ANAP da DYP de yok oldular
Gerçekten de Turgut Özal'ın kurucusu olduğu ANAP Mesut Yılmaz döneminde bambaşkabir kimliğe bürünmüştü.
Sistem Başbakanlık merkezli olduğu için de, Turgut Özal Çankaya'da adeta iktidarsızlığa mahkûm edilmişti. Aynı şekilde Süleyman Demirel Cumhurbaşkanlığına geçince, Tansu Çiller hem Başbakan hem de DYP Genel Başkanı olmuş ve Demirel de, tıpkı Özal gibi iktidarını yitirmişti. Bu konumunu ancak DYP'yi bölerek değiştirebildi.
Sonuçta bugüne bakarsak ortada ne ANAP ne de DYP var...
Post-Erdoğan süreci mi?
Bu yaşananları hatırlayanlar, Erdoğan'sız AK Parti'nin de bir süre sonra yok olma sürecine gireceğini ve Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olarak iktidarsızlığa mahkûm olacağını yorumlamaya başlamışlardı. Nitekim Erdoğan sonrasındaki ilk Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu döneminde, siyaset adeta "Post-Erdoğan süreci"ne girmiş görüntüdeydi. Ve Davutoğlu liderliğinde girilen ilk genel seçimde de AK Parti yıllardan sonra ilk kez çoğunluğu sağlayamamıştı.
Partili Cumhurbaşkanı
Erdoğan yeni bir seçimi adeta zorlayarak hem yitirdiği iktidarı geri aldı hem de AK Parti yeniden tek başına iktidar oldu.
Daha sonra da Davutoğlu'nun yerine Binali Yıldırım'ı atayarak o bulutlu havayı dağıttı. Ve arkasından da anayasa değişiklikleri ve "Partili Cumhurbaşkanı" sistemi geldi. Yarın toplanacak olan AK Parti Kongresi ile, Erdoğan yeniden kurucusu olduğu ve yıllardır seçim zaferleri ile iktidarda koruduğu partisinin genel başkanı oluyor. Yani geçmişte ANAP'ın ve DYP'nin yok olmak ile biten serüvenleri, artık AK Parti için söz konusu olmayacak.
Ve Erdoğan başkanlığında yapılacak ilk MYK toplantısında Erdoğan "Nerede kalmıştık" diyerek, oturumu açacak.
Sabah
21 Mayıs 2017
YORUMLAR
4723 kez izlendi
1676 kez izlendi
1144 kez izlendi
630 kez izlendi
3536 kez izlendi
864 kez izlendi
580 kez izlendi
3622 kez izlendi
2606 kez izlendi
1311 kez izlendi
1768 kez izlendi
634 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.