SİYASET

Fehmi Koru : Bir ‘darbe girişimi’nin anatomisi – Yılmaz Öztuna’ya rahmet dileyerek…

Tarih
16 Temmuz 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Fehmi Koru

Osmanlı’nın çöküşünün başlangıç tarihi için çok sayıda teori vardır.

Benim teorim şu: Osmanlı’ya bildiğimiz âkıbeti getiren uğursuzluk 30 Mayıs 1876 tarihinde başlamıştır.

O gün olan

30 Mayıs 1876 günü bizim tarihimizdeki ilk askeri darbe gerçekleştirildi.

Dün gece yaşananları, benim hayat serüvenim içerisinde gerçekleşen 4 darbeden birine, daha çok da 27 Mayıs 1960 darbesine, benzetenler çıkmakta; oysa icrası açısından benim aklıma daha uygun gelen, Sultan Abdülaziz’i tahttan indirip ‘intihar’ süsü vererek canına kast edenlerin icraatıdır.

Arka planında Mithat Paşa’nın bulunduğu, planlamasını Serasker Hüseyin Avni Paşa’nın yaptığı, gürültü çıkaracak öğrenci kalabalığını Harbiye Mektebi Nazırı Süleyman Paşa’nın, erlerin katılımını ise İstanbul Komutanı Refik Paşa’nın sağladığı darbe ile, zayıf bir padişahın eline hükümdarlığı teslim etmeyi ve bu yolla Âl-i Osman (Osmanoğulları) saltanatını sona erdirmeyi amaçlayan bir darbeydi 1876 darbesi…

Osmanlı’nın sonunu getirdi.

Nihai çöküşün 1876’dan 1923’e ertelenmiş olmasını, saltanatı 33 yıl sürmüş Sultan Abdülhamid’in tahttaki varlığına borçluyuz.

‘Darbenin beyni’ Mithat Paşa’nın, yakınlarına, “Ha Âl-i Osman, ha Âl-i Mithat” deyip durduğu bilinir. Başarılı olduğunda değiştirmeyi planladığı bayrağı eliyle çizdiği de bilinir.

İmparatorluğun uzak vilâyetlerinden askere alınmış Türkçe bilmeyen erlere, “Padişah sizleri selâmlayacak” diye Saray’ın etrafını sardırdı Hüseyin Avni Paşa; içeride de, “Evlâtların yerine koyduğun askerler seni artık istemiyor” sözüyle askerlerin bir gülücüğünü bekledikleri Padişah’ı korkuttu.

Yılmaz Öztuna’nın okullarda ‘ders kitabı’ olarak okutulmayı hak eden ‘Bir Darbenin Anatomisi’ adlı eseri 1876 darbesini anlatır.

Darbeciler planlarının ilk bölümünde başarılı oldular 1876’da; padişahı tahttan indirip yerine ruh hastası yeğeni Murat’ı getirdiler, ipleri Mithat Paşa’ya teslim de ettiler. Ancak Sultan Abdülaziz’in vefatından bir hafta sonra ruhunu teslim eden Padişah’ın eşinin kardeşi Çerkes Hasan, darbecilerin toplantısını basarak, Hüseyin Avni Paşa’yı öldürdü; Mithat Paşa çareyi kaçmakta buldu.

Yaşadıkları çağdan haberleri yok

Bugünün dünyasında, o dünyanın en önemli unsurlarından biri olan ve halkı neredeyse 200 yıldır yöneticilerini sandıkta belirleyen Türkiye’de, yönetimi silâh zoruyla devirmeye kalkışmak, bunu yaparken iktidardaki partinin kısa süre önce (1 Kasım’da) her iki seçmenden birinin oyunu aldığını unutmak…

Tamamen şans eseri başarılı olmuş 1876 darbesi benzeri bir maceranın bugün de istediği sonucu alabileceğini düşünebilmek…

Hangi akla hizmettir?

Bir an için darbecilerin başarılı olduklarını ve istedikleri türden bir yönetimi bugün kurabildiklerini düşünelim: Kendilerinin silâhlarına göğüslerini siper etmekten çekinmeyecek kadar demokrasiyi benimsemiş bir kitle olduğunu yaşayarak öğrendikleri halkı nasıl çekip çevirebilecek, bugünün karmaşık ikili ve çoklu ilişkiler dünyasında Türkiye’ye nasıl bir rota çizebileceklerdi?

Soruyorum, ama cevabı açık sorular bunlar: Halkın içinden çıkmış, milletin çocukları olduklarını düşündüğümüz komutanların kendi halkını/milletini tanımadıkları anlaşılıyor.

Cumhuriyet döneminde gerçekleşen darbeler kan dökülmeden yapılmıştı; bu defa karşılarına çıkan halka ateş açacak, milli iradenin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalayacak kadar ciddi bir gözü dönmüşlük söz konusu…

Padişahını ‘intihar etti’ süsü vererek öldüren Hüseyin Avni Paşa’nın ve patronu Mithat Paşa’nın gözü dönmüşlüğü…

Etrafımızdaki ülkelerin bazısında, 1960’lar ve 1970’lerde, çok kan dökülerek sonuca ulaştırılmış ‘Baasçı darbeleri’ gerçekleştirenlerin gözü dönmüşlüğü…

Darbeyi geçersiz kılan halkımızdır

AK Parti siyasi kadrosunun tehditlere pabuç bırakmayacak bir kadro olduğunu, 28 Şubat (1997) mağduriyetini mağrur biçimde yaşamalarından, 27 Nisan (2007) e-muhtırasını mürekkebi kurumadan yırtıp atmalarından anlamış olmaları gerekmez miydi darbecilerin?

Muhtırayı buruşturup atanların daveti üzerine, siyasi çizgileri farklı olanlarımız da dahil bütün halkımız, maceralara kapı aralamama kesin kararlılığını bunu anlamamış olanlara gösterdi.

Siyasi iktidarların ancak halkın iradesiyle değiştiği, demokrasiye inanan insanların ülkesi olduğunu dünya âleme gösterdi Türkiye. Askerin elindeki silâhla eline geçirdiğini sandığı neresi varsa oraları tankların üzerine çıkan halk geri aldı.

Köprüleri de… TRT’yi de… Medya binalarını da… Meclis’i de… Toplu halde gitti, silâhların karşısında kadını ve erkeğiyle durdu, kurşunları göğüsledi, askerin silâhlarını teslim aldı.

Halkımız başardı bu darbeyi sonuçsuz bırakmayı…

Burada, siyasi mücadeleyi bir tarafa bırakıp ilk andan itibaren demokrasiye sahip çıkan muhalefet partilerini ve muhalif çizgideki yayınları yüzünden iktidarın iyi gözle bakmadıkları da dahil bütün medyayı alkışlamak gerekiyor.

Kim, hangi amaçla böyle bir maceraya kalkışır

Ne kadar düşünürsem düşüneyim cevabını bulamadığım soru şu: Böylesine maceracı bir girişime katılanların, hani mümkün değildi ya, bir an için sonuç alabildiklerini kabul edelim, idareye el koydukları taktirde yaptıklarının ülkeye nasıl olumlu bir katkısı olacaktı?

Geçmiş askeri darbeler ne işe yaradı ki, ülkemize olağanüstü değerli yılları kaybettirmekten başka?

Herbiri dünya vatandaşı olma hevesindeki bir halkı başkalarının gözünde küçük düşürecek bir maceraydı darbe; böyle bir halkın önüne darbeciler hangi yüzle çıkabilecekti?

Gerçekten aklım almıyor.

Onlar açısından yanlış bir hesap mıdır, yoksa yarım kalmış bir hesap mı, bilemiyorum; bildiğim, bu girişimlerinin faturasının ağır olduğudur.

Kendilerine kesilecek fatura ağır; yoksa eli silâhlı cuntalaşmış bir askeri gücün demokrasiye kısa devre yaptırmayı amaçlayan girişimini akamete uğratan bir halka sahip olduğunu ispatlamış bir ülke, ülkemiz, bu bâdireden kazançlı çıkıyor.

Ne mutlu bizlere.

fehmikoru.com

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2018 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;