Kürtler, Tayyip Erdoğan döneminde, cumhuriyet tarihi boyunca mümkün olamayacak, düşünülemeyecek, akla hayale bile gelemeyecek haklara kavuştular.
Bu bir devrimdi.
Serbestçe Kürtçe konuşabilmek... Kürtçe gazete, kitap, dergi çıkarabilmek... Kürtçe televizyon yayını yapabilmek... Kürt beldelerine, kurumlarına, binalarına Kürtçe isim koyabilmek, daha doğrusu bunların gerçek isimlerini kullanabilmek...
Tıpkı Fransa'da ve İspanya'da Basklar'ın elde ettikleri haklar gibi.
PKK (yani onun arkasındaki üst akıl) adilik etmeseydi, görüşme masasına tekme atmasaydı, arkadan daha başka haklar ve özgürlükler de gelecekti... Bunlar yeni anayasada da yer bulacaklardı...
Ama PKK'nın derdi haklar ve özgürlükler değildir, ille de bağımsızlıktır. Bu nedenle, gerçek bir demokratikleşmeden korktu.
O yüzden de, tarihte ilk kez Kürtçe televizyon programı sunan Rojin'in elini öpecek yerde, "Türkler'e hizmet veriyorsun" diye kızcağızı ölümle tehdit etmişlerdi...
***
Güneydoğu illeri, son yıllarda huzura kavuştular.
Çünkü PKK'nın beli kırıldı, hendekler kapatıldı, yığınaklar yok edildi, birçok kasaba cumhuriyete geri alındı. (Emperyalistler bunu gördükleri için PKK'dan umutlarını kestiler, artık YPG üzerine oynuyorlar.)
Kürtler bunun karşılığını, oylarını AK Parti'ye yağdırarak verdiler.
Onları huzura kavuşturan iktidarın oy oranı, bölgede yüzde 8 arttı. Daha önce HDP'nin kazandığı birçok belediye de AKP'ye geçti.
Mesaj şuydu: Bölünmek ve ayrılmak yok, Türk askerine el kaldırmak yok, bu koşullarla dileyin bizden ne dilerseniz...
Bunu kabul ettiler. Aklın yolu da buydu.
***
YORUMLAR
1880 kez izlendi
922 kez izlendi
1076 kez izlendi
2293 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.