SİYASET

Salih Tuna : Üstüne kireç dökmek lazım

Tarih
17 Şubat 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Salih Tuna

17 Şubat 2015

Özgecan’a yapılanların bir benzeri yıllar önce çok yakın bir akrabamın kız çocuğuna yapılmıştı.

O şerefsiz cani 20 yıl falan yatıp çıkmıştı.

Özgecan’a reva görülen vahşete muttali olduğumda evvela aklıma, ölene kadar kanlı yaşlar döken bu akrabam geldi. 

Biraz da bu yüzden Özgecan yumruk gibi oturdu içime, gitmek bilmiyor.

Biraz da bu yüzden herkesten çok öfkeliyim.

O kadar öfkeliyim ki, tecavüzcüleri “sevimli” hale getiren malum zihniyeti üreten popüler kültürün üstüne kireç dökesim geliyor.   

Güya dalga geçmek için Türk sinemasında ne kadar tecavüzcü karakter varsa hepsini birden sevimli hale getirmediler mi?

Bunu diyorum işte!..

Özgecan’ın katili o şerefsiz “kafamız iyiydi” demiş ya, bunların kafası içmeden de “iyi” galiba, hem de fasılasız.

“Kafaları iyi” olmasa Nuri Alço’yu gündüz gözüyle bu denli “sevimli” hale getiremezlerdi.

Yahu adamcağızı bir halk kahramanı ilan etmedikleri kaldı.

Y kuşağının Gezici kreatif abilerinin yaptığı kimi reklam filmlerinde, Nuri Alço’ya “benim de gazozuma ilaç at” diyen genç kızlar arzı endam ediyordu.

Güya mizah yapıyorlardı.

Yerim ben sizin mizahınızı.

Nuri Alço, Türk sinemasının üçüncü sınıf filmlerinde, genellikle kadın kahramanların gazozuna ilaç atıp tecavüz eden karakterleri canlandıran bir oyuncudur nihayetinde.

Gelgelelim, bu filmlerin bile kendine göre bir ahlakı vardı. Hiç değilse tecavüzcü karakterler “kötü adamlar” olarak gösteriliyordu.

Popüler kültürün çöplüğünden beslenen Y kuşağının kreatif abileri ironi uğruna bu tecavüzcü karakterleri bile “sevimli” hale getirdi.

“Yok, biz sadece Nuri Alço’yu sevimli hale getirdik” de diyemezler; zira canlandırdığı tecavüzcü karakterler üzerinden yaptılar bunu. 

Popüler kültürün zıpçıktı çocukları kaşına gözüne veya oyunculuk yeteneğine hayran kaldıkları için duvarlara Nuri Alço yazmadı. İçlerindeki “hayvanı” bu şekilde dışa vuruyorlardı; mizah işin kamuflajından ibaretti.

Aynı şeyi Tecavüzcü Coşkun (Coşkun Göğen) veya Şahin K. üzerinden de yaptılar.

Akılları sıra dalga geçiyorlardı.

Hiç unutmam, birkaç yıl önce bir maçta tribünlerdeki binlerce taraftar hep bir ağızdan, “Fatmagül’ün suçu yok biz onu Bihter sandık” diye tezahürat yapıyor, maçı canlı yayımlayan Digitürk’ün şebelek spikeri de bu kepazeliği matah bir şeymiş gibi gülerek terennüm ediyordu.

Bihter, malumunuz, Halid Ziya Uşaklıgil’in “Aşk-ı Memnu”sunun unutulmaz karakteriydi.

TV dizisinde Bihter’i Beren Saat canlandırmıştı.

Vedat Türkali’nin “Fatmagül’ün Suçu Ne?” adlı romanından aynı adla televizyona uyarlanan ve 2 sezon rating rekorları kıran dizideki Fatmagül’ü de Beren Saat oynamıştı.

Söz konusu dizinin senaristi iki kadındı.

Tuhaf olan, hemcinslerine, yani Fatmagül’e (Beren Saat) tecavüz edenlerin içinde yer alan Kerim’den (Engin Akyürek) bir aşık, bir kahraman yaratmakla tecavüzü (zımnen de olsa) akladıklarının farkında bile değillerdi.

Bir yanda “Fatmagül’ün suçu yok biz onu Bihter sandık” diyen kozalaklar var, diğer yanda bir kadına tecavüz eden şerefsizlerin içinde yer alan bir karakterden kahraman yaratmak için 40 dereden su getiren, geriye doğru besleme yapmak için kendini telef eden kadın senaristler...  

Özgecanımızı yakan alçaklarla Tecavüzcü Coşkun gibi karakterleri “sevimli” göstermeye çalışan zihniyet arasında bir bağ vardır.

Hepsi birden “kafaları iyi” yapan, kadın bedenini metalaştıran mahut görsel - işitsel kültürün çocuklarıdırlar.

Bu tefessühün kaynağı kültürün üstüne kireç dökmek lazım, başka çare yok.

Yenişafak

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Melikşah Yıldırım

    18 Şubat 2015 18:19
    1 0
    Mes'eleyi plansız ve edebsiz gayrî aklî boyutundan uzak hissî biçimde tepki gösteren belirgin kişiler olarak bir Erol Göka, bir de seni gördük, hac'ed yok lâkin takdir ediyorum. İstanbul'un vaktiyle tam varoş yapısıyla terakki eden semtlerinden Kağıthane doğumundan beri yaşayan gençlerden biri olarak cadde üzeri elinde tinerle ıslanmış bezlerle dolaşan o denli eşhas gördük ki, bunlarla büyüdük; yanlarında da ne hikmet ise -ki biliyoruz kadın kısmı da korunaklı ve pervasız kişi arar yâ kendine- halkalı küpeleriyle, makyajlı suratlarıyla kız da eksik olmazdı, olmaz da hâlâ takriben 2010'lu yıllara değin rahat bir biçimde tiner çekerek geziveren bu kimliklerin avuçlarında bezlerini görmesek de benim gözümden kaçmış da olabilir, çocuk parklarında hele ki gece vakti birası eksik olmayan godoman varoş sayısı fazladır, dediğim gibi kadın cinsinden insan da bu tipten iki üç kişinin arasında olmaktan gocunmaz. Bir de şu var ki polis darb olmadan kimseye bir halt yapmaz, incir çekirdeğinden mes'ele olarak görür; tepki varsa toplar toplar sonra salar ve halk bunlarlan yaşar yaşar durur da devlet bunları tedavi etmez, halktan da tecrid edilmezler ha, herkesin kendi nevinden insan vardır, muhabbetleri koyu, kulakları kesilir bunca mel'anetten sonra bir başka kendi türünden insan tarafından, bizim kesim sorsan 'Şeriat isteriz, tabiî' diyecek kesim kahvehâne önü leş gibi bira kokan, yoldan geçen her bayanın -afv ola- vajinası hakkında yorum yapan 50'yi devirmiş yâhud merdiven dayamış insanlarla mûhabbetini de gördük, küfür en ufağından, büyüğüne gırla gider zâten, insan korkar, kendi hayatının rayındadır kim kiminle papaz olsun, doğrasın, böyle şeyler görsün çekilir gider, ortam bunlara teslim olunca insan daha fazla azar. Anası başörtülü çocukların üzeri İngiliz haçıyla bezeli, bayrağım İslâmiyet-Peyğamber'e mâ'tuf Hilâl'li-Yıldız'lı bir futbol takımı arması o arma ki prezervatif ürünün üzerinde reklam piyasa ürünü, her eczahâne satar; medya, ülke insanı üniversite talebesi, parlak yüzlü, dalgalı saçlı biri gördün mü ar damarına dokunur, gözlerinden yaş akar oysa ki ha bu medyanız Doğu'da 10'lu yaşlarında kayıp kız çocuklarının kanlı dolarının bulunmasını o kadar basit anlattı ki, bilmemneyin sosyalistleri düpedüz kapitalistleri, timsah gözyaşları hakikî olsa da birşey çıkmaz yâ zirâ bir planı yoktur, herkes yönelir edebi kalmaz, iğreti bir hâl alır, şu anda olduğu gibi. Kolluk kuvveti intizam sağlayamıyor, hukûk engel ki alkol almak yasak değil, sen bunu bir gece parkta yaparsan daha önce va'ki olduğu gibi ergin bir ağabeyimiz ikâz gitmez isen, çocuğu avradı var yanında satırla keser seni, potansiyel kâtil üretirsin; işte suyu bozuk ülkenin piçleri 22:00'den sonra alkol yasağına karşı çıkar, kim kiminle nerede Tayyip bundan sana ne der, televizyon dizilerinde tecâvüz furyasına İslâmî'den o veyâ bu sayıda karşı çıkan olur 'Muhafazakâr kesim bize hayat tarzlarını dayatıyor, dayatmasınlar' derler, ne kadar fâziletimiz var ise alay ederler ki yaygın ve popülarite olarak asortik cebhenin platformları geniş olduğundan makbûl insanın bu hasletlerini böyle aşağılar. CHP yandaşı Kemalist yâhud Sosyalist hangi suyu bozuklardan ise Kaan Sezyum gibiler tv programlarında yasaklı internet bahis ile 'porno sitelerinin' yasaklığına tüm ergen arkadaşlar şimdi dikkat kesilmiştir' gibi söylemler irad edersen o sanalda gâyet sefih ve tabiî, iğrençliğinin tepki çekmeyeceği bir biçimde rahatlıkla izlediğim pornoları gerçek hayatta yaşamamı engelleyen birşey olmaz haya duygum yok ise, var ise zâten yasaklıdır, yasak kalacakdır varlığımca, düşünce yapımca, gördüğü her pantolonlu kadının arkasında kafasını çevirip bakmaz, uluorta insan geçerken ki kadın var arasında bir simitçi bir diğer esnafa 'abi şu yana' bak demez, dese de insan tepki verir ama bizim toplum yapımızda ne bunlara dur diyecek insan ces'areti, özgüveni var, ne de polisin mentalitesi bunları tecziye edip toplumdan tecrid edecek yapısı, hukûkî gerekçeleri var, bunlar olmadığı sürece de nice kâtil üretirsin, mahbesdeki kâtillerden meded umarsın, âdaleti sağlamaları için. Not: Yaşım 19, hayatın sosyal yapısı böyle, cüsse yâhud kıtal mühim değil lâkin tek başına neye direneceksin, değiştireceksin rezil olmadan sosyal akış böyle iken, hastahane önü adam bıçaklanır 30 yaş devirmiş erkekği, kadını sırada önüne bakarken, ha? Yâni toplumdan tecrid edilmeleri tavsiyeleri, yok polisin devreye girmesi ve sair alayı palavra, herkes kendi güvenliğini oluştururken tekil olduğu bu hayatta en asgarî hasarı ve mücâhedeyi göze alır. Bu tersine işleyen rayı, gidişatı bizim gibi medenî ces'aret sâhibi, İslâm istikâmetinde, İslâm ölçüsüyle Muhammedî nazarla, düsturla yetişen, gelişen neslin kader icâbınca me'muriyetini kesb ettiğinde, tavzif edildiğinde İlâhî takdir mûcibince, değişecektir o zaman, ki o zamana kadar böyle ciddiyetsizlikle, âidiyetsizlikle, yalnızlıkla savruluyoruz. Katl edilen kıza tekrardan Allah'dan rahmet niyâz ederek, Nâmus'un kelime anlamının Din olduğunun bilinciyle selâmetle.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;