5 Kasım 2015
Doğan medyanın amiral gemisi Hürriyet gazetesinin editör tavrındaki değişiklik, Aydın adına yazılmış çağrı mektubu, Özkök ve Ahmet Hakan gibi geminin ağır toplarının yazılarındaki yumuşama derken yaşanan bu yön değişikliği herkesin dikkatini çekmeye başladı. Benim ilgilendiğim bunu niye yaptıkları değil. Rol yapıyorlarmış aslında, dört seneyi garantileyen AK Parti’yle didişmekten zarar edeceklerini anlamışlar, onlarda FETÖ’nün kaybettiğini görmüşler ve sair… İşte ben bunların hiçbiriyle ilgilenmiyorum hatta önemli de bulmuyorum. Ben hâlâ Hürriyet’in önemsemiyor olmasının bir aşağılık kompleksinden kaynaklandığını düşünüyorum. Özkök demiş ki; “bundan sonra yapılan iyi şeyleri kabul edeceğim”. Hiç kimse de kalkıp bu adama dememiş ki sen kimsin? Ne ara onay makamı oldun? Senin onaylanman ne ifade eder? Karşı çıksan ne yazar, kabul etsen ne yazar? Ne kadar can sıkıcı bir durum Hâlâ Hürriyet’in övgüsüne seviniyor, eleştirsene takılıyor olmamız. Allah bize şifa versin.
Üstelik; Özkök bir şeyi şevkle onaylarsa ben o yapılan işten şüphe bile ederim. Hürriyet’in övgüsü ancak yeniden gözden geçirmek için “şerh” anlamına gelir.
Anadolu’da hızlı karar vermek için kullanılan geleneksel bir terazi vardır. “Aman ha bunların övdüğünden hayır gelmez” denir. Hürriyet değişebilir de benim elimde hâlâ duruyor o terazi.
Diriliş Postası
Hiç yorum yapılmamış
4452 kez izlendi
1586 kez izlendi
1069 kez izlendi
560 kez izlendi
3498 kez izlendi
822 kez izlendi
544 kez izlendi
3588 kez izlendi
2570 kez izlendi
1278 kez izlendi
1735 kez izlendi
594 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.