SİYASET

Ergün Diler : Tercih zamanı

Tarih
07 Ocak 2016
İzlenme
Kişi
Yazar
Ergün Diler

GÜNÜMÜZDE savaşlar artık füzelerle, uçaklarla, ordularla, topla, tüfekle yapılmıyor. Daha az insanın canından olduğu, etkili ve ucuz yöntemlerle gidiliyor. Para ve terör şimdi kullanılan en etkili en büyük silah!
Amerika İKİZ KULELER saldırısından sonra Afganistan ile Irak'a girdi. Petrole ihtiyaçları yoktu. Ama girdikleri iki ülke petrol trafiğinin merkezlerindendi.
Çin ve İran arasına girmek için Afganistan'a indi. Avrupa'nın kalbinin attığı BASRA'yı boş bırakmamak için ise Irak'a girdi.
Daha sonra ise Başkan Obama'nın talimatıyla Amerikan ordusu bölgeden çıktı! Peki o çıkınca kim geldi? DAEŞ! Demek ki DAEŞ'in bölgede Amerikan ordusu kadar etkili bir rolü olacaktı. Çünkü gelenler o bölgenin insanı gibiydi. En azından öyle görünüyorlardı.
Yabancılık hissi vermiyorlardı.
Bu nedenle taban bulmakta da zorlanmıyorlardı. Üzerinde düşünmemiz gereken buydu.
Amerika yine DÜŞMANINI meydana getiriyor, ardından buna güç veriyor finalde ise oyuncuyu ortadan kaldırıyordu! Tıpkı EL KAİDE gibi...
Amerika yani yeni imparatorluk böyle yaparken eskisi yani İngilizler ne yapıyordu? Onlar da kabilelerle, cemaatlerle, soylarla, ideolojilerle geliyorlar hedef seçilen bölgeyi kontrol etmek istiyorlardı.
Türkiye ikisinin mücadele alanıydı. 1960 ve 1971 DARBELERİ okullarda açık olarak okutulsa da askerin, siyasetçinin, gazetecinin, işadamının DARBELERİN ve DARBELERİN arkasındaki güçlerle ne kadar sıkı fıkı ilişki kurduğunu görsek... Belki ileride...
Adamlar dünya üzerinde PAY savaşına girerken bizimkiler düne kadar içeride milleti bölme peşindeydi. Devletimiz oyun dışı kaldığı için ve kullanıldığını anlamakta zorlandığı için sadece ve sadece "Komünizm, Türkçülük, Kürtçülük ve Gericilik'le" mücadele ediyordu...
Devlet bu akımlarla uğraştıkça ekonomi tükeniyor, üretim azalıyor, Türk kimliği eriyor, devlet zayıflıyor, asayiş çöküyor, etkimiz giderek tükeniyor ve sınırlarımızın içinde bile yaşayamayacak hale geliyorduk... Biz içeride dünyayı "Komünizm, Türkçülük, Kürtçülük ve Gericilik"e indirince BATI da bayram ediyordu. Gelip bunlar üzerinden operasyon yapıyordu. Eski devletimiz sadece KİŞİLERLE ilgilendi. ORGANİZASYONLARA hiç ama hiç bakmadı. Baksaydı da anlayacak durumda değildi. 60 yıl kaybettik.
Gördünüz dün ABD Genelkurmay Başkanı Dunford geldi. Afganistan'daki son komutandı! Barzani'yi iyi tanırdı.
Obama'nın güvendiği tek askerdi.
General Joseph Dunford, 2013 yılında Obama'ya sunduğu raporda Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti kurulması gerektiğini, aksi takdirde bölgede büyük bir kaosun çıkacağını anlattı. Barzani'ye de "Tek şansın Türkiye bunu iyi kullan!" dedi. Raporunda Kuzey Irak'taki okullarda TÜRKÇE ve İNGİLİZCE okutulmasını istedi.
Bu kadar da değildi! "Kuzey Irak artık TÜRK LİRASINA geçmeli" diye de ekledi... ABD bizi sevdiği için değil kendi çıkarları bu yönde olduğu için GENİŞLEMEMİZİ istiyordu. Avrupa ise KÜRT SİYASETİ ve TERÖR üzerinden bütünleşmeyi engellemek istiyordu.
Tepemizdeki uydular, HGS'yi yanıltan otomobil plakalarındaki VİDALARI bile görürken, askerin polisin sardığı terör yuvalarında mermi de, silah da, bomba da bitmiyordu! Demek ki birileri aralıksız yardım ediyordu! Ve bu güç Türkiye'nin BÖLGEYE AKMASINI engellemeye çalışıyordu.
Devlet kendini yenileyince AKLIYLA buluşunca Erdoğan da, Genelkurmay da, MİT de hedef oldu... Çünkü bütün kurumların artık bir hedefi vardı. Bu bizden beklenen bir şey değildi.
İçeride birbirimizin boğazına sarılmamız bekleniyordu. Dikkat edin Erdoğan'dan başka HEDEF olan tek siyasetçi yoktu! NEDEN? Yine Erdoğan'dan başka hedefi olan siyasetçi yoktu! NEDEN? Ve en önemlisi neden bütün kavgalar gelip Erdoğan'ı buluyordu? AK PARTİ'ye oy vermeyenlerin düşünmesi gereken iki soru vardı! "Neden yabancılar Erdoğan'la uğraşıyorlardı?" ve "Osmanlı'yı yıkan ve petrolü ele geçiren İngiliz medyası niçin Erdoğan'a saldırıyordu?"
Bu soruları SOL'un da SAĞ'ın da düşünmesi gerekiyordu!
İngilizler ürktüğüne göre bizim bilmediğimiz çok iyi şeyler yapılıyor olmalıydı.
Bakın! Amerika hangi ırktan, hangi dilden, hangi dinden olursa olsun BAŞARILI ADAMA kapılarını açar ve görev verirdi. PARAYI da yani DOLAR'ı da kullandığı için imparatorluk kurdu.
İngilizler ise ailelerle, kapitalizmle, bankalarla, cemaatlerle ve bazen de yer altına inen ilişkileri bulunan askerle yürüdü. Ayakta kaldı.
Eğer OSMANLI yıkıldıktan sonra günün birinde bir TÜRK bölgeye iner ve herkesi KARDEŞ İLAN EDERSE bu yeni İMPARATORLUĞUN ayak sesleri demekti. ENERJİ ile buluştuğumuz an fırlayacaktık. ÇÜNKÜ!
DOLAR
rezerv para da olsa ihtiyacımız kalmayacaktı.
Zaten DOLAR'ı petrole, gaza yatırıyorduk. Büyük hamle ile büyük engel aşılacaktı.
İngilizler ise bizim bölge insanı ile bir araya gelmemizden korkardı. Ödleri kopardı! Bu nedenle bunu engellemek için gelirlerdi! "LAİKLİĞİ ÇOK SEVDİKLERİ" için değil yani!
Oyun belliydi! Herkes bizi ciddiye alıyor, büyük oyuncu olduğumuzu biliyor ama biz fark etmiyorduk.
Adnan Menderes fark etti asıldı!
Turgut Özal anladı, yürümek istedi öldürüldü! Bu yol böyle bir yoldu... Dünyanın dengesi değişecekti. Avrupa sarsılacak, Çin küçülecek, Afrika'da başka hesaplar yapılacaktı. OSMANLI geri gelecekti. "GELMESİN!" diye de Ortadoğu her türlü belaya kapısını açıyordu. Açmak zorundaydı. OTORİTE YOKTU! Norveç'te, Yeni Zelanda'da, Kanada'da neden hiç kargaşa, gözyaşı, acı olmuyordu! Neden HESAPLAŞMALAR hep etrafımızdaydı! DÜŞÜNÜN!
Düne kadar içeride MAFYADAN geçilmezdi.
Otomobilinizi bile park edemezdiniz! Belli isimler vardı hepsi alındı gitti! Bu içeriyi süpürmeye başladığımızın işaretiydi. Basit ama önemli. İçerisi halloldu mu bir sonraki adım dışarısıydı! HAZIRLIK BU! Bir süre sonra isteyen KOMÜNİST isteyen TÜRKÇÜ, isteyen KÜRTÇÜ isteyen de GERİCİ olabilecekti. Ama herkes bu ülke için çalışacaktı. Ayrı fikirler kavga nedeni değil birleştirici renk olacaktı. Ama önce hep birlikte ayağa kalkıp geldiğimizi, döndüğümüzü haykırmalıydık...
Nasıl Fatih'in, Yavuz'un, Kanuni'nin bakış açısıyla yaşamaktan vazgeçip Cumhuriyet'i kurduysak, şimdi de yüceltme zamanıydı! Bunu anlamak için sadece ve sadece bu toprakları sevmek yeterdi! Ama Müslümanlar zordaydı ve birinin çıkıp gelmesi gerekiyordu. Anlasak da anlamasak da bu biziz! Ya içeride kavgayı seçip yerimizde sayıp acı çekeceğiz ya da kendimize gelip rolümüzü hatırlayacağız... İnanın üçüncü bir ŞIK YOK! Tercih sizin!

Takvim
7 Ocak 2016

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR
SESLİ MAKALE YAZARLARI

Copyright © 2019 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

; ;