Ardından güzellik yarışmalarını devreye sokuyor. Taksim Bahçesi’nde (şimdiki Taksim Gezisi) 1925 yılında başlayan “Bacak Müsabakası” (Yarışması), Cumhuriyet Gazetesi’nin öncülüğünde üst üste tertiplenen “Güzellik Müsabakaları”yla sürüyor...
“Aile gazinosu” kavramıyla ivme kazanıyor...
Sinema filmleri ve tiyatrolarla takviye ediliyor.
Memlekette açlık, yokluk, yoksulluk, salgın hastalık kol gezerken, millet çoğunluğu bir dilim ekmeğe muhtaç giderken, ölülere kefen bezi bulunamazken, Cumhuriyet, Ankara’dan aldığı talimat istikametinde 1929’dan beri “Türkiye Güzeli” seçmeyi sürdürüyor.
Ankara destekli yazar-çizerler, “En büyük memleket meselesi” olarak bunu görüyor ve sütunlarında günlerce yazıp duruyorlar: “Şu daha güzel-bu daha güzel... Şunun bacakları eğri, ötekinin burnu kalın, beriki ‘tombul teyze’ ”...
Bu minval üzere yıl 1932 oluyor...
“En büyük vuruş” o yıl yapılıyor: Keriman Halis Ece isimli genç kız, yarışmadan birinci olarak çıkıyor ve “Dünya Güzellik Yarışması”na katılması için, devlet (millet) parasıyla Belçika’nın Spa kentine gönderiliyor.
Yarışmacılar Jüri’nin önünde maharetlerini sergiledikten sonra, bir iddiaya göre, Jüri Başkanı sahneye çıkıp şu mealde ibretlik bir konuşma yapıyor:
“Bugün Avrupa’nın, Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslamiyet artık bitmiştir! Onu Avrupa bitirmiştir. Bir zamanlar sokağı bile pencere arkasından seyredebilen Müslüman kadınların temsilcisi Türk güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır. Bu kızı, zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz.”
Bu iddiayı doğrulayacak kaynaklara ulaşamadım. Ne hikmetse görgü şahitleri bile susmuş, olayın asıl kahramanı Keriman Halis ise “O gün podyumda bayrağımızı dalgalandırdım” anlamına gelensözler dışında, söz söylememiştir. Ne var ki, dönemin Avrupa medyasında, jüri başkanına atfedilen ifadelere benzer ifadeler çokça yer almıştır.
Neyse: Sonuçta “Avupalı Türk kızı Keriman Halis Ece”, “Dünya Güzeli” ilân ediliyor. İşin içyüzünü bilmeyenler şaşkınlıktan tepetakla olurken, bilenler ayağa fırlayıp, “Avrupalı Türk kızı”nı dakikalarca ayakta alkışlıyor, Osmanlı aleyhine ve yeni Türkiye Cumhuriyeti lehine tezahüratta bulunuyorlar.
Neden acaba?..
Akit
3 Eylül 2017
Hiç yorum yapılmamış
1877 kez izlendi
921 kez izlendi
1072 kez izlendi
2293 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.