Bir yandan, küresel ölçekte 'hayat pahalılığı'nın evrensel bir soruna dönüştüğünden söz ediyorlar; diğer tarafta ekonomiler çok soğur ise, işssizlik sorunun artmasından duydukları endişeyi dile getiriyorlar. Çünkü, 'enflasyon şoku' ve 'hayat pahalılığı'na yönelik çözüm metodolojisinde, kamu mali politikalarını, kamu mali araçlarını ve hükümetlerin direkt ekonomi politikalarının nasıl devreye alınabileceği hususunda bir 'el kılavuzu'nu uzun bir süredir kullanmamaktalar. Bu nedenle, para, maliye ve direkt kontrol politikalarından oluşan keynesyen heterodoks yaklaşım, 'alışılmış', 'ezberlenmiş', hatta 'banalleşmiş' neoliberal ortodoks yaklaşıma göre çok daha geniş bir hareket alanı sağlar.
Üzücü olan şu; dünyanın önde gelen uluslararası ekonomik teşkilatları 'ezber'e dayalı bir çözüm çabası içerisinde. Oysa, ne bugünkü enerji krizi 1970 petrol krizlerine benziyor; ne önde gelen ülkelerin kamu maliyesi pozisyonları aynı durumda. Ne, para politikası aynı esnekliğe sahip, ne de faiz artışlarına piyasalar aynı tepkiyi veriyor. Daha da karmaşık olan nokta, 1970'li yılların 'maliyet enflasyonu şoku'ndan daha karmaşık, çok yönlü, daha güçlü bir trendle yükselişini sürdüren bir maliyet enflasyonu ve önde gelen ülke ekonomilerinde zaten kırılgan bir denge söz konusu iken, salt 'para politikası' ile bu derece karmaşık bir 'maliyet enflasyonu' yapısı ile mücadele etmek, henüz en kötüsünün yaşanmadığı" gerçeğiyle işi büsbütün karmaşıklaştırıyor.Hiç yorum yapılmamış
4718 kez izlendi
1673 kez izlendi
1144 kez izlendi
627 kez izlendi
3536 kez izlendi
864 kez izlendi
580 kez izlendi
3622 kez izlendi
2606 kez izlendi
1311 kez izlendi
1768 kez izlendi
634 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.