SİYASET

Faruk Aksoy : Ve Ertuğrul Özkök fabrika ayarlarına döner!...

Tarih
01 Eylül 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Faruk Aksoy

Meclis Başkanı İsmail Kahraman, “Che Guevara hayduttur, katildir” dedi, Ertuğrul Özkök'ün ayranı kabardı.

Hayırdır, ne oldu birden bire, nedir bu öfke, sakin sakin konuşalım, anlayalım mevzuyu…

İşin içinde laiklik yok, Atatürkçülük yok, Türkiye'nin ideolojik zeminine en küçük bir eleştiri yok ama Ertuğrul Bey, çoktan kılıcını çekti bile.

Bu Ertuğrul Bey değil miydi, “İletişim Kuramları Açısından Kitlelerin Çözülüşü” kitabını, 1985'te yazan?

Ne diyordu orada, sonuç bölümünde,

“Gerçek demokratikleşmenin kaynağı demosun, yani halkın geliştirilebilmesidir.”

Sonra da ekliyordu,

“Ancak burada sözü edilen halk, yığınlar içinde kaybolmuş, kimlikten yoksun ve totaliter eğilimlere açık insanlardan kurulu bir halk yani vulgus değil, kişi olarak kendini gerçekleştirmiş, özerk yapıda insanlardan kurulu bir halktır.”

Şimdi Allah aşkına ne demektir “kişi olarak kendini gerçekleştirmek” ya da “özerk yapıda insan” olmak?

Sanki Abdullah Öcalan, Bekaa'da, örgüte yeni katılmış, pişmanlık eşiğinde bocalayan teröristlere 'benlik' kazandırıyor, aşı yapıyor.

Bugünün dünyasında, Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök'ün literatüründe, şu cümlelerin bir karşılığı olabilir mi?

Haa, diyelim var, peki oradan yürüyelim o zaman…

Vilma Espin'in, Celina Sanchez'in, Che Guevara'nın omuz verdiği Küba devriminden sonra Fidel Castro da başkan oldu.

Ne değişti Küba'da, halk “kendini gerçekleştirip özerk yapıda insanlardan” mı oluştu?

Millet, 1959'dan beri sefalet içinde yaşıyor, ne bakıyorsunuz Michael Moore'un, “Ama sağlık hizmetleri Küba'da ücretsiz” propagandasına.

Güya Thomas More'un, ütopya adası olacaktı Küba, adalet timsali(!) devrimciler onun için çıkmışlardı yola.

Che Guevara kılıklı üç beş puro baronu, kapattı o adayı, tam altmış senedir köle gibi kullanıyorlar milleti.

Ama bizimkinin derdi başka, yoksa böyle bir yaşamı kabul eder mi, etmez.

Humeyni de devrim yaptı, o da Amerika'ya yüz çevirdi, sınırlarını kapattı, Humeyni hakkında bir tek olumlu cümle kurdu mu Ertuğrul Özkök?

Hem de Küba devriminden yirmi yıl sonra gerçekleşti, İran devrimi.

Dünya siyasetini, ekonomisini, kültür/sanatını hangi ülkenin devrimi daha çok etkiledi, dengeleri değiştirdi?

Hoş tasvip ettiğim bir düzen kurulmadı İran'da, bana ne…

Fakat, madem devrimci kutsayacağız, hem de bunu başka dünyaların insanları üzerinden yapacağız, adil olalım bari.

Diyorum ya, dert başka…

“Emperyalizm, sömürü, ezilen insan” hukuksuzlukları, iki imansız cephe arasındaysa şayet, işte o zaman Özkök gibi adamlar ortaya çıkıp romantizm ihtiyaçlarını eşkıya masallarından devşirirler, alışığız buna.

Ama ben biliyordum, bu işin Deniz Gezmiş'e yaslanacağını.

Deniz Gezmiş, 6. Filo'ya saldırabilir, banka soyabilir, bu başka boyutların hesaplaşmasıdır, biz karışamayız o işlere!

Meclis başkanı da olsak, cumhurbaşkanı da olsak, fikrimizi söyleyemeyiz.

Bizim görevimiz imansızların kavgasını izleyip modernizmi öğrenmek!

Sinek çiftliklerinde arı üretmeyi deneyen geri zekalıların fantezilerinde hikmet aramak!

Komünist psikopatlar yüzünden çöken Rus edebiyatını, ekmek yapamaz hale getirilen Rus halkını konuşamayız.

Karadeniz kasabalarında milletin masasına meze olan Rus kızlarının kararan hayatlarından bahsedemeyiz.

Bizler, işimizi gücümüzü bırakacağız, Müslüman bir ülkede Bolivyalı esrarkeşin 30 sene bile ayakta kalamayan sistem önerilerini tartışacağız.

Niçin?...

Çünkü o, Sartre'ı bile etkileyen muazzam bir ateist, İsmail Kahraman kim oluyor ki!...

Daha dün, hem de kültür bakanıyken, hem de Demirel'in önünde, klasik müzik dinleyen çağdaş bir topluluğun(!) linçine maruz kalmadı mı?

Haddini bildirmediniz mi, değil mi yani, şimdi çıkmış, o işten ders almamış gibi yüce Ernesto hakkında fikir beyan ediyor!



Bakın, çok açık söylüyorum, bu Ertuğrul Özkök kafası gelecek dönemin hangi zemin üzerinde inşa edileceğinin işaretlerini veriyor.

Anayasa referandumunda liberal/solculardan oy isteyen Ak Parti'yi takiyyecilikle suçluyor “sahtekarsınız” demeye getiriyor.

İnsan utanır biraz, yılın 11 ayında hakaret ettiğin Müslümanlara, Ramazan ayında din kültürü ekleri, hadis kitapları, iftar tarifeleri hazırlarken, gazetenin tirajını yükseltme dışında ne düşünüyordun ki?!

Din istismarı değil miydi bunlar, siyasilere kızıyorsun da, sen, dini tiraja alet etmedin mi yıllarca?

Umre kepazeliklerine girmiyorum bile!



Şu Fethullahçıların ihanetinden nemalanıp, fırsat bu fırsat diyerek Müslüman ahalinin derdest edileceğini ima ediyorsanız, çok sert bir karşılık göreceksiniz, bunu bilin!

Kripto Fethullahçılar gibi, kripto Marksist Kemalistler de var bu ülkede.

Hem de muhafazakar kitleyi kullanıp, yer edinmiş, isim yapmış, bir yerlere gelmiş kelli felli adamlar bunlar.

Daha dün, çözüm süreci devam ederken hükümeti ihanetle suçlayıp bir taraftan da HDP'yi meclise taşıyan medya grubu, memlekete ayar vermeye kalkmasın.

15 Temmuz akşamı, Cumhurbaşkanı, CNN Türk aracılığıyla halkı sokaklara çağırdığında, CNN severler değil, haberi CNN'den duyanlar sokağa indi.

Ertuğrul Özkök'ün, Che Guevaraları, Deniz Gezmişleri, Kadıköy'de tank alkışlıyorlardı!

Konuşturmayın beni…

Yenişafak
1 Eylül 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2020 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;