Günlerdir çaptan düşmüş, emekliliğinin acısını milletten çıkartan huysuz ihtiyarların tatavasını tartışıyoruz.
Dışarıdan bakınca, konuşmadıkları sürece gayet makul, aklı başında görünen koca koca adamlara, kadınlara tane tane anlatıyoruz;
Milyonlarca oy almış bir siyasiye, canına henüz kastedilmiş bir Cumhurbaşkanına, hadi hepsini geçin, bir insana ayağından asılma, zehirlenme, idam sehpası imaları yapmanın yanlış ve kötü olduğunu söylüyoruz...
Halkın sinir uçlarına dokunanın, sevdikleri bir liderin hakarete uğraması değil, iradelerinin tehdit edilmesi olduğunu hatırlatıyoruz...
Demokrasinin, seçilmiş siyasilere karşı sokak kabadayılığı, darbe, suikast vb. bel altı yöntemleri olumlayarak ulaşılabilecek bir mertebe olmadığının altını çiziyoruz.
Hukuk devletlerinde eleştirinin, muhatap alınan kişinin başta yaşam hakkı olmak üzere varlığını tehdit etmeyi kapsamadığını örneklerle gösteriyoruz...
***
Israr ediyorlar...
"Ama İngiltere'de Kraliçe'ye, ABD'de Başkan'a neler söyleniyor" diye itiraz ediyorlar...
Aslında "E siz de söylüyorsunuz" diyerek konuyu kapatmak da var. Öyle ya, sadeceCumhurbaşkanı'na değil eşine ve ailesine ulu orta edilen hatta duvarlara yazılan o küfürleriunutmak mümkün mü? Her biri nefret suçları literatürüne geçen bu örnekler sosyal medyada hâlâ karşımıza çıkmıyor mu?
***
YORUMLAR
1846 kez izlendi
912 kez izlendi
1041 kez izlendi
2286 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.