Türkiye’nin, bekasına yönelik tehditleri -dünyayı karşısına alma pahasına- bertaraf edecek iradeye sahip olduğunu göstermesi ve bunda başarılı olması, elimizdeki en büyük kazanımdır. Bu güç, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde vücut bulan, simgelenen “milli irade”dir. Şimdi bu gücü, kazanımı itibarsızlaştırmak için olmadık teorilerle gündem oluşturmaya çalışacaklar.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Trump’ın malum mektubunu parti grubunda, dudaklarını şaplata şaplata okumasının sebebi de budur; Türkiye’nin, Erdoğan liderliğinde ABD’ye karşı elde ettiği bu büyük başarıyı gözden düşürmeye, itibarsızlaştırmaya çalışacaklar.
Batı medyası, Türkiye’nin elde ettiği başarıyı -kendi yöneticilerini yerin dibine sokarak- eleştirirken; Kemal Bey’in CHP’si ve medyası, aslında kaybedenin Türkiye olduğunu anlatmaya uğraşıyor. 40 dereden su getirip, tuhaf teoriler uydurup Türkiye’nin başarısız olduğunu kanıtlamaya çalışıyorlar. Hele Amerikan FOX’un ana haberini sunan Portakal Bey, kendini paralaya paralaya adeta bitirdi. Barış Pınarı’na kara çalmak için ne kadar saçma habercilik numarası varsa hepsini denedi.
Şüphesiz, psikolojik harekatın kaynağı Pentagon’dur, zira yenilginin, başarısızlığın asıl sahibi onlardır. Son altı yıldır sahada uygulamaya çalıştıkları projeyi Tayyip Erdoğan ellerinde patlattı. Şimdi “General Mazlum” diye, terör örgütü YPG’nin başını Amerika’ya getirterek Türkiye’ye karşı psikolojik üstünlük oluşturmaya çalışacaklar. Sahada kaybettiler, masada kaybettiler ama psikolojik harekatla, algı operasyonlarıyla kayıplarını telafi etmenin peşindeler. Anlaşılıyor ki, içerideki uzantıları da aynı şekilde, algı operasyonlarıyla Türkiye’yi başarısız göstermek için kıvranıp duracaklar bu sürede. Bütün mücadele şu sıralarda medya üzerinden psikolojik savaş biçiminde ilerleyecek. Şimdiden bunu görüyoruz.
YORUMLAR
1876 kez izlendi
920 kez izlendi
1072 kez izlendi
2291 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.