GÜNCEL

Ahmet Kekeç : Halil Paşa’nın torunu ‘acil darbe’ diyor

Tarih
10 Eylül 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Ahmet Kekeç

10 Eylül 2015

Radikal
 yazarı Cengiz Çandar’a göre, “Bu savaş, PKK ile Erdoğan’ın savaşı...”

Bu durumda, “Devrimci halk savaşı başlamıştır” diyen Bese Hozat’la, “TC Silvan’da baraj yapıyor, biz de ateşkesi bozuyoruz” ültimatomu gönderen Cemil Bayık Erdoğan’ın adamları oluyorlar...

Burada uzun uzun ateşkesin nasıl ve kim tarafından bozulduğunu anlatacak değiliz.

Çandar Dolmabahçe tartışmalarına baksın. “Dolmabahçe mutabakatı” olarak ortaya çıkan metne kimlerin itiraz ettiğini ve silah bırakma kongresinin nasıl ötelendiğini araştırsın... Bazı ipuçları bulacaktır.

Demirtaş, bu metne karşı Mersin’den ses vermişti: “Bu mutabakat barış getirmez. Bu durum Kürtlerin aleyhinedir, şimdiden ilan ediyorum” demişti ve Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’la diz dize oturan adamlarını (Sırrı’ları, İdris’leri filan) kepaze bir durumda bırakmıştı.

Sonra laf kalabalığına getirip eklemişti: “Tecrit devam ettiği sürece... Öcalan’ın durumunda iyileştirme yapılmadığı sürece... Silâh bırak çağrısı Önder Apo’dan gelmediği sürece...”

Cengiz Çandan bunları bilmez mi?

İmralı heyeti, Dolmabahçe görüşmesinden hemen önce gitmişti İmralı’ya, son talimatları almıştı.

Buna göre, Öcalan Nevruz’da silah bırak çağrısı yapacak, PKK da kongre toplayarak bu işe bir “nihayet” verecekti.

Çandar bu süreci bilmez mi?

Bilmez olur mu hiç?

Dolmabahçe deklarasyonu olarak ortaya çıkan metne Demirtaş’ın niçin rezerv koyduğunu, niçin “Bu anlaşma Kürtlerin aleyhinedir” dediğini de çok iyi bilir.

Metindeki “kamu düzeni” lafzı rahatsız ediyordu Demirtaş’ı...

Öyle ya, şehirler “silah deposu” haline getirilemeyecekti... Bu silahlar (usulünce) toplanacaktı... “Gençlik hareketi” adı altında sokaklara dökülüp kimlik ve trafik denetlemesi yapan serseriler ayıklanacaktı...

Demirtaş’ı rahatsız eden “Çözüm sürecinde demokrasi güvenlik ilişkisinin, kamu düzenini ve özgürlükleri koruyacak şekilde ele alınması” cümlesi, “dağdakiler”i de rahatsız ediyordu elbette.

Cengiz Çandar bunu bilmez mi?

Nitekim, Dolmabahçe mutabakatının açıklandığı gün (yani 28 Şubat 2015 tarihinde) ANF’ye beyanat veren Mustafa Karasu şöyle bir itirafta bulundu: “PKK kongre yapıp silâh bırakma kararı alacak biçimindeki yaklaşımlar demagojidir” Aynı Mustafa Karasu ertesi gün, yani 1 Mart 2015 tarihinde KCK adına bir açıklama daha yapacak ve bir gün önceki itiraflarını detaylandıracaktır: “Hiç kimsenin PKK adına silâh bırakmasından, PKK’nın kongre yapıp silâh bırakma kararı alacağından söz etmesi mümkün değildir. Hiç kimsenin üzerinde böyle bir vazife yoktur!” (Erdoğan, ipe un seren Hevalleri görünce, 22 Mart’ta bir açıklama yaptı ve “Dolmabahçe işi yanlış oldu” dedi. Böyle dediği için de “masayı deviren taraf” ilan edildi. Masa çoktan devrilmişti oysa.)

Cengiz Çandar bunları bilmez mi?

Bilmez olur mu hiç?

Dolmabahçe mutabakatı olarak bilinen metne birkaç gün sonra Cemil Bayık da tepki verdi. Şunları söyledi: “PKK silâh bırakacak açıklamaları seçim propagandasıdır. Silâhların bırakılması, ancak Öcalan’ın bizzat katılacağı bir kongrede karara bağlanabilir. Yani PKK bu kararı Öcalan serbest kalmadan açıklamayacak. Bu adımlar atılmadan hareketimize, halka, Türkiye demokrasi güçlerine güven vermeden kongrenin toplanması, kongrenin onların belirttiği gibi kararlar alması düşünülemez.”

Peki, Cengiz Çandar’ın bunları duymadığı/okumadığı düşünülebilir mi?

Düşünülebilir mi hiç?

Her şeyi bilen/süzen Cengiz Çandar, hâlâ ve ısrarla, ateşkesi Erdoğan’ın bozduğunu, PKK’ya karşı yürütülen savışın “Saray’ın özel savaşı” olduğunu söylüyor ve hiç Allah’tan korkmuyor.

Cengiz Çandar, silah bırakmanın konuşulduğu günlerde, dağ bayır dolaşıp, “Sakın silah bırakmayın” diyerek terörist ayartan bağımsız gazetecilerin kim olduğunu da çok iyi bilir. Wolfowitz’ler adına ülkesini tehdit eden “Çandarlı torunu”nun kim olduğunu da çok iyi bilir.

Hayır, bu savaş Erdoğan’ın özel savaşıymış...

Böyle giderse Suriye’ye dönebilirmişiz...

Derhal müdahale edilmeliymiş. “Üçüncü taraf” ya da “taraflar” duruma el koymalıymış.

Kim müdahale edecek Cengiz Çandar?

TSK mı müdahale edecek? BM mi? NATO mu? Mülaaneci savcılar mı? Yüzbaşı Ömer Laçiner’in komutasındaki Gezi konsorsiyumu mu?

Kim?

Kim bu “üçüncü taraf” ya da “taraflar?”

Star

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;