Türkiye ve Avrupa Gladio’su, ülkemizde ve Avrupa’da düzenlediği suikast’larda ve operasyonlarda taktiksel olarak cezaevlerinde bulunan tetikçileri kullandı. Eylemleri gerçekleştirmek için, Gladio tetikçileri bir şekilde cezaevlerinden kaçırıldılar. Abdi İpekçi cinayet sanığı Mehmet Ali Ağca, Dev-Sol lideri Dursun Karataş, Özal suikastı sanığı Kartal Demirağ bu kategoriden yalnızca bir kaçı. THKP/C Acilciler son Genel Başkanı Mihraç Ural da 1980 yılında Adana Cezaevi'nden firar etmesi sağlanarak, Suriye’ye kaçırıldı. Burada El-Muhaberat ile irtibata geçmesi sağlandı. Suriye rejimi, Türkiye’de kaos ve istikrarsızlık yaratmak amacıyla, bir taraftan PKK’ya kendi topraklarında kucak açarken, diğer taraftan Hatay Kurtuluş Ordusu ve İskenderun Sancağını Kurtarma Halk Cephesi'ni, 1986 yılında Mihraç Ural’a El-Muhaberat kontrolünde kurdurarak, Hatay’da Nusayri bir devlet kurma ve Hatay’ı Suriye topraklarına katma hayalleri peşindeydi. 19 yıllık Öcalan ve Ural dostluğunun temeli her iki terörist başının El-Muhaberat ile yaptıkları işbirliğinde gizliydi.
11 Mayıs 2013 tarihinde Reyhanlı ilçemiz yakın tarihimizin en kanlı terör saldırılarının hedefi oldu. Reyhanlı İlçesi'nin ana caddesi üzerinde Belediye ve PTT binaları önüne park edilmiş bomba yüklü iki araç eş zamanlı olarak halkın en kalabalık olduğu saatlerde patlatıldı. Saldırıda 52 vatandaşımız hayatını kaybederken 146 kişi yaralandı. Yapılan soruşturmada İlçedeki 73 MOBESE kamerasının hiçbirinin çalışmadığı tespit edildi. 1 Ocak 2014’te MİT’e ait yardım TIR’larını durduran ve bu nedenle hakkında casusluktan ve vatana ihanetten soruşturma açıp tutuklanan FETÖ’cü savcı Özcan Şişman’ın Reyhanlı katliamı öncesinde MİT’ten kendisine gelen saldırı istihbaratını örtbas ederek işlem yapmadığı ve yaptırmadığı iddia edilmişti. FETÖ’cü savcı tarafından alınan istihbaratın gizlenerek gerçekleşmesine yardım edilen terör saldırısının yurt dışı ayağının, Suriye BAAS Rejimi(Muhaberat) ile ittifak halinde Türkiye’yi hedef alan terör örgütü THKP-C Acilciler oluşturuyor. Örgütün elebaşı Mihraç Ural ise Türkiye tarafından kırmızı bültenle aranıyor. Uluslararası terör saldırısının amacı ‘Esed Rejimi'nin katliamlarından kaçan sığınmacılar ve Türkiye’ olduğu çok açık. Zira Türkiye Esed Rejimi'nin kanlı saldırılarından kaçan Suriyeli sığınmacılara 8 bölgede 17 kamp kurmuştu.
Reyhanlı saldırısından yaklaşık 5 yıl sonra Suriye’nin geleceğinin tartışıldığı ve önemli kararlar alındığı Soçi Kongresi'ne Mİhraç Ural Krizi damgasını vurdu. Türkiye kırmızı bültenle aradığı terörist başı Mihraç Ural’ın iadesini isterken, Ural’ın Soçi’ ye Suriye Gizli Servisi El-Muhaberat tarafından sağlanan sahte bir kimlikle katıldığı anlaşılıyor. Mihraç Ural gibi bir katilin Suriye’deki barış görüşmelerine katılması Soçi Konferansı ve garantör ülkelere karşı açık bir sabotaj girişimidir. Bu girişimin arkasında Avrupa Gladio’su dolayısıyla ABD derin devleti vardır. FETÖ’nün CIA’in bir maşası olduğunu yıllar önce Rusya Federasyonu gördü. Rusya 2006 yılı Şubat ayında ülkesindeki Türk okulları olarak FETÖ’nün kurduğu okulların faaliyetlerini sonlandırmıştı. Karlov suikastı sonrasında ise Putin FETÖ’nün Rusya ve Türki Cumhuriyetleri’ndeki tüm mal varlıklarına el koyma kararı almıştı. Hem Türkiye’yi hem de Türkistan coğrafyasını bilen isimlerle FETÖ’nün Orta Asya’daki tüm izini silme kararlığındaydı.
Rus savaş uçağının ordu içine sızmış FETÖ’cü subaylar tarafından düşürülmesi, Karlov suikastı ve Soçi Konferansı'na Mihraç Ural’ın katılması Türkiye ve Rusya’nın arasını bozmaya yönelik 3’üncü büyük provokasyondu. Bu nedenle Rus ve Suriye gizli servislerine sızdığı anlaşılan FETÖ’cülerin deşifre edilip bu kurumlardan temizlenmesi Soçi Provokasyonu'ndaki FETÖ izlerini net görmemizi sağlarken Suriye’de barış ve istikrarın sağlanması açısından da önemli gelişmelere ışık tutacaktır
Yenişafak
7 Şubat 2018
Hiç yorum yapılmamış
1875 kez izlendi
920 kez izlendi
1069 kez izlendi
2291 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.