GÜNCEL

Nihat Nasır : Türkiye’nin zavallı muhalifleri...

Tarih
13 Mart 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Nihat Nasır

13 Mart 2015

Bir fikre ve görüşe ‘karşı’ olma anlamında ‘muhalif’ten söz etmiyorum.

Yahut ‘aykırı’ anlamına gelen tarafından...

Ne derse desin iktidarın aksine bir şeyler söyleme ihtiyacında olan ‘hastalıklı’ yaklaşıma dikkat çekmek istiyorum aslında.

   Türkiye’de mebzul miktarda var bunlardan.

Ortak payda ‘iktidar karşıtlığı’ olunca sağ sol, liberal, (neo) İslamcı (!), Kemalist, FG’ci, komünist, faşist, vesaire vesaire vesaire...

Ne varsa hepsini topyekun kapsıyor, ilginç bir biçimde.

Tuhaftır, ‘muhalifler’ bu durumdan rahatsızlık da duymuyorlar. 

Yakın geçmişte, söz gelimi Kemalistler, İslamcılarla aynı şeye karşı olmayı sorgular; hatta zaman zaman “bizden öğrendiniz bunları” demeye getiren küçümseyici bir tavır takınırlardı.

   Şimdi fark etmiyor.

Muhalif olsun da ko çamurdan olsun.

İçlerinde kavramlara derin manalar yükleyebilen ciddi entelektüeller (!) bile var ki, akl-ı selim kaç para!

   Peki, dertleri ne bu karman çorman oluşumun, mevcut iktidardan rahatsızlıkları? Elbette.

Küçük, küçücük dünyaları, onları bu noktada birleştirmeye yetip de artıyor.

   “Dünya 5’ten büyüktür!” gibi kelimenin tam manasıyla ‘karşı’ bir duruş, bunlar için hiçbir anlam ifade etmez mesela.

Mısır’daki soylu direnişi sahiplenmek de bir değer ifade etmez.

Rabia işareti yapmanın, aşağılık bir darbeye gözlerini kapayan emperyalist güçlerin, kapadıkları gözlerine sokulan parmaklar olduğunu, kendileri de gözlerini kapadıkları için tabii ki, göremezler.

Müstekbirlerin şımarık çocuğu İsrail’e; “van minıt!” çekmenin zaten irapta mahalli yoktur.

   Mavi Marmara’nın, insaniyetin idam edildiği sürgün adası Gazze’ye ulaşma çabasının da müspet bir karşılığı bulunmaz, mezkur taifenin zihin dünyasında.

Hele Suriye’deki vahşete, insaniyet adına yükseltilen itiraz sesine kulaklarını tıkayarak mukabelede bulunmaktan da imtina etmezler, her ne hikmetse.

Bırakın bu asil sese kulak vermeyi, Başbakanın, “Komşularla sıfır sorun” politikasıyla istihza edip ‘yalnızlaştık’ argümanıyla acımasız eleştiriler getirdiler. 

Oysa sahici manada ‘muhaliflik’, gerekirse yalnızlaşmak demek değil midir?

   “Yalnızlaştık” deyip eli kanlı katillerle poz poz fotoğraflar çektiren muhalif koro, en esaslı tokadı yine Başbakandan yedi, geçtiğimiz günlerde.

“Biz, komşularla sıfır sorun derken, zalimlerle sıfır sorun demedik. Evet, zalimlerle problemimiz oldu ve olacak!”

Şu iki cümle, dünya istikbarına karşı gösterilen esaslı duruşun onur madalyası misillü parlarken Başbakanın (iktidarın) göğsünde eften püften gerekçelerle “karşıyız, ille de karşı!” korosunun sözde muhalifleri, bu faziletten nasipdar olmayacaklarını deklare ediyor gibiler.

   Hülasa:

Türkiye’deki sözde muhaliflerin yaklaşımını esas aldığımızda genel anlamda efsunlu gibi görünen bu kavram birden sönüverip, tüm büyüsünü yitiriveriyor.

Bu ayıp da onlara yeter!

Diriliş Postası

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2020 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;