DÜNYA

Ergün Diler: Kavganın nedeni

Tarih
22 Ağustos 2015
İzlenme
Kişi
Yazar
Ergün Diler

13 Temmuz 2015

Gazete
ve televizyonlarda GERÇEKLE karşılaşma ihtimali çok az! Bizim gibi ülkelerde yani neredeyse herkesin bir KAMPININ bulunduğu topraklarda görünmeyen DENGE nedeniyle açık konuşmak zor oluyor. Zaten böyle bir talep olmadığı için de olup biteni anlamak çok kez imkansız hale geliyor. Şimdi koalisyon görüşmeleri başlayacak...
Yapılan açıklamaların hiçbiri bilinmeyen gerçeğe ışık tutmayacak. Şekil olarak bilinen ve ezberimizdeki kalıplarla geçiştirilecek. Koalisyon kurulursa da aynı şekilde...
Evimizde, okulumuzda, iş yerimizde bizden saklanan gerçek üzerinden DENKLEM kurulacak.
Göreceksiniz! Az kaldı. Peki nereye bakmalıyız?
Nasıl okumalıyız? Nasıl adım atmalıyız?
İşte bu soruların cevabı dünyada süren kavganın da tarifi...
Önce seçimlere, demokrasiye, ekonomiye bakalım... 7 Haziran'a bu açıdan bakalım...
Demokrasi BATI'da, özellikle Amerika'da çok güçlüdür! Çünkü orada birbirinden farklı, birbirine rakip birçok ekonomik yapı vardır.
Sermayenin kendi arasındaki çekişme, partileri, adayları ve sistemi doğurur! Rekabet demokrasinin ilacıdır. Oysa bizim gibi EKONOMİNİN tek elde toplandığı ülkelerde demokrasi olmaz! Varmış gibi yapılır! Düne kadar olan buydu zaten. Değişik değişik partiler, koalisyonlar iktidara geliyor ama ekonomik yapı asla ve kat'a değişmiyordu.
Ekonomik yapıyı değiştirmeye aday olan ANADOLU SERMAYESİ bir vesile ile budanıyordu! İstanbul SERMAYESİ rakip istemiyordu. Belli klişelerle herkesi tıkıyor, biçiyor, ömrünü kısaltıyor en sonunda da DARBE ile kesin sonuç alıyordu! Dikkat edin! Erdoğan'a ilk finansal saldırı "İŞVİÇRE BANKALARINDA HESAPLARI VAR!" dedikodusuyla oldu! 17-25 Aralık da böyleydi özünde! Daha önce de "YEŞİL SERMAYE" diye biçiyorlardı.
Demokrasiyi istemeyen İstanbul'un BARONLARI "başka sermaye, başka para sahibi ayağa kalkmasın" diye demokrasi tokadıyla önüne geleni dövüyordu. Bizdekiler pahalı takım elbise ve kravat takıyor, Ortadoğu'dakiler ise kefiye ile bunu yapıyordu! Mesela Birleşik Arap Emirlikleri...
7 Emirlik var. Tek üretim modeli petrol. Bu da 7 aile arasında paylaşılıyor. Para petrolde olduğu için ekonomi, medya, eğitim yani ne varsa doğal olarak bu ailelerin elinde. Şimdi burada demokrasi gelse ne olur, gelmese ne olur... 7 ailenin dediği olacağı için SANDIK figürden öteye gidemez. Buralarda herkes HARVARD'tan mezun olsa, Cambridge'de yüksek lisans yapsa, Oxford'da da doktora yapsa yine DEMOKRASİ gelmez, gelemez!
Ekonomik kaynak tektir ve dolayısıyla bütün rakipler doğmadan ölecektir! Yani para kimdeyse, gücü kim temsil ediyorsa, son sözü kimler söylüyorsa siyasi çeşitlilik o kadardır!
Ortadoğu gibi Türkiye'de de TEK SEÇENEK vardı! Başka bir ekonomik modelle bunu aşan ve aşmaya çalışan tek isim Erdoğan'dı!
Zaten bu nedenle İstanbul sermayesi ile arası hiç iyi olmadı!
Olması da beklenemezdi! Erdoğan çeşitlilik, ikinci ses ve alternatif demekti! Aynı şeyi CHP, MHP, HDP ve AK Partili bazı isimler için söyleyemeyiz! Çünkü onlarda EKONOMİK YERLEŞMİŞ GÜCÜN TEMSİLCİLERİDİR! Türkiye'deki kavga budur! Biz bunu laiklik, şeriat, Cumhuriyet, muhafazakar gibi kavramların üzerinden götürürüz! Dedim ya kimse doğruyu söylemez ve yazmaz!
DİN ve IRK üzerinden siyaseti kaşıyacaklar... Kaderimiz bu! Bu topraklarda farklı bir EKONOMİ rüzgarı esmesi için onlar adına yapılacak en basit ve sonuç alınacak yol budur! Ekonomik model değişmediği sürece her zaman BARONLAR kazanacaktı.
Bunları "bu insanlar kötüdür" diye yazmıyorum. Fotoğraf bu! Bilelim sadece...
Mesela HAVUZ medyası diyorlar... Gülüyorum... Türkiye'de sadece bir tek havuz vardı ve sahipleri onlardı! "Kendi çarkları dönsün" diye gazeteciler emir kuluydu. Kimse sistemi eleştiremezdi.
Yazamaz, çizemezdi. Bir partinin liderini hedef almayı matah bir şey sanmayın. Gücü elinde tutanları kimse eleştirmedi, eleştiremedi.
Bu güç sahipleri haliyle kendi medyasını kuracaktı. Aydın Bey bu işe bakıyordu! Bu açığı kapatıyordu.
Eğer karşı taraf HAVUZ MEDYASI diyorsa bilin ki ülkede işler dengeye oturmaya başlıyordu! Sevinmek gerekirdi yani...
Neyse... Şimdi bölgeye inelim...
Geçtiğimiz birkaç aya baktım.
Rakamları inceledim. Amerika Birleşik Devletleri ortalama her ay 50 milyar dolar dış ticaret açığı veriyor. Bazen 43-44 bazen de 50-52 oluyor... Kabaca yılda 500 milyar dolar... Büyük devlet ama açık da büyük! Bu parayla evi ayakta tutmak hiç kolay değil.
Ne yapması gerekir?
Sorun da buradan başlıyor zaten!
Ortadoğu, Müslüman dünyası, Çin ve Avrupa üretiyordu,.. Ama mal, ama petrol, ama otomobil, ama kimyasal ürün... Herkes ürettiğini büyük Pazar olan Amerika'ya satıyordu. O da hiç sormadan alıp tüketiyordu. Ama karşılığında mal aldığı adamlara tahvil, bono ya da faiz veriyordu!
Kendi bankaları üzerinden... Yani BORÇLANIYORDU!
ABD'yi bir anlamda üretenler ayakta tutuyordu... Evin ihtiyaçlarını komşudan alarak yürüyor ve bir şey de vermiyordu! Ama alıyordu. Bu dengenin sürmesi için DOLARIN rezerve para olarak kalması şarttı.
Tehlike anında silahlar konuşuyordu zaten. Petrol-gaz ticareti de bu parayla yapılınca herkes DOLAR üzerinden yürümek zorunda kalıyordu. ABD de DOLAR üzerinden borçlanarak zenginleşiyor ve imparatorluğunu sürdürüyordu!
Sonuçta makine ondaydı! İstediği kadar DOLAR basıyor, kimseye hesap vermiyordu!
İşte hem enerjinin merkezi olan Ortadoğu-Avrasya hem de Amerika dışında alternatif tüketim merkezi olma ihtimali bulunan Ortadoğu-Avrasya bu nedenle hiç rahat yüzü görmüyordu! Kan, gözyaşı, acı ve keder hep bu topraklarda...
Amerika çöküşünü engellemek için Ortadoğu'da olmak zorunda. Üretenler de...
Mal ve hizmet üretenler tüketim modelini bu bölgeye yaydıkları an "ABD" diye bir şey kalmazdı!
Son zamanlarda gündemimize düşen HDP, HDP-merkez medya ilişkisi, Aydın Bey'in Demirtaş'a sıcaklığı, YPG ve IŞİD'i de böyle değerlendirmek zorundaydık!
Kimse buralarda ZAR ATMAZDI! Herkesin bir oyun planı vardı. Hiç birinde TÜRK MİLLETİ BİRİNCİ unsur değildi! Herkes önce kendini korur, sonrasına bakardı! KAVGA buydu!
Bir yerde millet adına siyaset yapıp RİSK alanlar, diğer yanda milletin yanında görünüp BARONLARA sırtını verenler...
Küçük ve masum bir soru!
HDP, PKK'yı koruyup kolladığı zaman ne olur?
MHP şiddetle karşı çıkar!
Öfkelenir!
Peki sonra?
Ülkede gerginlik artar! Karışıklık, yerleşmiş olan BARONİK EKONOMİK SİTEMİ daha da güçlü kılar! Sistem kanlı bir şekilde devamını sağlar. Ülkenin çocukları canlarından olurken birileri paralarına para katar!
Bunu genişletip bölgeye uyarlayın!
Olan budur!
Kimin neden hedef olduğuna siz karar verin! Türkiye ancak böyle anlaşılır! Tabii bence!

Takvim

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Cem Atılkan

    13 Temmuz 2015 21:00
    4 4
    Herkese ismiyle hitap, Aydin Dogan' a gelince "Aydin Bey". Ne bileyim sanki gizli bir iliski var aranizda gibi geliyor bana. Eger oyleyse ki yakinda cikar kokusu, yazdiklarinizin bir anlami kalmiyor.
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;