Önce Hasan Cemal’in ağzıyla ilgili bir çift söz söyleyelim: Pis bir ağız bu. Yalancı. Olmayanı “oldu” göstermekte oldukça mahir.
Hasan Cemal’in büyük bir takıntısı var:
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan...
Erdoğan’ı ne zaman takıntı haline getirdiğini de yazalım:
Birincisi, Erdoğan çözüm sürecinde “yerli model” diye laf etmişti ve liberallerin dayattığı “üçüncü göz”e (Amerika’nın ve Avrupa Birliği’nin riyasetine) karşı çıkmıştı.
O gün Hasan Cemal zincirlerinden boşaldı ve hakiki çehresine büründü.
Türkiye’nin bölünmesine izin vermiyor diye Erdoğan’a düşman kesildi.
Sonra dağlara taşlara vurdu kendini, “kirli-kanlı” gazetecilik yeleğini kuşanarak terör örgütü liderleriyle görüşmeye başladı. Onlardan demeç almadı, hayır; onlara demeç verdi.
Şöyle dedi; “Tayip babaya güvenmekle doğru mu yapıyorsunuz? Silah bırakmak ağırınıza gitmiyor mu?”
İkincisi şu:
Başını bazı TÜSİAD üyelerinin çektiği bir grup işadamı, “Erdoğan’ı yeni bir stand-by anlaşmasına razı etmek” âli maksadıyla yüzer-gezer bir oluşum kurdular.
Hasan Cemal, bu yüzer-gezer oluşumun medyadaki temsilcisiydi.
Erdoğan, “Ekonomik kriz bize teğet geçecek. Yeniden IMF’ye borçlanmamıza gerek yok” dedikçe, bunlar bastırmaya başladılar: “Sen anlamazsın, kriz çok fena geliyor.”
YORUMLAR
4448 kez izlendi
1580 kez izlendi
1067 kez izlendi
558 kez izlendi
3497 kez izlendi
821 kez izlendi
542 kez izlendi
3587 kez izlendi
2568 kez izlendi
1277 kez izlendi
1733 kez izlendi
593 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.