SİYASET

Latif Erdoğan : Nepotizm ve cemaat

Tarih
27 Ocak 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Latif Erdoğan

3 Ocak 2015

N
epotizm, Latincede ‘yeğen’ anlamına gelen ‘nepos’ sözcüğünden türetilmiştir. Yönetimde kan bağı yakınlığını öne çıkaran bir sistemin adıdır. Denilenlere bakılırsa, Rönesans döneminde Papaların yeğenleri için üst düzey işler bulma eğilimleridir. Yine denildiğine göre, bu tür uygulamalar kilisenin etkinliğini ve diğer kişilerin morallerini olumsuz yönde etkilemiştir.

Konuyu Cemaat bağlamında düşündüğümüzde, özellikle 2000’li yıllardan sonraki süreçte cemaat içinde görünür bir şekilde böylesi bir uygulamayı gözlemlemekteyiz.

Gülen, işin başında, yakınlarını özellikle kardeşlerini cemaat yapılanmasının bünyesine almamakta çok radikal paradigmalar geliştiren bir insandır. Hatta, kardeşlerinin zengin ve varlıklı insanlar olmamaları için özel dualar ettiğini nice defalar açıktan söylemiş; bunu da hizmetin töhmet altında kalmaması gerektiğine bir gerekçe olarak yorumlamıştır. 

Kardeşi Mesih Gülen, çekirdekten yetişmiş iyi bir matbaacı olmasına rağmen, hizmete ait matbaada görev alması, biraz da benim tavassutumla ama çok zor gerçekleşmiş, Gülen söz konusu hassasiyetini son kerteye kadar muhalefet ederek sürdürmüştür. Bizim, mütevelli heyetini devreye sokarak yaptığımız ısrarlar sonucu Mesih Gülen, Erzurum’daki kendi matbaasını diğer kardeşlerine devrederek İzmir’e yerleşmiş, mesleki bilgi ve becerisiyle başına geçtiği matbaayı en iyi şekilde yönetmiştir. Fakat ne o, ne de diğer kardeşleri Cemaat yapılanması içinde yer almamışlar, ilişkileri sadece kurumsal bazda sürmüştür..

Ne ki, ‘yeğen’ kimliği taşıyanlar için aynı hassasiyetin gösterildiğini söyleyemeyiz. Yeğenler ve onların oluşturduğu ağlar, zamanla özel bir statüye tabi tutularak bir çeşit nepotizm uygulamasına geçilmiş; bu geçiş de hiç kuşkusuz cemaatin kaotik düzenli yapısına bir boyut daha eklemiştir.

Yeğenler kadrosu, Gülen’le doğrudan görüşme imtiyazına sahiptir. Bu imtiyaz, cemaat içindeki özgül ağırlığı sebebiyle, her türlü hiyerarşiyi, her türlü statü farkını sıfırlayan bir durumdur. Yeğenler, Gülen’le görüşmelerini, onun odasında ve Gülen’le baş başa yapabilmektedir. Bu durum cemaat içinde çok az insana nasip olan bir payedir; böylesi payeye mazhar olanlar, görüşmelerinin muhtevası ne olursa olsun cemaat içinde öncelikli kişiler olarak algılanır; manevi otoriteleri tartışmasız hale gelir. Piramidin en tepesindeki kişiler bile, bu imtiyazlı kişilere karşı hassas ve özverili davranmak zorundadır. Bir bakıma artık onlar, topluluğun altın buzağısı mevkiindedir..

Cemaat içindeki nepotizm uygulaması elbette sadece meselenin psikolojik yanıyla sınırlı değildir. Bu kadro, en önemli hizmetlerin kendilerine emanet edildiği seçkinlerdir. Özellikle, mahrem ve gizli kalması gereken her türlü çalışma bu kadronun yed-i eminine ya da daha doğru ifadeyle tekeline teslim edilir. Gülen bu kadroyu, cemaat içi istihbarat elemanları olarak da kullanır. Bu bilindiği için de, cemaatin aktif elemanları bu kadro fertlerine karşı hem tedbirli hem de riyakar davranır. Gülen’e bağlılık, sadakat mesajları çoğunlukla bu kadro fertleri üzerinden gönderilir; Gülen’e muhalefet edenlere karşı geliştirilen en adi linç söylemleri bu kadro fertlerine bir amentü inancı içinde sadakat gösterisi olarak beyana dökülür. Onlar da bu ifadeleri, gönüllerinde yer ettiği ölçüde Gülen’le paylaşır..

Cemaate katılımlar çoğaldıkça ve çeşitlendikçe, söz konusu kadronun işlevi de artmış, gördükleri işler de büyük oranda çeşitlenmiştir. Onlar ve kurdukları ağ şimdilerde Cemaat yapısının çekirdek kadrosu olmuştur. 

Cemaat çözülmeye başladığında, Gülen’in en çok başını ağrıtacak hususlardan birisi de kuşkusuz sonradan geliştirilen söz konusu kadroya olur vermesidir. Sıhri bağı, sadakat ve körü körüne bağlılığı esas alan; istidat, kabiliyet ve liyakati dışlayan bu tür körleştirici uygulamanın pratikte, taklit ya da insiyaki cemaat aidiyeti sebebiyle iki kötü sonucu daha olmuştur.

Birincisi, bu tür uygulamayı model alan her seviyedeki cemaat içi yönetici, işe kendisi için böyle bir gizli kadro edinmekle başlamış; bu sebeple de cemaat bünyesinde bölünmeyi, parçalanmayı tetikleyecek ve hızlandıracak yüzlerce görünmez adacıklar oluşmuştur.

İkincisi, aynı model, cemaat büyük bir akraba grubu kabul edilerek dış dünyadaki ilişkilerde uygulanmış, resmi, gayr-i resmi bütün iş alanlarına öncelikli olarak cemaat üyeleri yerleştirilmiştir. Bu tür olumsuz uygulamanın milletimize neye mal olduğunun envanteri ise henüz çıkarılabilmiş değildir..

YeniAkit

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2020 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;