AK Parti'nin icraatlarından şikâyet eden, önümüzdeki seçimde AK Parti'ye oy vermeyi düşünmediğini söyleyen bir grup arkadaşın davetine katıldım.
Hepsi uzun zamandır AK Parti'yi desteklemiş, ölümüne Erdoğan'ın yanında yer almış isimler. Bundan böyle Erdoğan'la yol yürümeye devam edeceklerini, ancak AK Parti konusunda kafalarının karışık olduğunu söylüyorlar.
Oturduk, iftardan sahura kadar konuştuk.
"Nedir sizi AK Parti'den uzaklaştıran? En çok rahatsız olduğunuz icraatlar nelerdi?" diye sordum. Tek tek anlatmaya başladılar.
Millî Görüş geleneğinden gelen bir arkadaş, "Erbakan Hocamız döneminde bu dava için cebinden para harcayanlar vardı. Şimdi bu davayı para için harcayan isimler var" dedi.
Haksız değil…
Haktan görünerek AK Parti saflarına katılan, ama makam, ama para, ama şan ve şöhret uğruna hakkı unutan isimler geldi geçti AK Parti’den…
Klişe tabirle; mücahit davasını, müteahhit davasına dönüştüren, ağzından Allah’ı düşürmeyen lakin zaman içinde Allah’ı unutan isimlerle karşılaştık geride kalan yıllar içinde…
Allah var!
Erdoğan bu tür isimleri zaman içinde partiden dışladı ve bir daha yüzüne dahi bakmadı. Ama durumdan haberdar oluncaya kadar bu isimler partiye verecekleri zararı vermiş oldu.
Bir başka arkadaş FETÖ meselesinden dert yandı…
“Siz aylarca yazdınız. ‘FETÖ ile mücadele AK Parti aleyhine dönüyor’ dediniz. Erdoğan ve AK Partili isimlerin FETÖ’cü diye yaftalanarak işinden edildiğini, kimilerinin hakkında bir delil olmamasına rağmen hapse girdiğini gördük. Kimse bunlara sahip çıkmadı. Adalet terazisi şaştı” dedi.
Bu da doğru…
FETÖ’den öğrendiği ihanet oyunlarını, masum insanların üzerinde prova eden isimler geldi geçti bu partiden. Nice suçsuz günahsız insan işinden edildi. İşinden edilmesi yetmiyormuş gibi hapislere atıldı.
Hâlâ hapiste olanlar var.
Gücüm yettiğince, dilim döndüğünce yazmaya, çıktığım ekranlarda anlatmaya çalıştım. Ama bu sırada tuhaf şeyler oldu. Kim olduğunu bilmediğim ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve AK Parti’ye bilerek, isteyerek zarar verdiğine emin olduğum birileri, “Bu adamı ekrana çıkarmayın” diye talimatlar gönderdi televizyon kanallarına…
Galiba biraz da bu yüzden gözden uzak, gönülden ırak olanların masasında oturuyorum yıllardır.
Ama hep söylediğim gibi…
Bizim işimiz onu, bunu, şunu memnun etmek için değil. Yapmamız gereken şey, Allah’ı memnun etmek. Yazıyoruz, yazmaya devam edeceğiz elbet.
Bir başka kardeşim, hırsızlıktan, yolsuzluktan bahsetti.
“Siyasete girdiğinde bir dairesi olan belediye başkanı, 5 yıl sonra şehrin göbeğine plaza dikiyor. Kimse bunlara parayı nereden kazandıklarını sormuyor mu?” sorusunu yöneltti.
YORUMLAR
1882 kez izlendi
922 kez izlendi
1079 kez izlendi
2293 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.