GÜNCEL

Erem Şentürk : Mahkemelerin arka kapısı: Adli kontrol

Tarih
24 Kasım 2018
İzlenme
Kişi
Yazar
Erem Şentürk

2 Mayıs 2018 tarihinde Beykoz’da bir saldırı yaşanmıştı. Halk arasında değnekçi olarak bilinen Mehmet Ali Sadıkoğlu adında bir şahıs, kendi kafasına göre sahiplendiği boş arsaya arabasını park eden vatandaştan zorla para almak istiyor. Vatandaş parayı ödemeyi kabul etmeyince park yerinde kavga ediyorlar ve değnekçi arabasını park eden oto tamircisi Hüseyin Aktürk’ü yaralıyor.

Yaralı halde kaçan Hüseyin Aktürk bir işyerine sığınıyor. Peşinden gelen değnekçi, Aktürk’ü dükkânda kıstırıyor ve gayet sakin bir şekilde bıçaklamaya devam ediyor. Polisin yaptığı kimlik tespit çalışmasından sonra değnekçinin cezaevinden yeni çıkmış Mehmet Ali Sadıkoğlu olduğu anlaşılıyor ve aramaya başlatılıyor. Saldırıdan sonra kaçan Sadıkoğlu, 16 gün sonra polis tarafından bulunuyor ve gözaltına alınıyor. Mahkemeye çıkartılan sanık hakkında “silahla kasten yaralama” ve “silahla tehdit” suçlarından 9 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle dava açılıyor. 7 Eylül tarihinde gerçekleşen ilk duruşmada sanık hakkında tahliye kararı çıkmıştı ve 22 Kasım tarihinde görülen ikinci duruşmada sanık Mehmet Ali Sadıkoğlu, “Adli kontrol” ile serbest kalıyor.


“Adli kontrol ile serbest kalma” ne demek? Bu adli kontrol meselesi ceza hukukunun arka kapısı. Zanlı affedildi, beraat etti, aklandı, mahkeme bitti demek değil; mahkeme devam edecek ama devam ederken zanlının tutuklu kalmasına gerek yok demek. Neye göre peki bu? Tamamen hâkimin kararına göre... Hâkim demiş oluyor ki: “Zanlı suç işlemiş ama, bu kadar da büyük bir suç değil, dışarıda olması tehlike arz etmiyor, yurtdışına çıkış yasağı verelim; mahkeme karar verene kadar dışarıda beklesin.” Son zamanlarda sık sık şahit olunan bu adli kontrol kararları toplumda giderek artan bir tedirginlik ve güvensizlik meydana getirmeye başladı.

Hâkimler niye böyle bir karar veriyorlar?

Birinci sebebi; bir insanı tutuklu yargılamak devlete büyük masraf. Devlet tutuklulara yer tahsis ediyor, yediriyor içiyor hatta tedavi ediyor. Bunlar hep masraf…

İkinci sebebi; suçu kesin kanıtlara bağlı olmayan zanlılar için tutukluluk kararı vermek işin sonunda devleti “haksız tutuklamadan” tazminat ödemek zorunda bırakabilir. Ergenekon ve Balyoz davalarında sanıklar milyonlarca tazminat aldı mesela...

Üçüncü sebebi; hapishanelerde yer yok.

Şimdi bu olay üzerine özelde hâkime, genelde de adalet sistemi üzerinde söz sahibi olan sırasıyla önce seçilmiş, sonra atanmış yetkilere şu soruları soralım:

1- Adli kontrolle tutukluluk haline son verdiğiniz zanlı, halen aynı adreste, aynı tehlikeyi başka insanlar için de arz ediyor; bu konuda bir şey yapacak mısınız?

2- Video kayıtlarda açıkça görüldüğü üzere hiçbir şüpheye mahal vermeden suçu işlediği kesin olan zanlının hangi şartlar altında beraat etme ihtimali var da yargılanması tutuksuz devam ediyor?

3- Dışarı salınan zanlı gün ortasında yaraladığı müştekinin karşısına çıkıp onu tehdit ederse ne olacak? İfadesini değiştirmesine sebep olursa ne olacak?..

Adli kontrol meselesi savunmanın arka kapısı olmaya başladığı ortamda adalet duygusu incinecektir. Et-tekraru ahsen velev kane yüz seksen; tekrar edelim:

Adalet bir histir. Adalet duygusu incinirse bütün ilişkiler zehirlenir. Bu zehirlenmenin başımıza açacağı, açtığı belalar FETÖ’den, PKK’dan, DAEŞ’ten büyüktür; çünkü bu belaların hepsi adaletsizliğin meydana getirdiği boşlukta var oluyorlar. Hâkimlerine, savcılarına, polislerine, avukatlarına güvenmeyen; sosyal medyadan medet uman bir nesil inşa ediyoruz. Dünyayı başımıza yıkacaklar. Allah korusun...

yazının kaynağı

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • vatandaş

    07 Aralık 2018 19:19
    2 0
    Bu alınan karar ; ferdi terörün artmasını , devlete güvensizliğin artmasını ve sonuç olarak iç savaş çıkmasını amaçlayan organize derin bir planın göstergesidir.
  • TEK

    26 Kasım 2018 10:42
    4 0
    Kararı veren hakimin yakınına da biri böyle yapsa acaba bu sefer nasıl bi karar verirdi. Bu tarz hakim ya da savcılar sırf millet illallah edip devletten soğusun diye art niyetli çalışan kamu görevlileridir. Bunların amacı milleti devletten soğutmaktır.
  • ....

    24 Kasım 2018 21:47
    4 0
    Çok doğru. Ayrıca bir soru daha aynı muameleyi kararı veren hakim veya yakınına yapsaydı bu karar mı verilecekti? Ya da daha önemli bir mevkideki birisine...
  • Önce vatan millet

    24 Kasım 2018 12:23
    5 0
    Hakimler de kapalı kapılar ardında yaşadıkları için ülkede işlenen bu adi suçlulardan habersiz herhalde. Adam ölecek ki 3-5 sene ancak ceza alsın Memleket vahşi Teksasa dönmüş. Askerimiz dağda terörist arıyor Her yer bu yanlış uygulamalar yüzünden terörist dolmuş sen cezasını vermezsen en korkağına bile suc işleme, zarar verme cesareti gelir. Namussuzluk, şerefsizlik alır yürür. Biz bile bunun farkındayız da bu hakimler niye bunu düşünemiyor. vatan millet sevgisi çok önemli..
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;