Söylemiştik: Önce "seçimler şaibeli" palavrasını sıkacaklar.
Sonra bir süre Yüksek Seçim Kurulu'na sövecekler.
Sonra da "günah keçisi" arayacaklar ve bulacaklar: Kemal Kılıçdaroğlu.
Daha sonrası da onu "devirme" çabasıyla geçecek.
Arada kısa bacaklı ve kıllı ayıların, ampul kafalıların "hatırını sormadan" da edemeyecekler. Huylarıdır.
Böyle böyle 2019 da geçer gider hayırlısıyla...
***
İşte şimdiden başladılar: Algı operasyonu önce "seçmen kütükleri" üzerinden yürütülüyor.
Sahte seçmenler varmış...
Bu sahte seçmenlerin oylarının hep AKP'ye yazılacağı varsayılıyor her ne hikmetse...
Ve de seçim sonuçlarını etkileyebilecek kadar çok oldukları varsayılıyor: Hani şöyle birkaç milyon kişi.
Öte yandan, hiç anket yapılmıyormuş. Bunda bir iş varmış.
Çünkü Erdoğan izin vermiyormuş.
Bu da, AKP'nin zor durumda olduğunun kanıtıymış.
AKP bıkmadan usanmadan da toplumda ayırımcılığı körüklemeye çalışıyormuş...
Bunu söyleyenler, Erdoğan'ı ayağından asılmakla ya da mahzenlerde zehirlenmekle tehdit edenleri "yılın adamı" seçenler!
Ve de, sıkı durun şimdi, Erdoğan kaybedeceğini hissederse belediye seçimlerini "yaptırmayabilirmiş!"
Nasıl olacak bu?
"Ben diktatörüm ya, yaptırmıyorum işte" mi diyecek?
Genel seçimde de böyle sallamışlardı, daha önceleri de.
Nasıl olsa bu çamurun "unutulacağına" güveniyorlar.
Hani, "Erdoğan helikopterle Malezya'ya kaçacak" palavrasının çoktanunutulduğu gibi...
Önce Ankara'dan Kuala Lumpur'a kadar gidebilecek bir helikopterin "icatedilmesi" gerekiyordu ama önemi yoktu...
Fetö de "Erdoğan hasta, çok geçmez ölür" palavrasına kuvvet vermişti.
Ameliyat masasında bir punduna getirip öldürecekler, "takdir-i ilahi" numarasına yatacaklardı.
***
Hiç yorum yapılmamış
1880 kez izlendi
922 kez izlendi
1076 kez izlendi
2293 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.