SİYASET

Cemile Bayraktar : Ali Bulaç’ın anavatanı ABD imiş!

Tarih
23 Ocak 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Cemile Bayraktar

23 Ocak 2015

“Günümüz dünyası süper emperyalist güçlerin sömürü alanıdır. Bu sömürü düzeninden de en çok İslam toplumu etkilenmiştir. İslam ümmetinin dağıldığı günden beri emperyalist ülkelerin açık pazarı ve ham madde kaynağı olduğu açık bir gerçektir. 20. Yüzyılın başından bugüne kadar İslam toprakları üzerinde yönetimi ele geçiren güçler gizli veya açık emperyalizme hizmet etmişlerdir.” Ali Bulaç / Amerikan Emperyalizminin Casus Üsleri ve Türk Sosyal Demokrasisi – Düşünce Dergisi 1976

"2. Dünya Savaşı’nın ortaya çıkardığı iki büyük süper güç; ABD ve Sovyetler… Bunlara öteden beri rakip olan diğer hakim güçler İngiltere ve Fransa’dan sonra Çin Halk Cumhuriyeti, yeni dünyanın siyasi dengesinde ve emperyalizm yarışında yeni yerlerini aldılar. İslam toplumu ise bu dönemde çeşitli etnik, dil, coğrafi ve keyfi temellere dayanarak suni ülkelere bölünmüş, Batı kaynaklı dünya görüşlerinden hareket ederek birbirlerine zıt, düşman yeni toplumsal düzenlerin, tutarsız, çelişkili ve gülünç alanlarına dönüşmüştü. Artık ümmet bilinci, yerini milli bağımsızlık politikalarına, bir sosyo-ekonomik düzen olarak İslam, zulme, sömürüye, sefalet ve sınıf çelişkilerine dayalı kapitalizme, sosyalizme yahut nasyonal sosyalizme yani faşizme terk etmişti.” Ali Bulaç / İslam Toplumunda Emperyalizm – Düşünce Dergisi  1976

“Bir ulus veya bir dine mensup olanlar birden fazla medeniyet kurabilirler mi? Kimi Batılı tarih felsefecilerine bakılırsa bir defa medeniyetleri çökenler ikinci defa yeni bir medeniyet kuramazlar; çünkü bir medeniyeti ortaya çıkan ve yükselten “iç enerjileri” tükenmiştir artık. Buna göre tarihte görkemli bir yükseliş kaydeden İslam medeniyeti de tarihe karışmıştır, bundan sonra yeni bir medeniyete ilham ve enerji kaynağı olamaz; olsa olsa folklorik değeri olan tarihi bir kültür mirası olarak anılır.

Bugün bütün İslam dünyasını kuvvetle saran kültürel ve ahlaki uyanış göz önüne alındığında, Batılı tarih felsefecileri, beyaz casuslar ve oryantalistlerin bize telkin etmeye çalıştıkları sözde bilimsel görüşler özel bir anlam kazanmaktadır. Çünkü eğer bu görüşün doğruluğunu kabul edecek olursak, modern zamanlarda İslam dünya görüşü ve kültürün yeni evrensel kapsayıcı taleplerle kendini ifade etmesini anlayamayız. Oysa bu ve buna benzer görüş telkin etme çabalarının özünde sömürgeci amaçlar taşıdığını, İslam dünyasındaki ruhsal, toplumsal, siyasal ve entelektüel dirilişi boğma girişimi olduğunu düşünüyoruz. Gerçek, bu iddia edilenin tamamen aksinedir. “ Ali Bulaç / İslam Dünyasında Toplumsal Değişme – Beyan Yayınları 1993

Alıntıladığım satırlar Ali Bulaç’a ait…

Bir televizyon programında konuşan aynı Ali Bulaç’a ait diğer satırlar:

"Ali Bulaç: Hocam son sözü sana bırakıyoruz anavatandasın... Dünya oradan yönetiliyor. Böyle hikmetli güzel şeyler bekliyoruz.
Ahmet Turan Alkan: Anavatanda mı...
Ali Bulaç: Anavatan orası tabii, bütün dünyanın anavatanı.”

İslam dünyasının derdiyle dertlenen, ümmetin sömürülmesini ve bölünmesini bir problem olarak gören, Batılıların İslam dünyasına yaptıklarını çekinmeden dile getiren, o günlerde türlü zorluklar içerisinde Düşünce gibi dergi çıkaran Ali Bulaç gitmiş, yerine Amerika’yı anavatan olarak kabul eden, dünyanın merkezi kabul eden bir Bulaç gelmiş; Allah başa vermesin.

Ali Bulaç’a ait satırlara baktığımızda aslında çok da haklı olduğunu görüyoruz zira Bulaç ve bayraktarlığını yaptığı Gülen yapılanması, onların medya organları sonuna kadar sömürülmüş bir zihin örneği olarak önümüzde duruyorlar. ABD’nin “casus üslerinin” maharetleri, Orta Doğu’ya/İslam coğrafyalarına yönelik oryantalist bakışlar, İslam dünyasındaki dirilişi boğma girişimi hep kendilerince sağlanıyor. Bunu her hareketlerinde görmek mümkün; Suriye’deki savaş mağduru insanlara insani yardım gönderen MİT tırlarına operasyon çekip, kendi ülkelerini teröristlerle; kendi dinlerini terörle ilişkilendirdikleri örneğinde olduğu gibi… Mavi Marmara’da katledilen Müslümanların şehit bedenlerine bakarak utanmadan “Otoriteden izin alsaydılar” dediklerinde olduğu gibi… Peygamber (SAV)’e hakaret edenlere destek verdikleri gibi… daha birçok konudaki tavırlarına bakarak bunu görmek mümkün.

Diyebilirsiniz ki; Bulaç’ın fikirleri değişmiş olabilir. Olabilir elbet, bunda bir problem yok, ben de onu söylüyorum ya, fikirleri değişmiş, hizmet verdiği alan değişmiş, hatta anavatanı bile değişmiş. Problem bu vahim değişim değil artık tescillenmiş olan bu değişimi inkar ediyor olmaları.

Bırakalım Bulaç anavatanı ABD’den hikmetli şeyler beklemeye devam etsin, hikmetinden sual olunmaz bir efendiye intisap eden zihinler, hikmeti ABD’den beklemiş çok mu? 

Yenişafak

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Uğur Yılmaz

    23 Ocak 2015 13:56
    1 0
    ABD dışlayınca da başka bir ülkeyi yurt edinirler şüphemiz yok. Arabistan, Kanada konuşuluyor da bahtlarına İSRAİL çıkarsa bu da onlara daha bir yakışır sanki. Bekleyip göreceğiz.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2020 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;