Kızamık, kabakulak, suçiçeği gibi zamanında ölüme yol açan pek çok hastalığın sona ermesine vesile olan aşılara külliyen karşı olmayı anlamadım, anlamayacağım.
Ama soru işaretlerim çok. Koronavirüs salgını ilk başladığında aşı üretim aşamalarının iki yılı bulabileceği söylenirken, bugün üç aşı seçeneği birden küresel pazara sunuluyorsa...
Üstelik bu aşıların hiçbiri, klinik etkinlik ve yan etkilerinin daha geniş sayıdaki denekler üzerinde araştırıldığı üçüncü faz aşaması hâlen tamamlanmadıysa...
Dahası, bu aşıların deneme süreçlerine 60 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olan hiç kimse alınmazken, aşı yapma önceliğinin yine bu kesimlere yapılacak olması yan etkileri bakımından aklımı karıştırıyor. Genç ve sağlıklı olanların %90'lar oranında koronavirüsü kendisi atlattığı düşünülürse, aşı olmanın hayati önemini kavramakta güçlük çekiyorum.
Türkiye'nin ilk etaptaki tercihi "Çin aşısı" denilen CoronaVac, geleneksel yöntemle üretilmiş ve mRNA aşısı olmaması hasebiyle en bilinen aşı seçeneği olarak öne çıksa da ülkemizin üçüncü fazı tamamlayarak ürettiği "yerli aşı"yı beklemek bana daha doğru bir alternatif olarak görünüyor.
Kaldı ki bilim insanlarımız kovid haplarının faydasından, 14 gün karantinanın 7 güne çekilmesine, evde kalmanın bulaşı hızlandırdığından PCR testlerinin güvenilirliğine değin pek çok konuda kendileriyle çelişirlerken, halkın sorgulama hakkını da anlayışla karşılamak gerekir...
***
Hiç yorum yapılmamış
1876 kez izlendi
920 kez izlendi
1072 kez izlendi
2293 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.