Konuşacakmış, kendisi korkarsa/susarsa vatandaş konuşamazmış.
Konuşmuş ama içeri değil; Financial Times’a.
Vatandaş, her sabah Financial Times okuyor zaten.
Erdoğan’ın elindeki güç Türkiye’ye zarar veriyormuş...
Türkiye çok otoriterleşmiş...
Herkes biliyor artık; bu işin parolası “Erdoğan” olmuş.
Batı’da icazet aramanın yolu Erdoğan’a küfretmekten geçiyor.
Evdeki hesap çarşıya uymayınca, cepte sanılan “dışarı” desteği yön değiştirince; Batı, Gül-Babacan ekibiyle yola devam etmek isteyince, rezil olup ortada kalma tehlikesi baş gösterince iş başa düştü. Siyasi etik metik bir tarafa atılıp “dışarı”dan icazet dilenme noktasına gelindi.
Batı’ya “ben de Erdoğan düşmanlığı yapıcam, beni de oyuna alın” deniliyor, özetle.
Siyaset bilmemek mi desek, paniğe kapılıp kendini kaybet mi, bilinmez.
“AK Parti üyesiyim, içeride bir şeyleri değiştirmek istiyorum” diyen biri, soluğu Batı basınında alıp genel başkanını “dışarı” mı şikayet eder?
YORUMLAR
4951 kez izlendi
1751 kez izlendi
1211 kez izlendi
670 kez izlendi
3549 kez izlendi
882 kez izlendi
594 kez izlendi
3637 kez izlendi
2626 kez izlendi
1321 kez izlendi
1775 kez izlendi
651 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.