Bu kaçıncı taciz-tecavüz konulu yazım bilmiyorum. Sanırım 10’u geçmiştir. Her yazıda tacizin, tecavüzün, kadına şiddetin bir sınıf meselesi değil, bir “toplumsal ortalama gerçeği” olduğunu anlattım dilim döndüğünce. Bilmem hangi Kur’an kursunda bir taciz-tecavüz olduysa da, bilmem hangi gece kulübünde bir taciz-tecavüz olduysa da bunun “mekândan, insan topluluklarının genelinden, dinden bağımsız” bir mesele olduğunu söyledim, söylemeye çalıştım.
Sözgelimi pedofili denilen sapkınlık toplumsal sınıf, eğitim durumu, ırk, memleket, mezhep ayrımı yapmaz. Fakir, ilkokul mezunu, Türk, Sünni biri de bu sapkınlıkla kayıtlı olabileceği gibi zengin, doktora yapmış, İngiliz, Protestan biri de bu sapkınlıkla kayıtlı olabilir.
Taciz ve tecavüz için de böyledir bu. Oval ofiste de çıkabilir karşımıza, terkedilmiş bir inşaatta da, sokakta da, camide de, AVM’de de, kulüpte de…
Dolayısıyla her seferinde “Ümraniye’de iki sapkının Kur’an kursunda yaptığı pislik devasa bir insan topluluğunu bağlamaz, yapmayın, etmeyin, toplumun bir kesiminin üzerinde hayvanlar gibi tepinmeyin” dedim dilimin döndüğünce.
CHP’de taciz-tecavüz iddiaları gündeme geldiğinde koparılan “bunlar hep tacizci, tecavüzcü” vaveylası ile o yüzden hiç ilgilenmedim. Çünkü bu çok ama çok ayıp bir şeydir. Sayıları üçü beşi, yani Türkiye ortalamasını asla geçmeyecek pislik yüzünden memleketin en büyük siyasi partilerinden birine gönül vermiş insanların üzerinde tepinmek ahlaki değildir. Onlar, Kur’an kurslarında, vakıf yurtlarında falan böyle şeyler olduğunda bizim üzerimizde tepinmiş olabilirler. Onları kendi utançlarıyla baş başa bırakmak ve akıllarının başlarına gelmesini beklemekten başka yöntem yoktur.
Bu, burada bir dursun.
CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, -ki biz kendisini taciz/tecavüz iddiaları yüzünden tüm vakıf yurtlarının kapanması için yaptığı çağrıdan tanırız- partisinin teşkilatlarında olan pislikleri temizlemeyi seçmek yerine o pisliklerin üzerini örtmek için harekete geçti.
Canan bu yönde harekete geçince, doğrudan parmağında oynattığı kadın dernekleri, gazeteciler, şunlar bunlar da ya sus pus oldular ya da Can Ataklı denen insan teki gibi “zaten kadın da yolluymuş” deme alçaklığını tercih ettiler.
Bunun adı akıl tutulmasıdır. Bunun adı ikiyüzlülüktür. Bunun adı “alçalmanın kısa tarihi”dir.
Aslına bakarsanız Canan’ın verdiği refleksi de anlamlı buluyorum. Kökeninin “sert solcu örgütler”den geldiğini kendisi de gizlemeyen Canan, o örgütlerin “sert saklamacı” tavrına ilerliyor. Nedir o? DHKP-C’de, TİKKO’da, PKK’da falan “ahlaksızlık” derhal gizlenen, örtülen, kapatılan bir şeye dönüşür. Sözgelimi PKK’nın cezaevlerinde “eşcinsellik” suçu yüzünden infaz ettiği yoldaşlarının infaz gerekçeleri “eşcinsellik” değil “ihanet” falan gibi şeyler olur. Ahlakı budur o tarz örgütlerin.
Hadi Canan’ın geçmişi, bu türden iğrençlikleri kapatmaya, yönünü değiştirmeye müsait bir geçmiş. İyi de yahu, kadın örgütlerine, kanaat önderlerine, gazetecilere falan ne oluyor?
Bu arkadaşların ahlaklarını, vicdanlarını, doğruculuklarını sadece Kur’an kursu vakalarında kullanıp CHP teşkilatı vakalarında “çokoprens almaya gitmek” utanmaları gereken bir şeydir. Ve tabii, bundan sonra kuracakları hiçbir cümle, kuracakları hiçbir argüman ciddiye alınmaz.
Alınmaz, zira “kadın da zaten yolluymuş” alçaklığı felaket bir alçaklıktır. Utanç dolu bir cümledir. Bize gece gündüz ahlak pazarlayan adamların foyalarını da olduğu gibi ortaya döken bir cümledir aynı zamanda.
Hiç yorum yapılmamış
1874 kez izlendi
920 kez izlendi
1069 kez izlendi
2291 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.