Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 Mayıs’ta Washington’a yapacağı ziyaretin öncelikli gündemi bilindiği üzere terör örgütü PYD ve FETÖ. ABD’nin PYD’ye silah yardımı kararı, Erdoğan ve Trump arasında gerçekleşecek olan zirveyi daha kritik hale getirdi. ABD Savunma Bakanı’nın zirve öncesi PKK’yı terör örgütü olarak gördüklerini ve Ankara’nın terörle mücadelesine istihbarat desteği sunacaklarını açıklaması, yazının başında da dikkat çektiğim gibi “rüşvet” kabilinden sözler, vaatler olarak okunmalı.
PKK’yı terör örgütü olarak gören ABD’nin bugüne kadar elindeki istihbaratı Türkiye ile paylaşmaması zaten başlı başına bir samimiyetsizliğin göstergesi. Oysa Türkiye ile ABD arasında “istihbarat paylaşımı anlaşması” 2007’de imzalanmıştı. Bugüne kadar PKK ile ilgili o istihbaratlar peki neden Ankara’dan esirgendi?
Yine ABD Savunma Bakanlığı’nın, Erdoğan’ın yapacağı ziyaret öncesi PKK’nın finans kaynaklarının araştırılması yönünde aldığı karar da Ankara’nın biraz daha gözünü boyama amaçlı… Türkiye ABD ilişkilerinin geldiği nokta artık bu diplomatik ikiyüzlülükleri kaldırmıyor. “Stratejik dostluk” adı altında Türkiye’yi daha fazla aldatmak mümkün değil.
Washington’ın asıl hedefinin Türk tarafını biraz daha “PKK rüşvetiyle” oyalamak olduğu görülüyor. ABD, zaman kazanmanın peşinde. “İkinci İsrail”i sağlama alana kadar Ankara’yı oyalamaya çalışacaklar. Irak ve Suriye’nin kuzeyini iyice şekillendirdikten sonra sıra Türkiye’ye gelecek. Bunu şimdiden bilmek için kâhin olmaya gerek yok.
TRUMP NE YAPACAK?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünkü basın toplantısında ABD’ye yapacağı ziyaretin kesinlikle sonuç odaklı olacağını söyledi. Erdoğan’ın hedefi ABD ziyaretiyle yeni bir “milad”ı başlatmak. ABD’nin bir geçiş döneminde olduğunu belirten Erdoğan, bu süreci, ABD ile ilişkilerde yeni bir başlangıca dönüştürme arzusunda. Erdoğan-Trump zirvesinde ya yeni bir “stratejik ortaklığın”temeli atılacak ya da iki ülke ilişkileri sarsıntılı bir döneme girecek.
ABD’nin “PKK rüşveti” de bundan sonra Ankara’yı tatmin etmez. PYD’ye olan “askeri” desteği kesmediği sürece ABD’yle ilişkiler sorunlu olacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile yapacağı zirvede bu gidişata bir “nokta” koymaya çalışacak.
Donald Trump’ın önünde iki seçenek var; ya Obama’dan arta kalan ekibin kendisine çizdiği yolda ilerleyerek Ortadoğu’da daha fazla kan dökülmesine sebep olacak ya da Pentagon’un etkisinden sıyrılarak bölgede Türkiye ile birlikte hareket ederek Suriye’deki barışa katkıda bulunacak. Trump’ın hangisini seçeceğini birlikte göreceğiz.
Akşam
14 Mayıs 2017
Hiç yorum yapılmamış
1877 kez izlendi
921 kez izlendi
1073 kez izlendi
2293 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.