15 Temmuz darbe girişiminden sonra Fetullahçı Terör Örgütü’nün en kripto unsuru olan “mahrem yapılanması” ortaya çıkarıldı. Emniyet, Türk Silahlı Kuvvetleri ve MİT gibi kurumlarda ortaya çıkan bu yapılanma, “örgüt içinde örgüt” özelliği taşıyor.
FETÖ, mahrem yapı üyesi olan kripto unsurlarının kimliğini örgütün diğer mensuplarından dahi gizliyordu. Bu yapılanmada yer alanlar örgüt açısından o kadar önemli ki; FETÖ elebaşı Gülen ile doğrudan ve dolaylı irtibat halinde görevlerini yapıyorlardı. Sivil olan mahrem yapı unsurları, örgütün TSK, Emniyet ve MİT içindeki üyeleri ile irtibatı sağlıyordu. Örgüt içindeki sivil mahrem imama “öğretmen”, onun irtibatta olduğu, TSK, Emniyet mensubuna ise “öğrenci” adını veriyorlardı.
307 itirafçı
Darbeden birkaç ay sonra 2016 yılı Kasım ayında “Mahrem Yapılanmanın” iletişim için kamuoyunda “ankesörlü hat” olarak bilinen ancak market, bakkal ve büfe gibi kamuya açık yerlerde kurulu bulunan telefonlarla irtibat kurdukları öğrenildi. İtirafçıların verdiği bilgiler üzerine yapılan araştırmalarla kamuoyunun yakından bildiği “ankesörlü hat” operasyonları başladı.
“Ankesörlü hat” soruşturması 2017 yılı Kasım ayında İstanbul’da operasyona dönüştü. Yaklaşık bir yıldır binlerce TSK mensubunun gözaltına alındığını, çoğunun da tutuklandığını okuyoruz. Bugünlerde TSK’daki FETÖ operasyonlarının çoğu bu soruşturmalara dayanıyor.
Operasyonların ilk başladığı yer olan İstanbul’da bugüne kadar FETÖ’cü sivil mahrem imamların 485 ankesörlü telefonu kullanarak binlerce TSK mensubuyla darbe girişimi sonrası da irtibat kurduğu ortaya çıkarıldı.
İstanbul’da yapılan operasyonlarda 989 TSK mensubu hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Bunlardan 830’u yakalandı, 159’unun da firari olduğu ortaya çıktı.
Rapor hazırlandı
Hiç yorum yapılmamış
1892 kez izlendi
927 kez izlendi
1119 kez izlendi
2296 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.