Ultra-Kemalist bir hareketin Erdoğan’ın yanında yer almasını normal şartlarda anlamak güç olabilirdi. Ancak normal şartlarda bir araya gelmeyecek iki grubu FETÖ’ye karşı mücadele birleştirdi. Aydınlık zaten bin yıldır Cemaat tehlikesine dikkat çekiyor, bu yüzden de FETÖ’cü savcı ve polislerin hedefindeydi. Ergenekon kumpası başladığında ilk olarak Doğu Perinçek ve arkadaşları zindanı boyladı. Oysa onlar şahsen mağdur olmadan da Türkiye Cumhuriyeti için en büyük tehdidin FETÖ olduğunu savunuyorlardı.
ATATÜRK VE DEVLET
FETÖ’yle mücadele bitene kadar da Erdoğan’a destek vermeyi sürdürecekler. Çünkü FETÖ’yü bitirmek, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini de garanti altına almak anlamına geliyor.
15 Temmuz FETÖ tehdidinin boyutlarını göstermesi bakımından bir uyarıydı, ama daha da ötesi hepimizin ortak paydasının Türkiye Cumhuriyeti’nin devamlılığı olduğunu kanıtladı.
Liberallerin anlamadığı darbenin sadece hükümeti değil, rejimi, Cumhuriyet’i devirmek için tezgâhlandığıydı.
Epey bir süredir Erdoğan ve arkadaşları “dışarıdan” katıldıkları sistemin ta kendisine dönüştüler. Müesses nizama alternatif olarak parlayan bir siyasi parti, artık bizzat düzenin kendisini oluşturuyor. Devlet yönetiminde geçen uzun yıllar iktidara artık “dışarıdan” olma lüksünü vermiyor, kaçınılmaz olarak var oldukları sistemin bir parçası oluyorlar. 15 Temmuz’dan sonra iktidar saflarındaki kimi söylemlerde devletin bütünlüğüne, hatta Atatürk’e yapılan vurgu da bu geçişin bir işareti.
Türkiye Cumhuriyeti’ne her ne pahasına olursa olsun sahip çıkmak zorundayız.
YENİDEN YENİKAPI
KEMALİZM’i Türkiye Cumhuriyeti’nin korunması ve tek devlet doktrini diye yorumlarsak; FETÖ’yle mücadele, 15 Temmuz darbesinin engellenmesi, Erdoğan ve partisini ister istemez Kemalizm ve Türkiye Cumhuriyeti’nin, bir dönem “Eski Türkiye” denen yapının en kritik kalesi haline getiriyor.
Darbenin hemen ardından oluşan Yenikapı ittifakına geniş kitlelerin destek vermesi, birçok Beyaz Türk’ün de Erdoğan’ın safında yer alması bundandı.
Ancak olağanüstü hal şartlarında, referandum sürecinde ve birçok başka dikkat dağınıklığıyla ne yazık ki Yenikapı ittifakı çatırdadı. 15 Temmuz’un birinci yıldönümü yaklaşırken geniş kitleleri de yeniden içine alacak bir halk koalisyonunun nasıl kurulacağını tartışmamız gerekiyor. Özellikle darbeyi önlemiş bir iktidarın özgürlüklerin önünü açması, kapsayıcı bir dil kullanması bu aşamada kritik. Erdoğan’ın 15 Temmuz’da yapacağı konuşma bu açıdan hayati önem taşıyor.
Habertürk
6 Temmuz 2017
YORUMLAR
1876 kez izlendi
920 kez izlendi
1072 kez izlendi
2293 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.