Geçtiğimiz yazımızda, tam da ülke içindeki izdüşümleri boş durmayacaktır, demiştik ki bizi yanıltmadılar.
ABD’den Türkiye’ye demokrasi göndermeyi amaçlayan ve içinde tek bir Türk dahi bulunmayan ‘Türk Demokrasi Projesi’ açıklanır açıklanmaz, birkaç jakoben figürün orkestra şefliğinde benzer bir isimle ‘Demokrasi Konferansı’ tertip edildi.
Daha önce de dillendirdiğim gibi hazmı kolay olsun diye yine içine demokrasi kelimesini sıkıştırarak yaptılar yapacaklarını. Tıpkı YPG’nin kendisine verilen Atlantik ötesi nasihatlere uyarak dâhil olduğu üstyapıya Suriye Demokratik Güçleri demesi gibi…
Malum daha önce yine bu köşede sizlerle paylaşmıştık, hokkabazın çantasında tavşan çok ama işin güzel olan tarafı hokkabazın tavşan çıkarmak dışında yapabileceği başka numarası da yok…
Bundan dolayı hokkabaz epey daraldı ve bunaldı, çünkü hokkabazın da eski güzel günleri vardı bu ülkede. Birçok insan gibi hokkabaz da eski güzel günlerinin derdinde ama elden bir şey gelmiyor.
Hokkabaz eskiden olsa üniversiteler üzerinden, çevreciler üzerinden, yargı mensupları üzerinden, üniformalı bürokrasi üzerinden fırıldağını çevirir ve ‘cambaza bak cambaza’ numaraları ile düdüğünü öttürür, düzenini döndürürdü. Hiçbir şey yapamasa, terör eylemleri üzerinden siyasete parmak sallardı.
Şimdi bu figürler yok mu oldu?
Yok olurlar mı hiç…
Kendilerince güzel olan o günlerin rüyası ile nefes alıp veren binlercesi var, ama gel gör ki zuhur etmelerine imkân verilmiyor. Ama ellerine bir fırsat geçtiği an kafayı sosyal medya dâhil her yerden uzatıyorlar.
Daha geçenlerde İsviçre F-35 uçağı almaya karar verdiğinde bu ülkede ‘Millî Muharip Tayyare’ sistemine destek veren insanları hemen nasıl itibarsızlaştırırız derdine düştüler. Öyle trol hesaplar falan değil bunlar, kerametleri kendilerinde saklı makam ve mevki bahşedilmiş tipler.
Hayır, adam gibi argümanlar ortaya koysalar da cevap versek diyorsunuz ama nafile…
Ortaya koydukları analizlere, 15 Temmuz gecesi yaşanılan kalkışmaya dair tek kriter eklemeyen kalemlerin hangi yazıp çizdiğini dikkate alacağız Allah aşkına, almıyoruz elbette.
Konumuza dönelim…
İşte bu mezkûr ‘Demokrasi Konferansı’ bir sonuç bildirgesi yayınlamış. Bu sonuç bildirgesinde yazılanları okuyunca, Türkiye’deki mümessillerin BAE’nin gırtlaklarına kadar fonladığı ‘Türk Demokrasi Projesi’ namlı projeye esas duruşta nasıl selam çaktığını da görüyorsunuz…
CHP’nin de iştirakçiler arasında yer aldığı bildiride neler mi var?
Bildiriden yansıttığım yukarıdaki bazı bölümleri okuduğunuzda sizler de olanı biteni anlamakta tereddüt etmiyorsunuz.
Anlaşılan önümüzdeki dönemde de teröre karşı verilen mücadele, geliştirilen sınır ötesi harekâtlar ve nokta operasyonları içeride birilerinin canını acıtmaya devam edecek.
Ama bu sefer zor durumdalar zira ABD Merkezî Kuvvetler Komutanı General Votel’ın ifadesi ile aradıkları habitatı onlar için hazırlayan müttefikleri sahada değil.
Türkiye’ye karşı uluslararası medya kuruluşlarında koordine edilmiş malum koronun dillendirdiği ne kadar söylem varsa bunların da dillerinden bire bir dökülüyor.
Ayrıca katılımcıların arasında Zülfü Livaneli’nin de bulunduğu bu konferansta ‘inancını ya da inançsızlığını özgürce yaşayamayan milyonlarız’ ifadesi de epey iddialı olmuş.
Tipik bir Zülfü
O Livaneli bu ülkede yaşayan milyonlarca Sünni’nin tepkisine dahi kulak asmadan ‘Tipik bir Sünni’ açıklaması yapmış ve yapabilmiş biri…
Hiç yorum yapılmamış
1881 kez izlendi
922 kez izlendi
1079 kez izlendi
2293 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.