Devreye 300 Türkiye askeri girdi ve darbe önlendi. Binlerce asker değil, sadece 300 asker var şu anda ve darbecilere meydan okuyor, kimse de yanlarına Allah’ın izniyle yaklaşamıyor. Arkalarında koskoca bir millet ve milletin seçtiği irade var çünkü!
Dünyaya gerçek manada barışın gelebilmesi için Türkiye’nin özellikle Avrupa genelinde askeri varlığının bulunması ve Batı’nın bunu bir çağrı olarak ülkemize yapması gerekir.
Kabul ediyorum ki kısa vadede bu “şimdilik” mümkün gözükmüyor.
Lakin 15 Temmuz’da tankların durdurulabileceği de pek mümkün gözükmüyordu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünyanın en zalim ve haydut devletine karşı “one minute” diyebilmesi de “birileri tarafından” pek mümkün gözükmüyordu.
Ortalık jet sesleriyle inlerken, tanklar neredeyse uçak pistlerine girmişken onun Atatürk Havalimanı’na inip halkının yanına gelmesi ve en ön safa geçmesi de pek mümkün gözükmüyordu.
Bir gün “Ortadoğu” diye adlandırdıkları topraklarımıza saldıkları teröristler dönüp dolaşıp Avrupa’daki “inlerine” girdiği vakit Türkiye’nin tecrübesi onlara lazım olacak.
Türkiye’yi siz hâlâ zayıf, aciz, el pençe divan bir devlet mi sanıyorsunuz?
Kendinizi “gelişmekte olan ülke vatandaşı” mı zannediyorsunuz?
Şayet öyle vehimler içinde iseniz, iman dolu zannettiğiniz göğsünüz balya balya saman dolu da haberiniz yok! Kendinize uygun bir gönül bulun da samanlık seyran olsun bari!
Türkiye’nin bugün dünyada “12 askeri varlığı” var.
Bosna Hersek’te 250, Kosova’da 400, Arnavutluk’ta 100 Mehmetçik’imiz var!
Lübnan, KKTC, Suriye, Irak, Katar, Somali, Azerbaycan, Afganistan’da Mehmetçiklerimiz görev yapıyor. Sudan’ın Savakin Adası’nda çalışmalar sürüyor.
Türkiye dışında “50 binden fazla” askerimiz var. Bunların bir kısmı NATO-BM çerçevesinde görev yapsa da Türkiye’nin ve Mehmet’imizin olduğu yerler insanlığa güven veriyor.
İncirlik Üssü veya toprağımızın herhangi bir yerinde ABD askeri, Alman askeri vesaire istemiyoruz! Mütekabiliyet esasına göre biz de onların topraklarında aynı sayıda ve şartlar altında asker bulundurursak bunu tartışabiliriz.
Zalimlere ellerimizi açmak yerine, kendi benliklerimizle yine kendi ufkumuzu açmalıyız.
Simit ve su satarak kazandığı para ile kitap alan bir çocuk şimdi Türkiye’yi yöneten ve dünya mazlumlarının umudu olan bir lider olabiliyorsa, ülkemiz ve askerimiz neden dünya barışını tesis eden bir garantör olmasın?
Akit
5 Şubat 2018
YORUMLAR
1875 kez izlendi
920 kez izlendi
1072 kez izlendi
2291 kez izlendi
YORUM YAPIN
Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.