Yurdun dört bir yanında devam eden yangınların yarasının nasıl sarılacağına dair öneriler tartışılıyor.
Basında ve sosyal medyada üzerinde çokça yorum yapılan, hatta ahkam kesilen iki konu var.
Birincisi yanan ormanlık alanlarının nasıl geri kazanılacağı meselesi.
Orman yangınları devam ederken en hızlı fidan bağışı kampanyası başlatan kurum olan TEMA Vakfı Başkanı Deniz Ataç bir TV programında özetle şunları söylüyor.
"Yangın bittikten sonra bu alanların hemen ağaçlandırılmaması gerekir. Bir süre o sahanın temizlenmesi içindeki bakımının yapılması gerekli. Doğrusu hiç ağaçlandırılmaması kendi haline bırakılmasıdır. Kamuoyu baskısı nedeniyle ormanlar çok hızlı ağaçlandırılmaktadır. O yapılmadığı zaman da bu sefer başka konular gündeme geliyor. Bunu da kamuoyu olarak kendi kendimize düşünmemiz lazım."
Deniz Hanımın söyledikleri ilgi çekici. Hatta cesurca. Ancak eğitimi işletme olduğu için, dile getirdiği tezi bir de konunun uzmanlarına sorma ihtiyacı duydum.
Bazı itirazları var...
Yangın sonrası toprak yüzeyinde oluşan verimli tabakanın yeni ağaç oluşumlarına uygun olduğunu söylüyorlar. Ancak yangını takip eden ilk ağaçlandırma döneminde yeni fidanların dikilerek bu doğal sürecin mutlaka desteklenmesi gerektiğinin altını çiziyorlar. Yanan alanın kendi kendine ağaçlanmasını beklemenin hem uzun süre alacağını hem de istenilen sonuca ulaşmanın düşük ihtimal olacağını anlatıyorlar.
Üzerinde yoğun şekilde spekülasyon yapılan bir diğer konu da yanan bölgelere hangi ağaçların dikilmesi gerektiği.
İşletme mezunu Cem Seymen binlerce beğeni ve RT alan twitinde şu öneride bulunuyor:
"Lütfen ormanlarımızı yeniden yeşertirken çam yerine zeytin, ceviz, badem, sakız ağaçları dikelim. Hem yanması zor hem de milli ekonomiye büyük katkı. Ceviz ve bademin yüzde doksanı Amerika'dan ithal, unutmayın!"
Cem Beyin sosyal medyada elden ele yayılan teklifini de aktardığım orman mühendisleri şöyle söylüyorlar:
"Doğa nerede hangi ağacın olacağını kuşkusuz bizlerden daha iyi bilir. Bölgenin bitkisi Kara çam, sarı çam ve sembolümüz olan meşe. Sıcağa, susuzluğa dayanıklı. Doğal ormanlık alanların sınırları da belli. Buralara düzenli bakım gerektiren ağaçların dikilmesi ciddiye alınacak bir öneri değil."
Uzmanlar Seymen'den feyz alarak dile getirdiğim "Peki ya begonvil diksek, hem satarız para gelir" şeklindeki sorumu ise yanıtsız bıraktılar.
***
Hiç yorum yapılmamış
1846 kez izlendi
912 kez izlendi
1041 kez izlendi
2286 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.