İletişim, yaşadığımız çağın en hayati bilim dalı oldu. Ne söylediğinden çok nasıl anlaşıldığın önemli.
Koca bir metinde ağzınızdan çıkan bir yanlış cümle geri kalan tüm söylediklerinizin tesirini sıfırlayabiliyor. Hal böyleyken siyasette de iletişim faktörü belirleyici oluyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde seçim gecesine kadar yükselen bir marka olan Muharrem İnce seçim gecesi itibarıyla kendi iletişimini öyle kötü yaptı ki adeta bir ibret hikayesi oldu.
Şimdi aynı hatayı İstanbul’da AK Parti’nin genel başkan yardımcıları, il başkanları ve adayları yapıyor. 31 Mart gecesinden başlayıp bugüne kadar her gün başka bir şey söylediler.
Önceki gün Mevlüt Uysal çıktı ve Büyükçekmece'yle ilgili usulsüzlük iddialarını anlattı. Lakin öyle kötü, öyle eksik anlattı ki herkesin aklında “soyadı” polemiği kaldı. Unutmayın, güçlü argümanlar ancak güçlü bir hitabetle birleştiğinde geniş kitlelerin kanaatini değiştirebilir.
ADAY OLMAK SERBEST KAZANMAK YASAK!
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), KHK ile ihraç edilmiş birinin aday olmasına yani seçime girmesine izin vermezse bu tartışılır. Lakin YSK’nın seçime girmesine, aday olmasına izin verdiği birine seçimi kazandıktan sonra “Başkan olamazsın” demesinin izahatı yoktur.
Ne hukuken ne vicdanen ne de mantıken böyle bir kararı hiç kimseye anlatamazsınız. Kaldı ki YSK kararının tek “sakat” tarafı bu da değil.
yazının devamı
Hiç yorum yapılmamış
1876 kez izlendi
920 kez izlendi
1072 kez izlendi
2291 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.