Fransızlar sokak eylemlerini, grevi falan severler. Zaten bu "işlerin" patenti de ellerindesayılır.
Yeni bir çağ başlatan Fransız ihtilali... Engels'in tarifiyle ilk "proletarya diktatörlüğü" olan ancak 72 gün süren Paris Komünü...
Türkiye de dahil tüm ülkelerin asi gençlerini etkileyen, Sartre'ların önde gittiği meşhur 68Mayıs'ı...
Hepsi Fransızların eseri ve onlar da diğer "geleneklerine" olduğu gibi bu pratiklerine de çok bağlılar. Üstelik nerede olurlarsa olsunlar!
Çocuklarını İstanbul'daki Fransız okulu Papilion'a gönderen bir arkadaşımın tatil planı yaparken öğretmenlerin "geleneksel grev" gününü beklediğini biliyorum.
Şartlar ne olursa olsun o grev her sene yapılacak yani. Bayram gibi bir şey...
***
Fransa şehirleri bugünlerde yine hareketli.
Hükümetin akaryakıta yaptığı zammı gerekçe gösteren eylemciler sokakları yakıp yıkıyorlar, polisle çatışıyorlar.
Eylemler yalnızca Paris'le sınırlı değil.
Dalga dalga her kente yayılıyor.
Görüntüler felaket... Ülkenin o güzelim sokaklarından sökülüp kafe önlerinde istiflenmiş kaldırım taşlarının, gaz maskeli eylemcilerin, yakılan arabaların ve tabii ki fena girişen polislerin görüntüleri geliyor.
Sokak eylemlerinin lokomotifi ise "Sarı Yelekliler" diye anılıyor.
Öne çıkan bir liderleri yok. Kolektif bir hareketmiş. Üzerine, daha çok işçilerin giydiği naylon sarı yeleği geçiren, hareketin doğal bir üyesi oluyor.
Anketlere göre, oyu yüzde 25'lere düşen Macron'un aksine Sarı Yelekliler sağ seçmenden de sol seçmenden de destek görüyorlar.
***
YORUMLAR
1846 kez izlendi
912 kez izlendi
1041 kez izlendi
2286 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.