Cümleyi bu şekilde başlığa yazınca eminim bu köşeyi okuyanların sayısı 10 kat filan artacaktır. Hem de bizzat işi deprem olan profesörler tarafından!
Ne acıdır ki bu gerçekle yüzleşmemiz için İstanbul’un yeniden sallanması gerekiyormuş. İstanbul’da dün orta büyüklükte bir deprem oldu. Türkiye, bunun öncü bir deprem olup olmadığının peşinde...
Oysa bu deprem öncü olsun ya da olmasın gözümüzün önünde 20 yıldır duran gerçek değişmiyor: İstanbul’da büyük bir deprem olacak. Belki bu yazıyı yazdığım gece belki şu an siz bu yazıyı okurken belki 10 yıl sonra belki de 20 yıl sonra!
“Oh neyse ki öncü değilmiş” deyip kendimizi rahatlamak yerine “Öyle ya da böyle bir gün bu deprem olacak” deyip en azından kendi hazırlığımızı yapmak zorundayız. Nasıl mı?
Öncelikle yaşadığımız binaların sağlam olup olmadığını kontrol ettirerek, olası bir afet sonrası nerede toplanacağımızı öğrenerek. İlk 24 saatlik dönemde -hayatta kalırsaktemel ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir deprem çantası hazırlayarak.
YA ALLAH AŞKINA ŞU ADAMI BİR DİNLEYİN!
Bilime bilim insanına saygımız sonsuz ama Türkiye’de bir adam var ki kendi kişisel çabalarıyla sadece deprem tahminleri konusunda çalışıyor. Laboratuvarlar kurmuş. Yeryüzü ve gökyüzü hareketlerini takip ediyor.
Kadir Sütçü’den bahsediyorum. Ve bu adam nerede deprem olacak dese orada deprem oluyor. Bugünkü teknolojiyle bilimsel olarak depremin ne zaman olacağı bilinemiyor. Hal böyleyken her türlü fikre açık olmak gerekmez mi?
Ben pozitif bilim eğitimi almış biriyim. Ve soruyorum: Aklı selim bir bilim insanı çıksın ve bana lütfen Kadir Sütçü şarlatansa nasıl oluyor da her tahmini tutuyor bunu izah etsin.
Hiç yorum yapılmamış
4448 kez izlendi
1580 kez izlendi
1067 kez izlendi
558 kez izlendi
3497 kez izlendi
821 kez izlendi
542 kez izlendi
3587 kez izlendi
2568 kez izlendi
1277 kez izlendi
1733 kez izlendi
593 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.