Öte yandan Nasrallah'ın (Hizbullah denilen bebek katili çetenin gözaltıları morarmış lideri) yürüttüğü İsrail'e sataşma numaraları ise Mustafa İslamoğlu gibi odakların, “İran'ı eleştirseniz İsrail’i sevindirirsiniz” diyerek fren propagandası yapmasına malzeme sağlama amacıyla yürütülen belli bir takvime bağlı danışıklı dövüşlerdir. Ancak bu numaralar eskisi gibi tutmadığı için artık tercih edilmiyor.
Ne olacak peki? İran, Irak'tan devam ederek Türkiye'nin altından dolaşıp Suriye'nin sahillerine varan bir politik Şia nüfuz alanı kurabilecek mi? Yani “Ulaşamazsak ölürüz” dedikleri Akdeniz'e dokunabilecek mi?
Bunu zaman gösterecek ama önce şu olacak... Tarihte hep olduğu gibi yine olacak. Öldürdükleri milyonlarca Müslüman'ın ahı aheste aheste çıkacak İran’dan. Cilveleştikleri haçlı vuracak İran'ı. Aynı Irak'ı vurdukları gibi, aynı Suriye'yi vurdukları gibi, aynı Afganistan’ı vurdukları gibi bir gece gelecekler ve İran'ı da vuracaklar. O gün (çok yakında) geldiğinde İran'a bütün kapılar kapanacak. Katliam yaptıkları, fitne fücur yaydıkları İslam toprakları İran’a kapanacak. Ya da şöyle olacak, “Sapık mollaların tahakkümü altındaki halkın ne suçu var” diyeceğiz ve kâfirin bombalarından kaçan İranlılar’ı alacağız. Bakarsınız o gün geldiğinde annesine Nasrallah'ın tecavüz ettiği bir Halepli çocuk onlara yardım eder...
Diriliş Postası
17 Aralık 2016
YORUMLAR
4952 kez izlendi
1752 kez izlendi
1211 kez izlendi
670 kez izlendi
3549 kez izlendi
882 kez izlendi
594 kez izlendi
3637 kez izlendi
2626 kez izlendi
1321 kez izlendi
1777 kez izlendi
651 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.