Acaba öğretmenler veya vergi memurları ya da sağlık görevlileri ülke yönetimindeki aksaklıklardan ötürü mutsuzluk duydukları zaman, darbe yapıp yönetime el koymayı neden düşünmezler?
Çünkü bu meslek sahiplerinin darbe yapmalarını mümkün kılacak hafif ve ağır silahları yoktur.
Ordu gerçeği
Cumhuriyet rejimi bugerçeği Osmanlı'dan aktarılandeneylerle de bilerek,orduyu siyasi bir gerçek olarakkabul etmiştir. Bu şekildeher Harp Okulu öğrencisininmüstakbel bir cumhurbaşkanıadayı olduğu, doğal birgelişme biçiminde kabul edilmiştir. Cumhurbaşkanlığına seçilen ilk sivil kökenli siyasetçi olan Celal Bayar'ı, Cumhurbaşkanını korumakla görevli Muhafız Alayı bu şekilde tutuklamıştır.
Çarpık siyaset
İşin daha kötü yanı bazısivillerin de siyasete askerikarıştırarak iktidara kısayoldan gelmeyi denemeleriolmuştur. "Milli Demokratik Devrim" benzeriarayışlar ya da Mao'danfalan aktarılan "İktidar silahların namlusunda yeşerir" türü söylemlerle,çoğulcu ve özgürlükçü siyasetetecavüz girişimleriadetadoğal karşılanmıştır.
Artık yeter
Galibabütün bu türçarpıklıklarınsonunun geleceğibir dönemiyaşamaktayız... Son darbe girişimi bardağı taşıran damla olmuş ve halk da, sivil siyasetçiler de kararlı biçimde "Artık yeter" demişlerdir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın orduda "YeniDüzen"i içeren gelişmeler üzerinde yaptığı açıklamalara göre, artık kurmay olmayan subayların da önü açılıyor, Harp Okullarına girmek için askeri lise mezunu olmak şartı kalkıyor, askeri liseler kapatılıyor.
Kısacası son darbe teşebbüsü bu açıdan beklenmeyen olumlu sonuçlar doğurmuştur.
Sabah
2 Ağustos 2016
Hiç yorum yapılmamış
4456 kez izlendi
1590 kez izlendi
1072 kez izlendi
561 kez izlendi
3498 kez izlendi
822 kez izlendi
545 kez izlendi
3590 kez izlendi
2572 kez izlendi
1281 kez izlendi
1736 kez izlendi
596 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.