Konuşacakmış, kendisi korkarsa/susarsa vatandaş konuşamazmış.
Konuşmuş ama içeri değil; Financial Times’a.
Vatandaş, her sabah Financial Times okuyor zaten.
Erdoğan’ın elindeki güç Türkiye’ye zarar veriyormuş...
Türkiye çok otoriterleşmiş...
Herkes biliyor artık; bu işin parolası “Erdoğan” olmuş.
Batı’da icazet aramanın yolu Erdoğan’a küfretmekten geçiyor.
Evdeki hesap çarşıya uymayınca, cepte sanılan “dışarı” desteği yön değiştirince; Batı, Gül-Babacan ekibiyle yola devam etmek isteyince, rezil olup ortada kalma tehlikesi baş gösterince iş başa düştü. Siyasi etik metik bir tarafa atılıp “dışarı”dan icazet dilenme noktasına gelindi.
Batı’ya “ben de Erdoğan düşmanlığı yapıcam, beni de oyuna alın” deniliyor, özetle.
Siyaset bilmemek mi desek, paniğe kapılıp kendini kaybet mi, bilinmez.
“AK Parti üyesiyim, içeride bir şeyleri değiştirmek istiyorum” diyen biri, soluğu Batı basınında alıp genel başkanını “dışarı” mı şikayet eder?
YORUMLAR
4448 kez izlendi
1580 kez izlendi
1067 kez izlendi
558 kez izlendi
3497 kez izlendi
821 kez izlendi
542 kez izlendi
3587 kez izlendi
2568 kez izlendi
1277 kez izlendi
1733 kez izlendi
593 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.