Pedofiliye karşı olmak, dünya üzerinde yaşayan herkesin üzerinde uzlaştığı, tartışmasız bir tutum. Öyle ki uyuşturucu ve silah ticaretinin bile serbest olduğu dark web gibi "sanal yeraltı âleminde" yasak olan tek şey pedofili kapsamına girecek faaliyetler.
Cezaevinde envai çeşit suçtan yatan en iğrenç tiplerin bile pedofili mahkûmlarıyla aynı havayı solumak istemediklerini, bu kişileri içeride yaşatmadıklarını biliyoruz.
Pedofiliye dair suçlarda herhangi bir zamanaşımı da yok.
Dolayısıyla birilerine bu ağır suçlamayı yaparken telafisi imkânsız sonuçlar doğuracağını aklımızdan çıkarmamalıyız. Kırk ölçüp bir biçmeliyiz.
Çünkü pedofiliye engel olayım derken, bu insanlık suçuyla mücadeleyi sulandıracak ve insanların hayatını kaydıracak sonuçlara da yol açabiliyoruz.
Günlerdir konuştuğumuz Elmalı davasında bu asgari sağduyudan eser bile yok. Sosyal ve konvansiyonel medyada hüküm çoktan verilmiş, üstelik oybirliğiyle...
Herkesin herkes hakkında her şeyi söyleyebileceği bir ortamda, teyide muhtaç ne idüğü belirsiz verilerle infaz yapılıyor.
Olay ortaya çıktığından beri bir şeyler söyleyebilmek için Elmalı'daki kaynaklarımla irtibat halindeyim. Bölgedeki muhabirimizle, adliye kaynaklarıyla, avukatlarla konuşuyorum. Kamuoyunda oluşan infial halinin üzerinde nefret sörfü yapan medyanın üstünü örttüğü, gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayacak sanık beyanlarını okuyorum...
Ve kamuoyunun yaygın kanaatine gerekçe gösterilen ayrıntılarla ilgili kafamdaki soru işaretlerini gideremiyorum.
Sosyal medyada yayılan ve çocuklara ait olduğu söylenen ses kayıtlarının davayla ilgili olmadığı söyleniyor örneğin...
Dosyaya vâkıf kişilerle yaptığım görüşmelerde de merak edilen adli tıp raporuyla ilgili birbiriyle çelişen açıklamalar duyuyorum.
Sanıklar hakkında 5 ay önce verdiği tutuksuz yargılama kararı bugün konuşulmaya başlanan mahkemeye gelince...
Aile Bakanlığı'nın ve Antalya Barosu'nun çocuklar adına müdahil olduğu bir davada, heyetin delilleri sanıklar lehine kullanmak için hukuka aykırı arayışlar içine girdiğini söylemek için de elimde hiçbir delil yok.
Elmalı davasında derdimiz tavrımızı desteklemek, önyargılarımızı doğrulamak, çoğunluğa uymak değil de gerçeği ortaya çıkarmaksa, hiçbir ayrıntının suskunluk sarmalında kaybolup gitmesine izin vermemeliyiz.
Ki şu hayatta başka ne derdimiz olabilir ki...
***
Hiç yorum yapılmamış
1846 kez izlendi
912 kez izlendi
1041 kez izlendi
2286 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.