GÜNCEL

Alper Tan : Fethullah'ı verseler ne olacak!

Tarih
25 Şubat 2017
İzlenme
Kişi
Yazar
Alper Tan
17-25 Aralık, özellikle de 15 Temmuz işgal teşebbüsünden sonra ABD-Türkiye ihtilaflarına bir de FETÖ maddesi eklendi. Özellikle son 7-8 aya baktığımızda iki ülke arasındaki en önemli konu FETÖ ve Fethullah Gülen’in iadesi..

Türkiye, Fethullah Gülen’in iadesi konusunu elbette doğal olarak gündemde tutuyor ve tutacak. Burada garip bir durum yok. Karşı tarafı bu konuda fazlasıyla sıkıştıracak da. Bu da olması gereken bir şey. Ancak bu konu her gün gündemde tutularak gayri ihtiyari öyle bir algı oluştu ki sanki ABD Gülen’i bize iade ederse bütün dertler bitecek, ABD-Türkiye ilişkileri çok iyi ve tamamen dostane hale gelecek.

Bu konuda çok dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü çeşitli boyutları var. Bir an için farz edelim ki ABD, Gülen’i paketledi ve bir gece ansızın bize verdi. Onu ne yapacağız? Muhtemelen iade ederken bazı şartlar koşacaklar ve nur topu gibi ikinci bir Apo’muz daha olacak.. Şu an hukukumuzda idam cezası olmadığı için onu idam edemeyeceğiz. Güvenlik açısından muhtemelen bir adaya yerleştireceğiz –ki böyle olacaksa en uygun yer Öcalan’ın da bulunduğu İmralı Adasıdır- ve onu belki de orada geberinceye kadar besleyeceğiz.

Bu arada ABD’den, Avrupa’dan hain ve casus hakları savunucusu bir yığın resmi veya sözde sivil kuruluş“Fethullah’ı adil yargılamıyorsunuz,” “Fethullah’ı zehirleyecekler,” “Fethullah’ı avukatlarıyla görüştürmüyorlar” türünden tezviratlarla onu yine gündemde tutacaklar. Orada öldüğünde de ölüsü üzerinde provokasyonlar yapacaklar.

Sayın Devlet Bahçeli’nin teklif ettiği ve milletin beklentisinde de olduğu gibi idam cezası getirilecek ve Fethullah Gülen de yargılanıp idam edilecekse, ibretlik şekilde cezalandırılacak, milletin yüreğine de su serpilmiş olacak.

Bu kadar yüksek beklentinin ardından onu iade ettiği içinse Washington, Türk halkında oluşan Amerikan karşıtlığını önemli ölçüde yumuşatmış olacak. Aslında ABD, kendi organize ettiği bir işgal girişiminde FETÖ’cü ve NATO’cu tetikçileri ve maşaları elimize tutuşturarak bu defteri kapatmayı hedefleyecek.

Bu iş bu kadar basit olmamalı. FETÖ’cü ve NATO’cu işgalciler sadece ve sadece birer uşaktır. Bizim hesaplaşmamız uşaklarla, maşalarla, tetikçilerle değil, onları bize karşı kullanan efendileriyle olmalı. İşgalci maşalar yargılanmasın demiyoruz. Elbette ruhunu satarak kendini kullandıran o alçakların cezaları olacak ve bu süreç zaten işliyor. 15 Temmuz mahkemelerinde biz, esas ABD ve NATO’yu da yargılamalıyız.

27 Mayıs 1960’ta Cemal Gürsel ve ekibini kullananlar, 12 Eylül 1980’de Kenan Evren ve cuntasını kullandılar. 28 Şubat 1997’de Çevik Bir ve cuntasını, 15 Temmuz 2016’da ise Fethullah Gülen’in satılmışlarını kullandılar.

Bugüne kadar Türkiye ne 27 Mayısçıları, ne 12 Eylülcüleri ne 28 Şubatçıları yargılayabildi. Yapılan bazı yargılama teşebbüsleri de akim kaldı. Şimdi benzer bir noktadayız. Biz en azından şimdi bu 15 Temmuz mahkemelerinde sadece maşaları değil maşaları tutanları yargılamalı ve deşifre etmeliyiz. Eğer bunu yine yapamazsak darbe geleneğinin yine cesaret bularak belli bir süre sonra tekrarlanma ihtimali var.

Eğer idam cezası getirilmeyecek ve bu şartlarda Fethullah iade edilip adalarda beslenecekse bunun çok anlamı olacağını düşünmüyoruz. Herkes de biliyor ki, ABD bize karşı sadece FETÖ’yü kullanmıyor. PKK’nın, YPG’nin, DHKP-C’nin en önemli destekçisi Washington’dur. ABD, ülkemizde ve diğer İslam ülkelerindeki ABD karşıtlığını azaltmak istiyorsa bunun çaresi bellidir. Bize ve diğer İslam ülkelerine karşı kullandığı güdümlü terör örgütlerine destekten vazgeçmeli..

ABD bunları yapmadığı takdirde FETÖ başı Gülen’i iade etmek gibi taktiksel manevralarla bir yere varamaz.

Mevcut dünya şartlarında Türkiye’nin ve topyekun İslam ümmetinin siyaseti açısından Müslüman dünyadaki ABD ve Batı karşıtlığı daha kolaylaştırıcı, daha göz açıcı ve daha faydalıdır. ABD, eğer taktiksel olarak Müslümanların tepkisini azaltacak adımlar atıp mevcut siyasetini sürdürmeyi tercih ederse bu bizim açımızdan tuzak olur. Fethullah’ın iadesi böyle bir amaca hizmet etmeyecek şekilde düşünülmeli.

Ayrıca ABD iade edecekse sadece Fethullah’ı değil Fethullah’la beraber FETÖ’nün üst düzey tüm işbirlikçilerini de vermeli. Bunların mahkemelerdeki tüm ifadeleri kaydedilip bu işgal, casusluk ve hainlik faaliyetlerini kimin adına yaptıklarını anlatmaları sağlanmalıdır.

Biz tüm dünyadaki darbelerin en büyük kaynağı olan ABD’yi yargılamadan bu tür olayların önüne geçemeyiz. 15 Temmuz yargılamaları böyle bir hayırlı sürecin başlangıcı olabilir..

Kanal A Haber
25 Şubat 2017

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2020 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;