Hiç kusura bakma, sen kaşındın! Bizim askerle ilişkimizi, kendininkine benzeterek geçmiş defterlerin açılmasına neden oldun.
Sen askerden bahsedince, biraz geriye dönüp arşivleri karıştırdım. Meclis’te oluşturulan 28 Şubat Araştırma Komisyonu’na yaptığın açıklamalar ve 27 Şubat 2007 tarihinde kaleme aldığın yazı, askerle girdiğin kirli ilişkiler üzerine yorum yapmaya bile gerek bırakmadı.
Önce, komisyona yaptığın açıklamalardan başlayalım:
- Genelkurmay Başkanlığı’na bir kere gittim brifinge. Çevik Bir’in odasına gittik. Bir’le bir defa da telefonla konuştum, o da Fetullah Gülen okullarıyla ilgiliydi.
- Gazetecilik hayatımda utandığım konular var. Andıç meselesinde dolduruşa geldik. Gurur verici, övünç duyacak bir şey değil.
Şimdi de 27 Şubat 2007’de ‘İmzam hâlâ aynı yerde’ başlıklı yazından ilgili bölümü yayımlıyorum;
İşte demokratlığın!
“…Brifingi veren komutan o gün şu hatırlatmayı yapmıştı: ‘Kanunlar bize anayasal düzeni korumak için gerektiğinde silah kullanma yetkisi veriyor’. Bu sözler ertesi gün Hürriyet’in manşetiydi. Bugün 28 Şubat’ın 10. yıldönümü. Evet destekledim ve desteklemeye devam ediyorum… 28 Şubat, Türkiye demokrasisinin gerçek bir balans ayarıdır.”
Bir de hatırlatma;
Kendine bu kadar güveniyorsun ve "28 Şubat’ın altına imza atarım" diyorsun ya; peki 28 Şubat soruşturması başlayıp, davanın sivil ayağının olacağının duyurulması üzerine, neden paçaların tutuşup, bir gazetenin genel yayın yönetmenini arayıp - ismi bende gizli kalacak- aman diledin?
Duracaksan, dik duracaksın. 10. yılında nasıl "28 Şubat’ın altına imza atarım" diyorsan, sonraki yıllarda da bu imzanı inkâr etmeyeceksin!
Akşam
9 Ocak 2016
Hiç yorum yapılmamış
4723 kez izlendi
1676 kez izlendi
1144 kez izlendi
630 kez izlendi
3536 kez izlendi
864 kez izlendi
580 kez izlendi
3622 kez izlendi
2606 kez izlendi
1311 kez izlendi
1768 kez izlendi
634 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.