SİYASET

Cemile Bayraktar : DHKP-C yanlısı avukatın Paralel Savcı'nın evinde işi ne?

Tarih
05 Haziran 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Cemile Bayraktar

5 Haziran 2015

Bir yandan seçim öncesi her türlü tuzağı, hileyi, kirli ittifakı deneyen muhalefet, diğer yandan sandıktan çıkamayacağını anlayan yahut barajı geçemeyeceğini anlayanların, Paralel Örgüt ajanının ifadelerini kullanarak seçimde hile olacağını ileri süren, kargaşaya zemin hazırlayan ifadeleri, bir diğer yandan yabancı basının Ak Parti ve özellikle Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözlü saldırıları arasında seçime giderken, devlet bize söz verdiği üzere Paralel Örgüt'ün tüm faaliyetlerini yargıya taşıyor.

Paralel Örgüt'ün faaliyetleri yargıya taşınıp, olaylar incelenirken resmin büyüğünü görmeyi sağlayan gerçekler de bir şekilde ortaya çıkıyor.

Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın katili olan DHKP-C üyesi Şafak Yayla'nın fotoğraflarını profil fotoğrafı yapacak kadar bu katile destek olan, DHKP-C eylemlerine katılan, ve hatta bu terör örgütünün propagandası yapmaktan terör savcısınca sorgulanan Av. Hakan Evcin, Adana ve Hatay'da MİT TIR'larının durdurulup aranmak istenmesi ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 06 Mayıs 2015 Çarşamba günü gözaltına alınan cumhuriyet Savcısı Süleyman Bağrıyanık'a destek amacıyla onun evine gitmiş.

TIR ihanetine imza atan paralel savcı Süleyman Bağrıyanık'ın evine yapılan baskında, DHKP-C destekçisi bir avukat baskın yapılan evden çıkıyor, fotoğraflarla belgelenen bu gelişme sonrası acaba ne düşünmemiz gerekiyor?

Seçim arifesinde tüm iç ve dış kirli ittifakların ortasından geçerken, bu ülkede darbe yapmaya kalkan bir sokak hareketi olan Gezi sürecinde hayatını kaybeden Berkin Elvan'ın davasını hakkıyla yürüten bir savcıyı katleden terör örgütü üyesi bir şahsın savunucusu bir şahıs, yine bu ülkede darbe yapmaya kalkan, başarıya ulaşamayınca devlet sırrı niteliğinde bilgileri operasyon çekerek ortaya koyan, üstelik Türkmenlere giden silahların engellenmesi ve bu ülkeye iftira atılması için çalışan, bu gelişmeler içerisinde türlü iftiralar da atan, kirli bir yapının maşası olan bir savcının evinde ne arıyor merak ediyorum doğrusu…

Savcı Mehmet Selim Kiraz şehit edildikten sonra, savcının bir grup hukukçu arkadaşı, savcının Berkin Elvan davasında çok önemli bilgilere ulaştığını, birçok bilinmeyeni ortaya çıkaracağını ve bu nedenle öldürüldüğünü ifade etmişlerdi. Şimdi bu son gelişmelere bakınca haliyle “acaba mı?” diyoruz…

Diğer yandan, Türkmenlerden "MİT tırları" açıklaması geldi…

Suriye'de Esed rejimi güçlerine karşı Türkmen bölgesini savunan muhalif gruplardan Sultan Abdulhamit Han Tugayı'nın komutanı Abdullah, 19 Ocak 2014'te Suriye Türkmenlerine lojistik yardım götüren MİT'e ait tırların "paralel yapı" tarafından engellenmesinin Türkmenlere zarar verdiğini söyledi.

Bu ülkenin savcısından tutun da, bu ülke toprağı dışındaki soydaşlarımıza kadar her kesime ihanet etmekten çekinmeyen yahut ihanet edenlere destek vermekten çekinmeyen, bu ülkenin, Türklerin, Türkmenlerin ve daha doğrusu tüm İslam ümmetinin her daim karşısında olan, ihanet etmekten çekinmeyen bir hareket… Havsalamızın alamayacağı boyutta kirli ilişkileri yürütebilen, bunları içine sindirebilen bir hareket… Tabanı kendisini terk etmiş sadece işbirlikçi tavan ve kirli örgütler ile aynı evden çıkabilen, varlığını kirli örgütlerin desteğine bağlamış, türlü kumpaslardan medet uman yahut istikrarsız bir muhalefetin seçeneksizlikten medet umduğu bir hareket… İşte bu hareket budur, bunların sosyal olarak hükmü ve etkisi bitmiştir. Bundan sonrası hukuksal bir zeminde, hak dahilinde hepsinin yargılanıp, bu Türkiye'ye çok şey kaybettiren yapıya son nokta koyulması kalmıştır.

Hepimize geçmiş olsun…

Seçime bir iki gün kala, ortaya çıkan bu gelişme, bu örgütün faaliyetleri, bu örgütten medet uman bir muhalefete bakıp, bu ülke halkının seçimini ona göre yapacağına inanıyorum.

Son olarak, İbrahim Karagül'ün de bugün köşesine taşıdığı, Merkel-Sisi görüşmesinin, bu mevzularla alakasını, ihanetin boyutları görülsün diye, seçim öncesi teraziler şaşmasın diye ekleyeyim:

Muhammed Mursi'nin darbe ile indirildiğini gayet iyi biliyoruz, Mursi'ye tek destek veren liderin Recep Tayyip Erdoğan olduğuna da, Mursi'ye yapılanın hem yerel hem de evrensel bir darbe olduğuna da… Mursi'ye verilen idam kararı haberini Erdoğan'ın fotoğraflarıyla paylaşan medyayı da… Akdeniz enerjisine konmak isteyen İsrail ve Almanya'nın bu uğurda önlerindeki engeller olan Mursi ve Erdoğan'ı hedef aldığına da… DHKP-C'yi destekleyen ülkenin Almanya olduğunu da… Devletin içine böcek yerleştirip, sır görüşmeleri Alman istihbaratına servis edenlerin kim olduğunu da… Her koldan Türkiye'nin hedef alındığını da… Bunları, tüm bunları artık biliyoruz, geriye bildiklerimiz ışığında, tüm bu ihanetlere ve açılan savaşa gerektiği gibi cevap vermek kalıyor, bu da ancak milli iradeye sahip çıkılarak mümkün olan bir şey, bilmem anlatabildim mi?

Yenişafak

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2020 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;