Lumpenler bir yandan birbirlerini öldürüyorlar, bir yandan "münferit" olarak da kendi kendilerini...
Bir tür intihar ama farkında bile olmadan.
Hayatlarına son vermek için seçtikleri gözde mekânlar, bildiğiniz gibi Şile ve Kilyos kıyılarıdır.
İstanbul'a ulaşamayanlar için de göletler ve sulama kanalları.
Eskiden Fırat, Kızılırmak falan gibi nehirlerimiz de bu işe yararlardı ama artık gözden düştüler. Türkülerde kaldılar.
"Tehlikeli ve yasaktır" uyarısını şehirliler ciddiye alırlar, tehlikeden çok da yasaktan korkarlar. Bir şeyin tehlikeli olmasından çok yasak olması tehlikelidir.
Lumpen aldırmaz.
Deniz kıyısında dip dalgası, "rip akıntısı" falan, böyle şeylere kafası basmaz.
Gazete de okumadığı için "malumatı" bile olmaz.
Sulama kanalına girer, serinler ve tatlı suda, yüzme de bilmediği için, boğulur.
Tehlikeli ve yasaktır ama girer. Kural tanımaz. Ölçü bilmez.
"Tabela" mabela görmez.
Polis de vardır ama aldırmaz.
Sıcaklıyor garibim...
Daha uyanık geçineni kamyon kasasını suyla dolduruyor, atlıyor cup diye.
Come to bilmemnere!..
Neden gelelim yavrum senin oraya, cesedini karaya taşımak için mi?
***
Hiç yorum yapılmamış
4717 kez izlendi
1673 kez izlendi
1144 kez izlendi
626 kez izlendi
3536 kez izlendi
864 kez izlendi
580 kez izlendi
3622 kez izlendi
2606 kez izlendi
1311 kez izlendi
1768 kez izlendi
634 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.