Türkiye'ye yönelik derin bir kuşatma sürdüğü biliniyor. Bir değil, birkaç yerden saldırılıyor. İçeriden, dışarıdan; onlar yetmeyince uzaklardan saldırılar geliyor. Sık sık medya üzerinden, bazen raporlarla, bazen de hiç hesapta yokken Almanya'da olduğu gibi parlamentolar aracılığıyla Türkiye sıkıştırılıyor.
Alman Federal Parlamentosu'nun 1915'te yaşanan trajediyi soykırım olarak nitelemesi ve karara dönüştürmesi hiç şaşırtıcı değil. Çünkü sorun zaten 100 yıl önce Ermenilerin yaşadığı acılar değil. Sorun bugün yönünü ABD'nin tayin ettiği, kapsama alanında ağırlıkla AB ülkeleri, Rusya-Türkiye ve Brezilya gibi iddia sahibi ülkelerin olduğu küresel paylaşım savaşının nasıl şekilleneceğiyle ilgili.
Alman Federal Parlamentosu'nun soykırım kararı da bu süreçle ilgili. Mülteci meselesi parlamenterleri etkilemede bir aparat sadece. Eğer Alman parlamenterlerin derdi, sadece insanlığın yaşadığı trajediler olsaydı, öyle 100 yıl geriye gitmelerine gerek yoktu, dönüp sadece son 5 yılda Suriye'de katledilen 500 bin insanı görürlerdi. 10 milyona yaklaşan mülteciyi görürlerdi. Akdeniz'i mültecilerin ölüm denizine dönüştüren trajediyi görürlerdi.
Mesele insanlık ve Ermenilerin yaşadığı trajedi değil, mesele Türkiye'yi sıkıştırma meselesidir. Emperyalist ülkeler çıkarlarını korumak için mutlaka bir gerekçe bulur. Hiç gündemde yokken koca Alman Federal Parlamentosu'na bile "soykırım" kararı aldırabildiler. Ancak bu gerçeği sol siyaset yaptığını sanan siyasi aktörlerin görmemesi kadar garabet olamaz. Oylamaya katılan Türk parlamenterlere ise bir şey söylemeye bile gerek yok. Bu ayıp onlara yeter.
Sabah
5 Haziran 2016
Hiç yorum yapılmamış
4717 kez izlendi
1673 kez izlendi
1144 kez izlendi
626 kez izlendi
3536 kez izlendi
864 kez izlendi
580 kez izlendi
3622 kez izlendi
2606 kez izlendi
1311 kez izlendi
1768 kez izlendi
634 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.