Altılı masanın "anayasa sunumunda" Temel Karamollaoğlu'nun dinlerken dinlerken içi geçmiş ve mışıl mışıl uykuya dalmış...
Bu da söz konusu masanın ne kadar ciddiye alınması gerektiği hakkında bir ipucu veriyor.
Ucunu koyuverin, ipin gerisi de geliyor:
Cumhurbaşkanını halk mı seçsin Meclis mi diye uzun uzun tartışmışlar, sonunda "Halka verilen bu yetkinin şimdi geri alınmasının psikolojik bir etkisi de olacaktı" deyip değiştirmemeye karar vermişler!
Yani gene halk seçecek ama beş yıllığına değil yedi yıllığına.
Halk seçecek ama yetkisi olmayacak.
Böylece "güçlendirilmiş" oluyor herhalde.
Bunun bir adı vardır ama ona "yarı başkanlık sistemi" denir.
Fransa'da olduğu gibi. Ama orada başkan güçsüz değildir.
Başkaca... Kimseyi ilgilendirmeyen "gensoru" gibi yenilikler geliyor...
Bakanlar Meclis üyesi olacaklar.
Kimseyi ilgilendirmeyen bir diğer yenilik:
HSYK ikiye bölünüyor, HYK ve SYK oluyor.
YÖK kalkıyor, YÜK oluyor...
RTÜK'e gazeteciler ve akademisyenler seçiliyor. (Kimler olacağı şimdiden bellidir.
Herhalde bendeniz değilim.) Yüzde 1 oy alan siyasi partiye bile devlet yardımı sağlanarak Babacan ve Davutoğlu gibi isimlerin yolsuz kalmaları önleniyor...
Kadına şiddetten hüküm giyen milletvekili olamayacakmış. Lumpenler çok üzülmüşlerdir.
Bütün beklentileri bir Meclis koltuğuydu.
***
Bununla ne biçim oy alırlar...
Peki ya aday? Aday maday yok.
"Şubattan sonra" çıkacakmış.
***
Hiç yorum yapılmamış
4717 kez izlendi
1673 kez izlendi
1144 kez izlendi
626 kez izlendi
3536 kez izlendi
864 kez izlendi
580 kez izlendi
3622 kez izlendi
2606 kez izlendi
1311 kez izlendi
1768 kez izlendi
634 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.