GÜNCEL

Elif Çakır : Tuhaf şeyler oluyor!

Tarih
11 Temmuz 2019
İzlenme
Kişi
Yazar
Elif Çakır

Kurulduğu 8 Mart 2013 yılından bu yana “dokunulmazlığı” olan KADEM hedef tahtasına oturtuldu. Hem de ne hedef tahtasına oturtulma...! Kıtır kıtır kesilmeye çalışılıyor! Öyle sözler ediliyor ki, ağızlardan çıkanları kulaklar duymuyor!

KADEM, yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın kurduğu ve yönetiminde olduğu dernek “Sorosçu” olmakla itham edildi. Edilebildi!

Ve KADEM’i “Sorosçulukla” itham edenler iki gündür  “Ne var dokunulmazlığınız mı var?” parmağı sallıyorlar! KADEM sosyal medyada linç ediliyor! Ve KADEM’i linç edenlere ne  BEŞTEPE’den okkalı bir cevap veren var, ne de çıkan bir iki sesin dışında, AK Parti iktidarı içerisinden gelen, öyle sert bir tepki falan var!

Hayretler içerisinde izliyorum...

Kim derdi ki, gün gelecek, bir gün “Sorosçu” yaftası Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın derneğinin alnına yapıştırılmaya çalışılacak...

Öyle ya KADEM’e “Sorosçu” demek Sümeyye Erdoğan’a “Sorosçu” demektir!

Ben mi yanlış yorumluyorum yoksa?

Ama, böyledir işte...

elif çakır ile ilgili görsel sonucu

Sonuçta, dilinin kemiği olmayanların, önüne gelene, beğenmediğine “Sorosçu” dediği ve bu tavrın alkış aldığı ve ödüllendirildiği  bir ortamda iş çığırından çıkar, çünkü nerede durulacağı bilinmez ve işin çığırından nasıl çıktığı anlaşılmaz bile! Bir de bakarsınız ki alnınıza uzanmaya çalışan eller var, dün birilerinin alnına yapıştırdıkları etiket sizin alnınıza yapıştırılmaya çalışılıyor!

Son beş yıldır, iktidardan biraz farklı düşünen, AK Parti iktidarının icraatlarını eleştiren, beğenmeyen, ‘adalet’, ‘hukuk’, ‘demokrasi’ hatırlatmalarında bulunan, hatta üç yıl önce AK Parti ile yaptığı ittifak sayesinde meşru halkaya giren ve dokunulmazlık kazanan MHP’ye bile ‘müsaadeniz olursa kaşınızın üstünde gözünüz var demek istiyorum’ sesi çıkaran herkes “Sorosçu”, “vatan haini”, “dış güçlerin işbirlikçisi” ve “Kripto FETÖ’cü”  olarak yaftalandı. AK Parti’den başka partiye oy verenler “PKK’lı”, “FETÖ’cü” ilan edildi.

Umarım “Sorosçulukla” itham edilen KADEM hadisesi iyi bir tecrübe olur ve bu tatsız hadise gerekli dersin alınmasına vesile olur.

***

Peki, ne oldu da KADEM birden bire hedefe oturtuldu? Düne kadar var olan dokunulmazlık zırhı KADEM’in üzerinden nasıl çıktı?

kadem ile ilgili görsel sonucu

Kadın hareketlerinin bir ülkenin toplumsal modernleşmesinin dışa vurumu olduğuna inanan birisi olarak şunu söylemeliyim ki, KADEM  iktidara yakın sivil toplum kuruşları içerisinde işini en iyi yapan, yüzü düzgün derneklerden birisidir. Bu tür kadın hareketlerini önemsiyorum, çünkü bu tür dernekler, bir ülkenin kentleştiğinin, eğitim düzeyinin arttığının ve meslek sahibi kadınlarının oranın iyi olduğunun göstergesidir. Ve toplumun bireyselleşmesinin önünü açar. Çünkü ancak bireyselleşmiş toplumların vatandaşları kendi haklarının farkında olabilirler.

Sonuçta KADEM kurulduktan sonra öyle ya da böyle düzgün işler yapmaya da çalıştılar. Birkaç örnek verelim:

Mesela, Gölcük Mütfüsü Mehmet Yazıcı’nın sosyal medya hesabından yaptığı  “Mağazalarda ambalajı açılmış teşhir ürünleri hep yarı fiyatına satılır. Anlayana...”  skandal paylaşımına KADEM hiç düşünmeden bir açıklama yaparak kınamış hatta kınamakla yetinmeyip şu sözlerle suç duyurusunda bulunmuştu:

“Bu paylaşım, başörtüsü kullanmayan kadınların yaşam tarzlarına ilişkin tercihlerine yönelik bir müdahale niteliği taşımaktadır. Demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve insan hakları ile temel özgürlüklere saygının geliştirilmesine katkıda bulunmak adına....” (28 Eylül 2017)

Mesela, cinsel istismar suçunda mağdurla failin evlenmesi durumda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair AK Partili milletvekilleri tarafından Meclis’e sunulan yasa tasarısı KADEM’in gösterdiği sert tepki üzerine geri çekilmişti. KADEM, yaptığı açıklamada, bu yasa tasarısının “politik ve ideolojik çekişmelerin ötesinde” tutulması gerektiğini söylemişti. (19 Kasım 2016)

Haziran ayında İstanbul’da bir duruşmada, mini etek giydiği gerekçesiyle hakim tarafından uyarılan avukata yine KADEM destek çıktı ve “İstanbul’da bir hakim tarafından, kadın avukatın tercih etmiş olduğu giyim tarzına yönelik sergilenen hukuksuz ve gayri ahlaki tavır, hak ve özgürlüklere yapılmış bir müdahaledir” açıklaması yaptı. (1 Haziran 2019)

KADEM’e dair bunun gibi takdir edilesi pek çok örnek verilebilir.

Peki, KADEM, mahalleyi bu kadar öfkelendirecek yeni ne yaptı?

Aslına yeni hiçbir şey yok.

Kronolojiye bir bakalım. Sanırım şöyle gelişti hadise:

Her şey 4 Haziran’da  başladı.

4 Haziran’da Haliç Kongre Merkezi’nde STK temsilcileriyle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nin bağlayıcı olmadığını savunarak “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projeleri’ne karşı oluşan rahatsızlığı” anladığını söyledi. Bu söz üzerine KADEM’den bir yetkili İstanbul Sözleşmesi ile ilgili söz almak isteyince salondakiler tarafından yuhalandı. Haberlere yansıyan bu.

Ve sanırım film de burada koptu.

istanbul sözleşmesi ile ilgili görsel sonucuBunun üzerine, AK Parti içindeki “malum çetenin” içinde yer alan birisi, sosyal medya hesabından, KADEM’in 3 Haziran’da Türk Kadınlar Birliği, Mor Çatı ve Kadın Dayanışma Vakfı temsilcileriyle bir araya geldiği, “İstanbul Sözleşmesi’nin Etkin Uygulanması ve İzlenmesi Alt Komisyonu 7. Toplantısı”nın resmini paylaşarak “AK Parti’nin çok derin araştırmalar yapmasına, anketler yapmasına gerek yok. Olup biteni anlaması için buraya ve gelen tepkilere bakması yeter”  paylaşımı yaptı.

Bu paylaşımı yapan diyor ki “AK Parti oy kaybı için buraya baksın”!

Sonrası malum...

KADEM’nin yaptığı 7 toplantı boyunca ses çıkarmayanlar, yapılan 7 toplantı boyunca ve 2014’te resmi olarak yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi’nin “aileyi yıktığını” , “aile birliğini bozduğunu” düşünmeyenler, 4 Haziran’dan sonra KADEM’e saldırmaya ve İstanbul Sözleşmesi’nin Tanzimat’tan bu yana en büyük tehlike olduğunu dillendirmeye kalkıştılar! Ve KADEM Sorosçu’lukla itham edildi!

Oysa sorsan hepsi sözde “kadına şiddet” uygulanmasına karşıdır. Söze böyle başlarlar ancak “ama” diyerek sözlerini “kadınlara hak tanınmasının aileyi bitireceği” ile tamamlarlar.

İstanbul Sözleşmesi kadına şiddet konusunda, kadınların toplumsal hayata katılmasını sağlaması ve kadının bireyselleşmesini sağlaması açısından yeterli bir sözleşme bile değildir.

Kaldı ki KADEM, dindar muhafazakar kesimin delirmesini sağlayacak bir  “kadın erkek eşitliği” savunuculuğu yapan bir dernek bile değil.

Dahası İstanbul Sözleşmesi’nde “aileyi yıkacak”, “aile yapısını bozacak” hiçbir şey yok. Asıl mesele ne peki? İstanbul Sözleşmesi’nin 4. Maddesinin 3. Fıkrasında  “Her türlü cinsel yönelim sahibi bireyin şiddete ve ayrımcılığa karşı devlet güvencesinde olması” yazmasıdır.

Yani “aile yapısını bozuyor” dedikleri, “eşcinselliği övüyor” dedikleri maddenin eşcinselliği övmekle,  tasvip etmekle ilgili bir durum söz konusu değil.

yazının devamı 

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Size Katılmıyorum.

    12 Temmuz 2019 23:14
    1 0
    2/2 Ayrıca kendiniz itiraf ediyorsunuz. Bu dernek son zamanlarda yoğun tepkiler almaya başladı diye. Sebebini araştırmak yerine kolay yolu seçip eleştiriyorsunuz. Elif hanım bu dernek yargıya ve yaşamaya etki edebilecek konumda. Etki ediyor da. Ama sapla samanı birbirine karıştırıyor. İstanbul sözleşmesinin içeriğini iyice öğrenin. Aile yapısına olumsuz etkilerini de.
  • Mesut ziv

    12 Temmuz 2019 23:00
    1 0
    Sayın Çakır kadın erkek eşitliğini savunan bir dernek bile değil demişsiniz çok haklısınız kadını erkekten üstün gören bir dernek ve bir sözleşme... Size bir soru sormak istiyorum kuran ı kerimde kadın ve erkek ayrımını anlatan ayetler hakkında ne düşünüyorsunuz muhafazakar bir bayan olarak bunu cevaplamanızı bekliyorum yada miras hukukunda erkeğe iki kadına neden bir pay veriliyor...
  • Size Katılmıyorum

    12 Temmuz 2019 22:59
    1 0
    1/2 Kadem yada bir başka kadın derneği fark etmiyor. Referans değerleri batı medeniyetine dayalı. Yani feminizme. Böyle olunca derneğin cinsiyet ayrımı takıntısı diğer derneklerden farksız. Sn.Çakır bu derneği savunurken nesnel bir temel yerine derneğin içine düştüğü cinsiyet ayrımı takıntısıyla yandaş tavrı sergiliyor. Feminizm, diğer Batılı akımlar gibi çağın fitnesi haline gelmiş. Kadın erkek ilişkilerini belirleyen feminizm değil. Allah cc.
  • Mimar

    12 Temmuz 2019 17:39
    1 0
    bu teslikte bir iş var... yine kafamızda deli sorular...
  • ALİSAM

    12 Temmuz 2019 15:47
    1 0
    bu yazıyı gülerek dinledim. zaten bu karar gazetesi yayın şekli geçmişte yayın yapan yakınlarda kapatılan zaman gazetesine benziyor.elif hn. ya feminist yada iktidar şakşakcılığı yapıyor.
  • ali

    12 Temmuz 2019 15:11
    1 0
    sebebi nedir kimlerdir bilmiyorum ancak şuan için erkeğe zulum başlamıştır onu bilirm komşum 17 yıl evvel boşandı hala nafaka ödüyor boşandığı kadın başkası ile evlenmedi çiftçilik yaptı gayri resmi başka adamın metresi oldu oradanda gelir elde etti şuan köydeki en zenginler listesinde ister ianın ister inanmayın ama hala ilk eşinden nafaka alıyor ben 19 yıldır çalışıyorum bir evim yok onun ise 3. evi oldu
  • Istanbullu

    11 Temmuz 2019 21:36
    4 0
    Çakır hanımın KADEME destek vermesi hiç de normal değil burda bir terslik olmalıdır.Abdullah gülü ve İngiltere çıkarlarına çalışanları destekleyen Elıf çakır hanım neden KADEMI desteklesin
  • Mehmet

    11 Temmuz 2019 18:20
    5 0
    2/2 Bunu örnekleyen geçenlerde bir haberde Kadın para üstünü kendine uzatan dolmuşçuyu tacizle suçlayıp dövüyor ardından şoför kadından özür diliyor Niye kadını firavunlaştırdnız. Adalette hukukta yeri olmayan kadının beyanı esastır KADEM şeytana hizmet ediyor
  • Mehmet

    11 Temmuz 2019 18:19
    4 0
    1/2 Kadınların erkeklerin ahlakı bozulmadı mı Bugün hakikatlı bir araştırma yapılsa kocasını aldatan kadınların çoğunun, ya da karısını aldatan erkeklerin çoğunun bu işi çalışan sözüm ona modern kadınlarla yaptığı ortaya çıkacaktır kanımca Kadına verdiğiniz fazla özgürlük kadına şiddeti azaltmayı bırak arttırdı. Niye kadını firavunlaştırdnız. Adalette hukukta yeri olmayan kadının beyanı esastır diye haksız hukusuz adaletsiz bir kanun maddesi var
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;