklaşım olmuş. Heleki işin içinde Mevlana 'nın yol göstericiliği varsa varılacak yer raks olur
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER

Copyright © 2021 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;