SİYASET

Nagehan Alçı : Siirt’te durum kritik

Tarih
03 Haziran 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Nagehan Alçı

3 Haziran 2015

Şırnak’tan sabah erkenden ayrıldık. Milliyet’in Diyarbakır’daki başarılı muhabiri Aziz Fidancı ile Siirt’e doğru yola koyulduk. Siirt kritik bir il. Emine Hanım’ın memleketi, yani damadını önce Başbakan, sonra da Cumhurbaşkanı yapmış. Kürtlerin ve Arapların birlikte yaşadığı, küçük ama önemli bir merkez.
Siirt’e Eruh üzerinden, Gabar Dağları arasından kıvrıla kıvrıla giden, nefis manzaralı bir yoldan ulaştık. Yaklaşık 2 saat süren yolculukta Aziz geçtiğimiz güzergâhın PKK’nın kontrol bölgesinde olduğunu anlattı. Zaman zaman geçen araçları durdurup selamlaşıyor ya da su istiyorlarmış. Bizi kimse durdurmuyor. Zannederim seçim sürecinde HDP’nin Batı’da yürüttüğü kampanyaya gölge düşürmemek için örgüt görünmez olmuş.
Şehirde önce Ak Partililer, ardından HDP cephesi en son da sokakta halkı dinledik. Ak Parti cephesinin ilk akla gelen adayı Genel Başkan yardımcısı Prof. Dr. Yasin Aktay. Aktay, Pervari’de seçim çalışmalarını yürüttüğü için bir araya gelemedik ama bizi üç dönem üst üste Ak Parti’den vekillik yapmış, bölgenin önemli bir ismi olan Afif Demirkıran’a, eski Siirt Belediye Başkanı Mervan Gül ve Ak Parti Siirt merkez ilçe başkanı Öner Geyik’e yönlendirdi.

Siirt’in 3 vekili var
HDP cephesinde ise partinin ilk sıra adayı Prof. Dr. Kadri Yıldırım ile görüştük. Yıldırım Mardin Artuklu Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve yaşayan diller enstitüsü müdürü iken istifa etti ve politikaya atıldı. Yıldırım’ın ardından Yüksekovahaber.com’un sahibi, bölgeyi yakından izleyen ve HDP’nin seçim çalışmalarına yardımcı olan gazeteci İbrahim Genç’le konuştuk. Ve Cumhuriyet Meydanı’nın yukarısındaki ünlü çay bahçesine oturup halkı dinledik.
Siirt’in 3 vekili var. Şu anda 2’si Ak Partili, 1’i bağımsız. Şehrin demografisini hatırlatmakta fayda var: Yaklaşık 169 bin seçmenin 25 bin kadarı Arap, gerisi Kürt. Medreselerin, şeyhlerin çok olduğu bir kent Siirt. Bir de yukarıda da hatırlattığım gibi Emine Erdoğan’ın memleketi. Bu unsurlar Ak Parti’nin lehine gibi görünüyor. Arap seçmenin önemli bir kısmı oyunu Ak Parti’ye atıyor. 2011’de Kürtlerin de ciddi bir bölümü öyleydi. Ancak bu kez seçime parti olarak giren ve çok iddialı bir kampanya yapan bir HDP ve adeta onu yükseltmek için çalışan ana muhalefet partisi ve medya var. Bütün bunlar etkili olmuş, HDP epey güçlenmiş.

Silah PKK’nın elinde
Ak Parti cephesine göre HDP’nin kampanyası tamamen Batı’ya yönelik. ‘Burada insanları tehdit ediyorlar, adeta Ak Parti’ye oy vermek suçmuş gibi bir hava yayıyorlar. Bakın köy muhtarlarına PKK’dan giden mektuplar var. (Çıkarıp açık açık ölüm tehdidi içeren 2 mektup gösteriyor Ak Parti milletvekili Afif Demirkan). Mervan Gül ise dağa çıkışların arttığından, çözüm sürecine gerçekten sahip çıkan bir partinin bunu engellemesi gerekirken HDP’nin teşvik ettiğinden bahsediyor. 6-7 Ekim’de Ak Parti’ye yakın olanların dükkânlarının, mallarının zarar gördüğünden, devlet çözüm sürecine zarar gelmesin kaygısı ile sahip çıkamayınca bunun PKK’ya yaradığından bahsediyor. “Burada silah kimin elindeyse güç ondadır. PKK’nın elinde şimdi” diyor. Belediye meclis üyelerinin istifaya zorlandığını, Muş’ta, Varto’da baskının daha da fazla olduğunu anlatıyor.

‘HDP barajı geçemezse...’
Daha sonra Siirt Belediyesi’nde Kadri Yıldırım ile buluşuyoruz. Belediye iki dönemdir HDP’de. Yıldırım son derece sert bir anti-Ak Parti söylemine sahip. “Kürtlerin ısrarlı talepleri olmasa AKP’nin bir şey yapacağı yoktu” diyor. Öyle konuşuyor ki sanki
Kürtçe müzik yapmanın bile suç sayıldığı bir ülkeden bu günlere başka bir iktidarla gelmişiz... Öyle ki “PKK’nın oylar üzerinde baskı yaptığını iddia edenler var” deyince “esas valiler, kaymakamlar baskı yapıyor, yanlarına muhtarları çağırıp sizin köy AKP’ye vermezse yolunuz yapılmayacak, suyunuz kesilecek” diye tehdit ediyorlar diyor... Aynı hikâyeleri özneleri tamamen değiştirerek aynı şekilde anlatıyor taraflar... Burada bir sonuca ulaşmak çok güç.
Ardından çok çarpıcı bir şey söylüyor Kadri Yıldırım: “Buradaki cemaat yurtlarında ‘Ben Kürdüm diyen’ Kürtçe müzik dinleyen atılıyordu.” “O zaman neden bu konuda AKP ile aynı safta durmuyorsunuz, bu yapı KCK adı altında en çok size zarar verdi” deyince “İşbirliği içinde beraber yaptılar” diyor hükümeti işaret ederek. Ve altını çiziyor: “Biz asla onlarla biz pazarlık yapmadık. Ancak bize oy vereceklerse de buna hayır demeyiz. Önemli olan kendimizi bağlamamaktır.”
Son olarak en çarpıcı şeyi dile getiriyor Yıldırım. “7 Haziranda barajı geçemezseniz...” diye ben soruya girecekken hemen atılıyor ve diyor ki “Böyle bir şey olamaz. Bizim güvendiğimiz bütün araştırmalar barajı geçtiğimizi gösteriyor. Geçemezsek bir kumpas var demektir.” Bu çok korkutucu bir cümle. Yani HDP kendi lehine olmayan sonucu kabul etmeyecek mi? Böyle şey olur mu? Oyunun kuralını bilerek oyuna giren sonradan itiraz edebilir mi? “Peki ne olur o zaman? Şiddet mi?” deyince “Parti oturur beraberce kararını verir. İyi olmayacağı kesin. Şiddet olayları baş gösterebilir, bizim herkesi kontrol etmemiz mümkün mü?” diyor.

AGİT gözlemcileri gelsin
Bu çok korkutucu bir tutum. Önerim şu: Madem HDP, Ak Parti sonuçlara müdahale edecek diye şaibe yayıyor, Ak Parti de PKK seçmene baskı yapıyor, diyor o zaman AGİT’ten gelen 66 yabancı gözlemci bu bölgedeki sandıkların başına konuşlandırılsın.


Zübeyir Aydar’ın babasının cenazesi
Kentin merkezindeki çay bahçesinde taburelere oturuyoruz. Hemen yanımızda bir grup erkek oturuyor. Tabii hatırlatmam gerek: O gün Kongra-Gel Başkanı Zübeyir Aydar’ın babasının cenazesi varmış, kent boşalmıştı sanki. HDP bütün kadrolarıyla cenaze evindeymiş, halktan da çok kişi katılmış cenazeye...
Çay bahçesinde yan masa bizi buyur ediyor. Sohbete başlıyoruz. Selahattin Demirtaş’ı ne kadar beğendiklerini anlatıyorlar. Meğer Ak Partililermiş ama köylerinden yol geçecek diye Ak Parti evlerini yıkınca HDP’li olmuşlar. Evimizi yaparsa oyumuz yine Erdoğan’a diyorlar.
Kısacası Siirt’te gördüğüm tablo şu: HDP’nin 5 seçim bürosu var. Hepsini dev Apo posterleri süslüyor. Şehrin en işlek yerleri bu bürolar. HDP bir rüzgâr estirmiş. Ancak Ak Parti de bu şehirde güçlü. Ama mahalle baskısından Ak Parti seçmeni görünmez olmuş.

 
Milliyet

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2020 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;