GÜNCEL

İbrahim Karagül : Türkiye yükselirken alçalanlar: Menderes iması, Almanya iması, feci son iması. Yahu siz kimsiniz?

Tarih
07 Ocak 2021
İzlenme
Kişi
Yazar
İbrahim Karagül

Kimi sokağı, isyanı, şehir terörünü provoke ediyor.

Kimi terör örgütlerine “harekete geçin” çağrıları yapıyor.

Kimi darbe için orayı burayı yokluyor, bir damar yakalamak için uğraşıyor. Eski tüfekleri sahaya sürüyor. Türk Baasçılığı düşüncesini 21. yüzyıla çağırıyor.

Kimi Atlantik ötesine, ABD’ye “Türkiye’ye müdahale et” diye yalvarıyor. Biden’a; “Bize de ihale ver, iktidar ver. Biz hazırız. Bizi gör” mesajları iletiyor. Hatta bütün bunlar için harekete geçen Ortak Cephe’deki siyasi partiler bu alanda kendi içlerinde rekabete giriyor.

Türkiye dünyanın en iyisi. Ama neredeyse salgını Türkiye çıkardı diyecekler. Bir bu yalanları kaldı.

Kimi Avrupalı istihbarat teşkilatlarının kapılarını aşındırıyor, bir destek kapabilir miyim arayışları sürdürüyor. Gazi olaylarında Alman istihbaratının İstanbul sokaklarında terör eylemleri yönetmesine benzer bir ortaklık için girişimlerde bulunuyor.

Kimi üniversiteleri harekete geçirmeye, öğrencileri tahrik etmeye, eski usul öğrenci teşkilatlanmasını sağlamlaştırıp sahaya sürmeye çalışıyor. En normal sistemik işleyişi bile bir “olağanüstülük” gibi pazarlayıp kitlesel provokasyonlara girişiyor.

Kimi insanımızın en zayıf, en hassas duygularını istismar edip, çok çirkin kampanyalar düzenliyor. Dünyayı durduran Pandemi’yi, bu feci salgını Türkiye’nin iç meselesi gibi kullanıyor. Dünyanın en iyi sağlık sistemlerinden birine sahip Türkiye’yi, bu alanda bile başarısız göstermeye çalışıyor.

Zihinlerimizle, kişiliğimizle, ülkemizle alay ediyor bunlar.

Kimi ekonomik sıkıntısı olanları, dünyanın en güçlü sosyal devletine rağmen kullanıyor, tahrik ediyor. Yardım etmenin, ekonomik desteğin, dayanışmanın zerre örneğini bilmeyenler, konforlu hayatlarını sürdürüyor ama ekonomik sıkıntı söylemini siyasi bir söylem olarak pazarlıyor.

Kimi Türkiye’nin, milletin hafıza ve hayatıyla oyun oynuyor. Dünyada ne olduğuna bakmamızı engelliyor. Ülkeler çökerken Türkiye’nin bu kadar sağlam durmasını gözlerden uzak tutuyor. Sanki dünyanın bütün sorunları buradaymış gibi bir algı inşa ediyor. Zihinlerimizi zehirliyor, alay ediyor, bu yönde bir toplumsal infial uyandırmaya çalışıyor.

Türkiye’deki yalan üretme merkezleri hangi karanlık merkezlerde işletiliyor?

Kimi yalanlar kurguluyor, bu yönde sistematik programlar hazırlıyor, karanlık odalarda, ajanslarda, içeride ve dışarıda koordineli bir çalışma yürütüyor. Sosyal medya çeteleri kuruyor. Sosyal medya teröristleri yetiştiriyor. Medya ekipleri oluşturuyor.

ABD’nin Irak işgali sırasında kurduğu, yalan üretme merkezi olarak çalışan “Stratejik Etki Ofisi” örneğinde yapılar, odaklar kuruyor. Bu odakların ürettiği yalanlar, CHP kurumları üzerinden, CHP belediyeleri üzerinden, CHP’li medya ve gazeteciler üzerinden servis ediliyor, pazarlanıyor.

CHP’nin ortak olduğu HDP ve İyi Parti çevreleri de bu yönde etkin biçimde kullanılıyor. Tabii PKK, FETÖ, DHKP-C gibi terör örgütleri de bu pazarlama için seferber ediliyor. AK Parti’den ayrılan siyasilerin önemli bir kısmı, aynı senaryonun içinde yer alıyor, bunlarda ortak siyasi dil kullanıyor.

Adnan Menderes kimdir? Adnan Menderes'in başbakanlık yaptığı yıllar - Son Dakika HaberlerMenderes iması, Almanya iması, feci son iması. Yahu siz kimsiniz?

“Menderes erken seçim kararı alsaydı darbe olmayacaktı”, (yani asılmayacaktı) cümlesi bugün hâlâ kullanılabiliyor. Bu sözlerle Erdoğan’a mesaj verilebiliyor. Menderes’in sonu örnek gösterilebiliyor. Bu sözlerle Türkiye’ye ayar verilmek istenebiliyor.

Bu son derece rahatsız edici imaları bir eski Genelkurmay başkanının yapması değil şaşırtıcı olan. Üzerinde düşünülmesi gereken; bu şantajın siyasi patiler, çok boyutlu yeni örgütlenme ve o karanlık odaların sahiplenip pazarlamasıdır.

Kimi, “Almanya, Hitler bu kadar yükselmeseydi, güçlenmeseydi kendisini ve Almanya’yı böyle bir sona sürüklemezdi” diye yazıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hitler benzetmesi yapıyor. Sonu Hitler gibi olacak imasında bulunuyor.

Muhafazakârlık ve din üzerinde patinaj yapan adam tehditler savuruyor!

Bunu “muhafazakâr” kimlikli, din üzerinde patinajlar yapıp duran, Atlantik ötesinden beslenen bir yazar söylüyor. “ABD’yi kızdırma, oraya buraya askeri müdahale yapma, Türkiye’yi Batı ekseninden çıkarma, otur oturduğun yerde, sonra sonun kötü olur” diye son derece çirkin tehditler savuruyor.

Eminim bu adam ve onun gibiler, Abdülhamit döneminde yaşasaydı, düşmanlığın en ön safında olurdu.

Adamın Türkiye’yi algılama biçiminde zerre bir yerlilik yok. “Muhafazakâr yabancılık”, “muhafazakâr vesayetçilik”, “muhafazakâr dışarıdanlık” konuları üzerine ibretli tartışmalara hazır mıyız?

Açık açık Türkiye ile savaşıyorlar.

Kimi, partisini terör örgütü mensuplarına teslim ediyor. PKK ya da DHKP-C militanlarını üst yönetimlere atıyor. Onlar da terör örgütlerini buralara taşıyor, kadrolaşıyor. Ve o parti o terör örgütlerinin çatısı haline geliyor. Sonra hep birlikte Türkiye’nin devlet aklına, millet irfanına karşı amansız bir savaş başlatıyor.

Bütün bunların aynı anda, aynı dönemde, tam bir koordinasyon içinde ortaya çıkmasının, yürütülmesinin bir rastlantı ya da “Türkiye gerçeği” olduğunu mu sanıyorsunuz.

Bu kadar saf olabilir miyiz? Olmayız, olmayacağız.

2023 öncesi son saldırı hazırlığı yapıyorsunuz. Sizi gördük!

İç politik arayışla kamufle edilmiş bir “içeriden müdahale senaryosu” ile karşı karşıyayız. Atlantik ekseni 2023 öncesi son bir müdahaleye daha hazırlanıyor. Bu hareketlenmeler, organizasyonlar, ortaklıklar, çirkinlikler, çirkeflikler bu müdahalenin son hazırlıkları.

Kale kapılarını içeriden açmaya, ülkeyi savunmasız bırakmaya, bu amaçla direnç adalarını aşındırmaya, Türkiye’nin yüksek değerlerine, itibarını kırmaya yönelik son derece akıllıca hazırlanmış bir çalışma ile karşı karşıyayız.

21. yüzyıl bize, çok büyük fırsat kapıları açtı. Bize yeniden tarih yapma, coğrafya biçimlendirme gücünü verdi. Türkiye o kapılardan girdi. Hızlı, kararlı, akıl dolu jeopolitik atılımlarla yirmi yıl önce hayal bile edemeyeceğimiz bir yere ulaştırdı.

“Dışarıdan kuşatma, içeriden durdurma”: Biz hazırız. Hadi gelin!

Küresel düzenin sarsılması, gücün Atlantik’ten dağılması dünyayı yeni bir “kuruluş”a götürüyor. Biz ne olursak olalım bu “kuruluş” gerçekleşecek. Ama biz, varız, var olacağız, yeni bir güç alanı inşa edeceğiz diyoruz. Bunda ısrarlıyız ve bunu başaracağız.

yazının devamı 

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • mtek

    08 Ocak 2021 00:49
    0 0
    RTE BİR DÜNYA LİDERİ ,YÜCE RABBİMİZİN BU MİLLETE BİR LUTFÜDUR.Çocuklarımızın geleceği için,2053 ve 2071 hedeflerimiz için aklımızı kullanmalıyız.Yoksa İSLAMIN SON KALESİ DÜŞERSE HEPİMİZ HELAK OLURUZ.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2021 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;